Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın örgütleri bir açıklama ile tüm kadın hareketlerini ve demokratik güçleri, kadın ittifaklarını güçlendirmeye ve Suriye’nin gelecekteki anayasasının toplumun yarısını dışlayan ve marjinalleştiren bir zihniyetle yazılmamasını sağlamak için uluslararası baskıyı artırmaya çağırdı.
18 Şubat’ta Kamışlı’da yapılan açıklamada, “Rojava’daki kadın örgütleri olarak bugün koruduğumuz her kazanımın, onların mirasına sadakatle bağlılık olduğunu ve bu mirası boşa harcamamaya ya da pazarlık konusu yapmamaya kararlı olduğumuzu vurguluyoruz. Geçici hükümete bağlı çeteler tarafından işlenen vahşetlere tanık oluyoruz; Deniz’in üçüncü kattan atılmasından bir savaşçının örgüsünün soğukkanlılıkla kesilmesine kadar insanlık değerlerini aşan zalimce uygulamalar bunlar. Bu ihlaller, öfkeyle dolu bir erkek egemen zihniyetin açık bir ifadesidir; özünde terörü yenmiş kadının iradesini kırmayı ve toplumu, onun simgesel ve estetik değerlerini hedef alarak korkutmayı amaçlamaktadır” dendi.
Suriye’de kadınların yeni anayasaya açık ve net biçimde dahil edilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, 30 Ocak’ta üzerinde anlaşmaya varılan maddelerin eksiksiz uygulanması, tüm kurumlarda kadınların gerçek ve bağımsız katılımının sağlanması gerektiği belirtildi. “Ortak başkanlık” sisteminin anayasal olarak tanınması ve devletin tüm kademelerinde ve anayasa hazırlık komisyonlarında kadın kotasının %50’den az olmaması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca Kürtlerin dil ve kültürel haklarını koruyan 13 numaralı kararın anayasal olarak benimsenmesi, tüm Suriye bileşenleri ve mezheplerinin haklarının korunması istendi. Açıklamada, kadınların ve toplumsal bileşenlerin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yeniden yazılması için gerçek katılımcı komiteler oluşturulması, Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) özel yapısının korunması ve anayasal kapsamda savunma sisteminin temel bir parçası olarak tanınması, savaşçı kadınların tarihsel rolüne saygı, kadına yönelik tüm vahşi suçların faillerinin anında cezalandırılması ve geçiş adaleti ilkelerinin uygulanması çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, tüm zorla yerinden edilmiş ve göç ettirilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü olarak evlerine dönmelerinin sağlanması, uluslararası garantilerin sunulması, kadın öncülüğündeki özerk yönetim modelinin uluslararası toplumca tanınması ve bunun Suriye’nin demokratik, çoğulcu ve yerinden yönetimli bir geleceğe geçişi için bir ulusal model olarak kabul edilmesi istendi.







