“Yabana kök salamamış sürgün kadınlarına”
akşam seherinde
yürür sürü
yürür dumanlı mor meralara,
oy kurban olduğum
senin de emlik bir kuzun mu var…
vakti mi gelmiş bulutların hüznü
dolanı dolanı
hüyükten dağlara
dağlara
kimi sarar
kim nöbet tutar
iç çekişlerine
memeden koparılmış
tün benizli çelimsiz çocuğun…
kim öper
sümüklü elceğzini..
yürür neden
yürür sürüye karışan
kadınlar…
sürür ayaklarını
yüz çevirip musallaya;
dokunurlar mı
ahraz parmaklarıyla,
yosunlu taşına mezarların
meczup olmazlar mı
verirler mi kargışlarını
kırlangıçlara…
kül olup
gül kokmazlar mı…
ne tutar elini heyyy
fitili içine çekilmiş
yalımsız şair…
badı bozkırda
oturacağın bir “daşın” mı var
-seherinde sabahın-
uzaklara uzaklara
kim bakar
yeşil dalgalarda bereket
yakınlarda ufuk mu var
Galip Özdemir








