Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Kafkas Gençlik Kurulu: 21 Mayıs…

Kuzey Kafkasya diasporasının iletişimini ve işbirliğini güçlendirmek için İstanbul’daki vakıf ve derneklerin çatısında kurulan İstanbul Koordinasyon Kurulu’nun ÜniKAF’lar çevresinde teşekkül eden gençlik bileşeninin açık çağrısı ile bu sene 21 Mayıs anmalarının organizasyonu için 10 Nisan Cuma akşamı İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nde (İKKD) bir toplantı düzenlendi.
İKKD’ye gittiğimizde ÜniKAF ve çağrının paydaşı olan bileşenler haricinde açık çağrıya kulak vererek katılan yalnızca bizler vardık. Kuzey Kafkasya diasporasının mevcut durumu ve bunun tarihsel koşulları çerçevesinde nasıl bir 21 Mayıs olması gerektiği üzerine yoğun tartışmaların ve fikir alışverişlerinin yaşandığı buluşma öncesinde, toplantıya başkanlık eden Emre Çalışkan sorularımızı yanıtladı.

 


Emre Çalışkan

-Merhaba Emre, ilk olarak Jineps okurları için bize kendini tanıtabilir misin?

-Merhaba, hoş geldiniz. Ben Emre Çalışkan. Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Yaklaşık iki senedir Marmara Üniversitesi Kafkasya Çalışmaları Kulübü’nün (MARKAF) başkanlığını yürütüyorum. Bu bağlamda derneklerimiz ve çeşitli vakıflarımızla işbirliklerimiz oluyor. Üniversitemiz içinde Kafkas kökenli arkadaşlarımızla etkinliklerimizi gerçekleştiriyoruz.

 


“Aylık toplantılar gerçekleştiriyoruz”


 

-Bu akşam yapılacak toplantının nasıl oluştuğunu ve hangi amaçla düzenlendiğini anlatabilir misin?

-Öncelikle hangi amaca hizmet ettiği hakkında bilgi vereyim. Tamamen Kafkas kökenli gençlerin bir arada olması için ve birlikte hareket edilmesi için kurulmuş organik bir oluşum diyebiliriz.

Duymuşsunuzdur, İstanbul’da Koordinasyon Kurulu adı altında bir kuruluş var. İstanbul’daki tüm Kuzey Kafkas sivil toplum kuruluşlarının (STK) ortak kurduğu bir masa olarak düşünebilirsiniz. İçinde bulunmayan belki bir ya da iki sivil toplum kuruluşu vardır. Buna “Başkanlar Kurulu” da diyebilirsiniz. Bütün derneklerin, vakıfların yöneticileri ayda bir kere toplanarak çeşitli gündem maddelerini değerlendiriyorlar ve çeşitli projeler ortaya koyuyorlar. Ve bu oluşumun başlama süreci benim bildiğim kadarıyla Maraş’taki 6 Şubat depremlerinin ardından İstanbul’daki derneklerin bir araya gelerek “Biz ne yapabiliriz? Nasıl fayda ve katkı sağlayabiliriz” diye başlattıkları bir süreç. Daha sonrasında kendi aralarındaki birlik ve beraberliği bozmamak için her ay düzenli toplantılarla devam eden ve toplum için önemli olan konuları konuştukları bir oluşum.

Biz de çeşitli Kafkasya gruplarından gençler olarak yaklaşık bir sene önce bu oluşumdan haberdar olduk. Aslında biz tüm Kafkasya gruplarının olduğu bir iftar programı organize etmek istiyorduk. Bununla ilgili konuşurken yolumuz Koordinasyon Kurulu ile kesişti. Onlarla tanışma fırsatı bulduk ve kurulun işleyişi de bizim çok hoşumuza gitti. Daha önceden zaten arkadaşlarımızla bağımız vardı. Gerek WhatsApp üzerinden gerek derneklerin, vakıfların çeşitli etkinliklerinde buluşuyorduk, beraber bir şeyler üretiyorduk ama ortak bir masamız yoktu. Koordinasyon Kurulu’nun işleyişini görünce gençler olarak dedik ki: “Biz neden bu masanın gençlik oluşumunu yapmayalım?” Bir sene önce başladı serüvenimiz. Bütün Kafkasya gruplarındaki arkadaşlarımız şu an bu masaya dahiller.

