Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Dilovası ailelerinin nöbeti beşinci haftasında: “Gidenler için yas tut, kalanlar için mücadele et!”

Dilovası işçi katliamı aileleri adalet nöbetlerinin 5. haftasında yeniden Gebze Kent Meydanı’ndaydı. 12 Temmuz Pazar günü partilerin, sivil toplum örgütlerinin, avukatların ve hak savunucularının katıldığı nöbette ailelerin adalet talebi tekrarlanırken 21 Temmuz’da görülecek duruşma öncesi tüm ülkede meydanlarda olma çağrısı yapıldı.


Dilovası işçi katliamı ailelerinin adalet nöbeti 5. haftasında Gebze Kent Meydanı’ndaydı. Ailelerin avukatı Saruhan Efe Kadaifçi, sözlerine 7 Temmuz’da Kocaeli’nin Derince ilçesinde bir boya fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybeden işçi 26 yaşındaki Samet Sarıkaya’yı anarak başladı. Kadaifçi, konuşmasının devamında “Kocaeli’de sokaktan geçen her 10 kişiden 8’i işçi. Dolayısıyla Derince’de yanan o denetimsiz boya fabrikası sadece Kocaeli’nin değil, Türkiye işçi sınıfının, güvencesiz bırakılan tüm emekçilerin ortak ve yakıcı hikâyesidir” ifadelerini kullandı.

Saruhan Efe Kadaifçi

Bolu, Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan yangın faciasında eşi Dr. Kübra Tonguç Altın’ı ve 9 yaşındaki kızı Alya’yı kaybeden Hilmi Altın, yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Bize ekmek, su değil adalet lazım ve bu adalet süreçleri uzadıkça da umudumuz tükenmiyor, daha güçlenerek ilerlemeye çalışıyoruz. Hiçbirimiz vazgeçmeyeceğiz ve en çok zorlandığımız yer kamunun soruşturulması, yargılamaya dönmesi. Eğer Gayrettepe olmasaydı Kartalkaya olmazdı. Kartalkaya olmasaydı biz şu an burada, bu ailelerle beraber olmazdık. Doğru bir şekilde yargılamalar sonuçlansaydı bu yangınların hiçbiri yaşanmayacaktı. Buradaki ailelerin de bizim de zaten elimizden alınacak şeyler çoktan alındı. Benim hayatımda hem eşim hem çocuğum gitti. Çekirdek ailem kalmadı.”

2 Nisan 2024 tarihinde Beşiktaş Gayrettepe’deki Masquerade gece kulübünde çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği yangında eşi Özkan Baş’ı kaybeden Emine Kaya Baş, yaptığı konuşmada katliamların katillerinin aynı olduğuna değinerek sözlerine şöyle devam etti: “Bir bakan, bir belediye başkanı yargılanmadığı sürece, o koltuklarda oturdukları sürece bu katliamlar olmaya devam edecek. Biz istiyoruz ki başka acılar yaşanmasın, başka insanlar yanmasın.”

Yangında eşi Esma Gikan’ı kaybeden Aytekin Gikan, faillerin tahliye edildikleri gün Dilovası sokaklarında konvoy yapıp korna çalmalarına tepki gösterdi. Gikan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Fabrikada hiçbir iş güvenliği yoktu ama göz yumanlar vardı. Eşim bana, ‘Zabıtalar geldi, bugün koli koli parfüm aldı’ diyordu. Oraya gelen zabıtalar en kaliteli parfümleri alıp kendi ailelerine, komşularına dağıtıyorlardı. Bu rüşvete, bu denetimsizliğe göz yumanlar da eşimle birlikte 7 canın katilidir.”

Aytekin Gikan

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nden Aslı Odman, konuşmasında iş cinayetlerinin ve meslek hastalıklarının yapısal niteliğine dikkat çekti. Türkiye’de her gün buzdağının yalnızca görünen kısmında adı, yaşı ve memleketi belirlenebilen en az 6 ila 7 işçinin yaşamını yitirdiğini belirtti. Yılda en az 20 bin ila 25 bin işçinin meslek hastalıkları nedeniyle öldüğünü ve yüz binlerce işçinin bu hastalıklara yakalandığını belirten Odman, resmi kayıtlarda adeta sıfırlanan bu ölümlerin ancak ailelerin ve hekimlerin insanüstü çabalarıyla görünür kılındığının altını çizdi. Geçmiş yıllarda benzer katliamlar için nöbet tutan ailelerin “Biz bu nöbeti, meydandan geçenler yarın aynı acıyı yaşamasın diye tutuyoruz” şeklindeki ifadelerini aktaran Aslı Odman, konuşmasını İSİG Meclisi’nin de rehber edindiği evrensel bir şiarla sonlandırdı: “Gidenler için yas tut, kalanlar için mücadele et!”

