TMSF’nin el koyduğu Can Holding bünyesinde bulunan ve Eylül 2025’ten bu yana kayyım tarafından yönetilen, Türkiye’nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı 22 Mayıs tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla kapatıldı ve öğrencilerin Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne (MSGSÜ) aktarılmasına karar verildi.
Kararın ardından kampüse çevik kuvvet ekipleri ve TOMA’lar getirilirken, öğrenciler “Bilgi’de TOMA’nın ne işi var?” sloganıyla kapatma kararına tepki gösterdi. Rektörlük binasının önünde oturma eylemi yapan öğrenciler, basın açıklamalarında “Okulumuzun kapısına kilit vurmanıza izin vermeyeceğiz, kararlarınızı tanımıyoruz. Üniversitemiz ranta değil, derhal faaliyete tekrar açılmalıdır! Kampüs de, söz de, karar da öğrencilerindir!” ifadelerini kullandı.
Öğrenciler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve velilerden gelen yoğun tepkiler üzerine Recep Tayyip Erdoğan tarafından iptal kararı çıkarıldı.
“Güçlü hassasiyet”
Konuya dair Yükseköğretim Kurulu’ndan (YÖK) bir açıklama geldi. İlk kararın istikrarsızlık ve mağduriyetlere yol açtığına işaret eden YÖK’ün açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Cumhurbaşkanımızın gençlerimizin ve ailelerinin beklentilerine ilişkin güçlü hassasiyeti doğrultusunda kamu yararı, yükseköğretim sistemimizin istikrarı ve hiçbir öğrencimizin mağduriyet yaşamaması için sürecin yeniden ele alınmasına ve üniversitenin eğitim-öğretim faaliyetlerine kesintisiz şekilde devam etmesine karar verildi.” Açıklamada vurgulanan “güçlü hassasiyet”in kapatma kararı verilirken devrede olmaması, soru işareti yarattı.
YÖK’ün verdiği bilgiye göre üniversitede 22 bin öğrenci, 1.100 akademik ve idari personel ile kısmi zamanlı bin akademik personel, stajyer ve çalışan bulunuyor.