Hiçbir dernek ve Kuzey Kafkasya sivil toplum kuruluşlarını ayırt etmeden hepsine davette bulunduk. Tabii bazılarının gençlik oluşumları çok fazla olmayabiliyor. Ya da bazılarının İstanbul içindeki konumları çok uzak, o yüzden katılamayan bazı derneklerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız olabiliyor ama şu an İstanbul’da neredeyse bütün sivil toplum kuruluşları ve üniversite kulüplerinin içinde bulunduğu ortak bir masaya sahibiz. Biz de yine aylık toplantılar gerçekleştiriyoruz. Her ay çeşitli gündem maddelerini tartışıyoruz. Bu ayki gündem maddelerimizden en önemlisi de 21 Mayıs. Önümüzdeki süreçte 21 Mayıs için bir gençlik hareketi olarak “Ne yapabiliriz, neleri farklı kılabiliriz, neleri daha çok ön plana çıkarabiliriz” bunları konuşacağız bu akşam toplantımızda.


“Herkesin fikrini almak istiyoruz”


 

-Bu akşam gerçekleşecek 21 Mayıs toplantısının diğerlerinden farkı ne olacak? Gençler olarak hangi konularda fark yaratmayı hedefliyorsunuz?

-Şöyle, bizim 21 Mayıs ile ilgili toplanma amacımız bir arada olmak. Temel, yegâne hedef bu. Bütün derneklerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın aynı şekilde hareket etmesi kanaatindeyiz. Bunun dışında yapmak istediğimiz şey… Düzenli olarak her sene 21 Mayıs anma etkinlikleri yapılıyor ama tabii bu etkinlikler belli çerçevede, belli ölçüde kalıyor. Ya da çeşitli kuruluşların yönlendirmeleriyle oluyor. Biz bu akşam gençler olarak ve gençlerin aktif katılımı ve ortak bir akıl ile ne yapabiliriz bunu düşünmek istiyoruz. Herkesin fikrini almak istiyoruz.

Açık bir çağrı yapmıştık bu akşam için. O yüzden herkesin, sadece üniversite kulüplerinin yönetim kurulunda olan veya derneklerin gençlik kollarında aktif görevde olan insanlar için değil, bütün gençler için; 21 Mayıs hakkında söz sahibi olmak isteyen ve “Şunu yapabiliriz, benim aklımda şöyle bir fikir var, şöyle bir proje ortaya koyalım” demek isteyen herkes için bir ortak akıl masası oluşturduk. İnşallah bu akşam da güzel bir çıktı elde edeceğimizi düşünüyorum.

Bu, Koordinasyon Kurulu tarafından yani STK yönetimleri tarafından da desteklenen bir toplantı. Onların da artık bazı şeylerin farkında olarak gençlerin önünü açmak, gençlere yol vermek amacında olduklarını görüyoruz. Bu da bizi mutlu eden bir şey. Tabii ki bu akşamki toplantıdan çıkan her şey olacak, her şeyi o şekilde yapacağız diye bir şey yok ama biz bunları bir öneri olarak sunacağız. “Bizim böyle fikirlerimiz var, bunları hayata geçirelim” diye konuşacağız. Umuyorum ki STK yönetimleri de bu karara olumlu bir şekilde yaklaşacaklardır.

-Bu hareket 21 Mayıs ile kısıtlı mı kalacak?

-Biz zaten bir senedir aktif olarak bir arada olan bir kuruluz. Ve bu kurul sadece 21 Mayıs için değil günlük hayatta Kuzey Kafkas kökenli STK’ların ilerlemesi için, “gençliğe daha çok fayda sağlayabilmesi için” neler yapabilir, bunları zaten sürekli düşünüyor. Bunlar üzerine ortak işler ve projeler geliştiriyor. Umuyorum ki ilerleyen süreçte çok daha ayakları yere sağlam basan bir oluşum haline gelecektir.