Aslı Odman

Gayrettepe ve Kartalkaya davasının avukatlarından Onur Fırat Kaynun, nöbete katılanlar arasındaydı. Kaynun, takip ettiği davalarla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Biz bütün dosyalarda aynı hikâyeyi görüyoruz; patronların siyasilerle olan ortaklıklarına şahit oluyoruz. Kartalkaya’daki otel patronlarının Turizm Geliştirme Ajansı’nda, yani otellerin koordinasyonunu sağlayan ajansta görevi var. Her gün bakanlarla beraber oturup kalkıyor. Yine burada Dilovası’nda Ali Osman Akat isimli bir kişi Meclis’e dezenfektanlar satıyor, siyasilerle fotoğraf veriyor. Gayrettepe’de de aynı şekilde siyasilerle ortaklıkları çok belli. Kendileri dile getiriyorlar, hatta bizim endişemiz mafya gruplarıyla da irtibatları olması.”

Onur Fırat Kaynun

DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dilovası Parfüm Deposu katliamına ilişkin yürütülen soruşturmada da kritik bir aşamaya gelindiğini belirtti. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamu görevlileri hakkındaki iddianameyi tamamlamak üzere olduğunu hatırlatan Gergerlioğlu, savcılığa “büyükleri korumayan, etraflı bir iddianame” çağrısında bulundu. Sadece belediyeden birkaç alt düzey personelin kurban edilerek dosyanın kapatılamayacağını vurgulayan Gergerlioğlu, “Dilovası Belediyesi’nden verilen soruşturma izni kapsamında, dosyada hiçbir yeni delil yokken sadece bir hafta tutuklu kalan iki kişi siyasi ilişkilerle tahliye edildi. Çalışma Bakanlığı’nın, Sağlık Bakanlığı’nın, Ticaret Bakanlığı’nın sorumluluğu neden sorgulanmıyor? A’dan Z’ye tüm ilkeleri ayaklar altına alınan bu fabrikadaki katliamın hesabı sorulana kadar pes etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu

Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) Genel Başkanı Neslihan Acar, duruşmadan önce gerçekleşecek son nöbet olan 19 Temmuz’da saat 16.00-18.00 saatleri arasında ülkenin dört bir yanında meydanlara çıkma çağrısı yaptı. “Güvencesiz, güvensiz hisseden herkes bu sistemin kurbanı olabilir. Başka yaşama şansımız, başka yaşatma şansımız yok. Mücadele edenlerin etrafında kenetlenmek; amasız, fakatsız meydanları kuşatmak dışında başka seçenek yok. Türkiye’nin her köşesinden sesimizi duyurmak için herkesi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Nöbete katılan partilerin, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin konuşmalarıyla devam eden nöbetin basın açıklaması Gayrettepe’deki yangında eşi Özkan Baş’ı kaybeden Emine Kaya Baş tarafından okundu.

Basın açıklamasında ailelerin talepleri yer aldı:

  • Kamu görevlileri hakkındaki soruşturma gecikmeden tamamlanmalı ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır.
  • Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı hakkında verilen tahliye kararlarına karşı yapılan itirazlar etkili biçimde değerlendirilmelidir.
  • Bilirkişi raporunda ve resmi belgelerde sorumluluğuna işaret edilen bütün kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir.
  • Ruhsat, yıkım, zabıta, denetim, iş sağlığı ve güvenliği, sigorta, elektrik ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi başvuru kayıtları eksiksiz olarak dosyaya getirilmelidir.
  • Ana dava ile kamu görevlileri hakkındaki soruşturma birbirini tamamlayacak biçimde yürütülmelidir.
  • Dava ailelerin ve kamuoyunun kolayca takip edebileceği bir adliye salonunda görülmelidir.
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonu derhal kurulmalıdır.

Basın açıklamasının okunmasının ardından nöbet sonlandırıldı. 21 Temmuz’daki duruşmadan önceki son adalet nöbeti 19 Temmuz’da gerçekleştirilecek.

Haber ve fotoğraflar: Merve Altıntaş Capra

 

Önceki İçerik

Yazarın Diğer Yazıları

Geçmiş olsun!

Gazetemiz yazarı, Meltem TV program yapımcısı, mimar Osman Güdü’nün otomobili 10 Temmuz’da park halindeyken yandı. Osman Güdü’nün sosyal medya sayfasındaki paylaşımında, görgü tanıklarının ifadesine...

Kınıyoruz!

Üsküdar, Bağlarbaşı’ndaki Surp Garabet Ermeni Mezarlığı’nda 7 Temmuz gecesi yaşanan saldırıda altı mezar ve bir çeşmeye zarar verilmiş, Agos gazetesinin haberine göre bir şüpheli...

Ahmet Telli, Enternasyonal’le uğurlandı

Şair ve yazar Ahmet Telli için 12 Temmuz’da Ankara’daki İnşaat Mühendisleri Odası’nda anma töreni düzenlendi. 10 Temmuz’da hayatını kaybeden Telli’nin cenazesi, salona alkışlar ve karanfillerle...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img