Merve Karabulut, Nurgül Öztürk ve Özge Özgüner’in, “Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği” için derlediği “Kavramlar Sözlüğü”, derneğin cinsel şiddetle mücadele ederken kullanılmasını önerdiği sözcükleri bir araya getiriyor.
Sözlüğün girişinde şu ifadeler yer alıyor: “Şemsiye bir kavram olarak birçok şiddet türünü kapsamasına rağmen, cinsel şiddet denildiğinde akla genellikle tek bir tür geliyor. Bireylerin cinsiyetinden, yaşından, türünden; maruz bırakan ve bırakılan arasındaki ilişkilenme biçimine kadar zihinlerde belli şablonlar beliriyor. Bu tektipleştirme, yaşanan diğer cinsel şiddet biçimlerinin şiddet olmadığını düşünmemize; ancak belli şartlarda olanların şiddet olarak tanımlanmasına ve diğerlerinin önemsenmemesine, dolayısıyla şiddet türleri arasında hiyerarşi kurmamıza neden oluyor. Tıpkı cinsel şiddet denildiğinde akla belirli şablonlar gelmesi gibi, konuyu da sınırlı birkaç kavramla konuşuyoruz.
Cinsel şiddet meselesinin hep aynı kavramlarla ele alınması meseleye hep aynı bakış açısından bakmamıza, hep aynı noktalara takılmamıza; yeni tartışmalar, çözüm önerileri üretemememize, farkındalığımızın belirli bir seviyede kalmasına yol açıyor. Örneğin; her şiddet vakasından sonra sadece faile verilecek ceza tartışılırken, hayatta kalanın ihtiyaç duyabileceği desteğin göz ardı edilmesi gibi.
Cinsel şiddeti konuşurken alışılageldik, mitleri yeniden üreten kavramların yerine güçlendirici kavramlar kullanmak hayatta kalanı suçlayan ve mağdurlaştıran dili değiştirmek için önemli bir adım. Kavramlar, kişinin maruz bırakıldığı şiddetin adını koyarak anlamlandırmasına ve destek istemesine de yardımcı olabiliyor. Tüm bu nedenlerle, cinsel şiddetle mücadele ederken kullandığımız, önerdiğimiz ve yaygınlaştırmaya çabaladığımız kavramları bir araya getirdik.”