“Klasik dernek yönetimleri gibi hareket etmememiz gerekiyor”


 

-İlerlemeden kastın nedir? Büyüklerden farklı yapmak istediğiniz en temel nokta gibi bir şey var mı?

-Yani en temel noktasıyla şu; geri kalmamak. Esas önemli olan nokta bu bizce. Gündemi takip etmek, gündemin içinde olmak. Bazen şunu da fark ediyoruz: STK gençlik kollarının içinde bile yaşlılaşma oluyor. Tabiri caizse dinozorlaşma oluyor. Kendimde bile fark ediyorum bunu. Artık bazı şeyleri devretme zamanı geliyor. Daha genç arkadaşları yüreklendirme ihtiyacı hissediyorum ki bu kurulda da asıl amaç bu; yani geri kalmamak, gündemde olmak ve daha çok gençleri kaybetmemek.

Gençleri kaybetmemek için elimizden gelen farklı şeyleri yapmamız gerekiyor. Klasik dernek yönetimleri gibi hareket etmememiz gerekiyor. Daha farklı düşünmemiz gerekiyor. Bu sebeple bu tarz kuruluşların, bu tarz işlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

-Jineps okurları ile paylaşmak istediğin başka bir şey var mı?

-Bu kuruluştaki bizi en çok rahatlatan ve bizim için önemli olan nokta şuydu… Her STK’nın gençlik oluşumu ya da üniversitelerin gençlik oluşumları var. Bizim burada yaşadığımız en büyük sıkıntı şuydu: MARKAF olarak bir etkinlik yaptığımızda o etkinliğe gelen katılımcı sayısı belli. 10 olur, 20 olur. Ya da bir şey çıkartmak istediğimde bu işle uğraşacak insan sayısı belli; bir veya iki. Ama bu tarz bir oluşumda, yani bütün dernek ve KAF gruplarını bir araya getiren oluşumla şu anda bir proje yapmak istesek ya da bu tarz toplantılar yapmak istediğimizde hem katılımcı sayısı daha fazla oluyor hem de daha farklı fikirler ve sesler duyma şansı buluyoruz. Bunu gören diğer genç arkadaşlarımız da “Ne güzel, siz böyle kalabalık gruplar halinde toplanıyorsunuz, bir araya geliyorsunuz. Biz de buraya dahil olalım” diyor. Mesela Şamil Vakfı’nda yapılan bir gençlik buluşması var. Bu sene 13.’sü yapıldı. Orada uzun yılların en yüksek katılımını gördük. 120-150’lere yaklaşan kişi sayısını gördük. Şamil Vakfı’nın geniş bir salonu olmasına rağmen insanlar yer bulamadı. Tahminimizin çok üstündeydi. Ve bizim için önemli olan ayrıntı şuydu; içerideki o 120-150 kişi hepsi birbiriyle aktif sohbet halindeydi ve selamlaşmaları vardı. Hepsi de farklı üniversitelerde farklı işlerle meşgul insanlar. Bu insanları birlikte görmek bizi çok mutlu ediyor. Kuruldaki amaçlarımızdan bir tanesi de bu. Bu birlikteliği daha ileri boyuta taşımak, daha yüksek sayılara ulaşmak ve daha fazla insan tanıyarak, daha fazla insanın sesini duyarak ve kendi sesimizi duyurarak başarılı olmak istiyoruz.

-Bize vakit ayırdığın için teşekkür ederiz.

-Ben teşekkür ederim. Umarım faydalı olmuştur.


Toplantıda, içerik ve organizasyon, sokak ve kamusal alan etkinlikleri, medya çalışmaları, tanıtım materyalleri ve ürünler, sanatsal etkinlikler ve görev bölümü gibi konular görüşüldü

Yazarın Diğer Yazıları

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img