Ekim 2006
Karanlık hesaplar içindeki şovenist odakların maşası olmayacağız
Bu kez Çerkesleri kullanamayacaksınız
Akyazı’daki olayın, ülkedeki yangına körükle gitmek isteyen karanlık şovenist odakların yeni bir provokasyonu olduğu bu kadar açık olmasına karşın birçok basın yayın organında, yaşananlar bölgede yerleşik Çerkeslere mal edilmek istendi ve olayları çıkartanların tamamı Kafkas kökenli olarak lanse edilmeye çalışıldı. Bu çabanın altında Çerkesleri kendi karanlık oyunlarında tekrar “tetikçi” olarak kullanmak isteyenlerin olduğu su götürmez bir gerçek.
Sakarya’nın Akyazı ilçesinde Diyarbakırlı oldukları bildirilen dört fındık işçisinin, çay bahçesinde tartıştıkları bir gençle kavga etmeleri gerginliğe neden oldu ve ilçeyi ayağa kaldırdı. Saat 22.00 sıralarında çay bahçesine gelen fındık işçileri kendi aralarında Kürtçe konuşurlarken, adının S.F. olduğu belirtilen Akyazılı bir genç de iddiaya göre onlara omuz attı. Diyarbakırlı fındık işçileriyle Akyazılı genç arasındaki tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü…
Ekim 2007
Skandal üstüne skandal
Bagapş’ın ziyareti engellendi
Abhazya Devlet Başkanı Bagapş’ın Türkiye’ye yapacağı ziyaret hükümet tarafından engellendi. Günler önceden haberi olan hükümetin “bir gün” içinde tavır değiştirmesi tepkilere neden oldu…
KAFFED Başkanı’nın altı gün gözaltında tutulduktan sonra sınır dışı edilmesi diasporada tartışma başlattı. Candemir’in olaya ilişkin açıklaması ise tartışmaya yeni bir boyut ekledi…
Candemir gözaltına alındı
KAFFED Başkanı’nın RF’de gözaltına alınarak sınır dışı edilmesine ve Başkan’ın açıklamasına tepki yağdı. Gazetemize tepkilerini iletenler “Bazılarının onuru zedelenmiyor olabilir, ama bizim onurumuz zedelendi” diyerek, RF’ye karşı politikaların açıkça tartışılmasını istediler.
KAFFED Başkanı ve federasyona yakın çevrelerin, daha önce de benzerleri yaşanan bu tür olaylar karşısında gösterdikleri tavır, Diasporada farklı çevrelerde ise tepki yarattı…
Ekim-Kasım 2008
Rum Başbakan ‘mutabakat’ bozdu
Karaçay- Çerkes Cumhuriyeti’nde (KÇC), bugüne dek süregelen ‘ulusal mutabakat’a aykırı olarak Çerkes Başbakan yerine Rum asıllı Vladimir Kaşev atandı. Rusya Anayasa Mahkemesi üyeliğinden KÇÇ devlet başkanlığına atanan Boris Ebzeyev’in yaptığı bu atamayla, başbakanlık koltuğunun Çerkeslere (Adigelere) verilmesi geleneğini bozması tepki yarattı.
Harekete geçen Adigeler, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti (KBC) ve Adigey Cumhuriyeti’ndeki (AC) ortak etnisite ile birleşmeyi gündemine aldı. Çerkeslerin toplumsal hareketi Adige Khase, 2 Kasım’da başkent Çerkessk’te “Adige Halkı Cumhuriyeti” adlı kongrenin ardından 9 Kasım’da olağanüstü bir kongre yaptı. Bu toplantıların öncesinde ise yine Çerkesk’te 12 Ekim’de KBC ve AC Adige Khaseleri ile Kongre hazırlıkları kapsamında bir istişare toplantısı yapıldığı öğrenildi… (Çerkesk/Ajans Kafkas)
Ekim 2009
Türkiye-Abhazya ilişkilerinde yeni bir dönem mi başlıyor?
Türkiye’den önemli ziyaret
Sohum – Gürcistan’ın Güney Osetya’ya saldırısı ertesinde yaşanan savaşın ardından ilk kez bir Türk diplomat, Abhazya’yı ziyaret etti. Gürcistan’ı ziyaret eden Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun heyetinde yer alan Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Ünal Çeviköz, Gürcistan yönetiminin pek de hoşnut kalmamasına karşın 9 Eylül 2009 günü karayoluyla Abhazya’ya geçti. Bu şekilde Çeviköz, savaştan bu yana Gürcistan’dan karayoluyla Abhazya’ya giden ilk batılı diplomat oldu…
Haber: Anıt Baba
Ekim 2010
Dilimizi bağlamayın!
- Yasaksız bir Türkiye
- Anadil güvence altına alınsın
Avrupa Birliği Komisyonu, bu ay içinde yayımlayacağı İlerleme Raporu’nda ‘sivil anayasa’ çağrısını yinelemeye hazırlanırken, sivil toplum kuruluşları, aydınlar, hukukçular da anayasanın katılımcı bir süreçle hazırlanmasının altını çiziyor. Çerkeslerin ‘Yasaksız bir Türkiye’ talebi içinde özellikle ‘anadil’ konusu gündemin ilk maddesinde yer alıyor. Çerkes kanaat önderleri, yeni bir anayasa tartışmaları kapsamında ‘anadilde eğitim’ hakkının önemine dikkat çekerek “Dilimizi yitirdiğimizde, Çerkes kimliğinden ve kültüründen bahsedemeyiz” diyor…
Ekim 2011
O tutanakları açıklayın
Başbakan, kendi istediği gibi ses vermeyen her kesimi ve herkesi itham ediyor. Diğer yandan sessiz kalınmamasını söylüyor ama kendisi sessiz. Neden açıklamıyor; PKK yetkilileri ve Öcalan’la yaptıkları görüşmelerin tümünün tutanaklarını? Neden açıklamıyor, seçim öncesi ilan edilmiş ateşkesin seçim sonrası neden bozulduğunu, barış adına bahar havası eserken, seçimler sonrası bunun birden değişmesinin gerekçelerini?
Deşifre edilmiş açıklamalar toplumda infial yaratmadı ama yaşanan kayıplar infial yarattı. Hükümet, medya, çeşitli çevreler bunun zeminini hazırlıyor. Şiddetten beslenen kesimler hemen harekete geçip nefret tohumlarını saçıyor, sonra da saldırılar başlıyor. 6-7 Eylül, Sivas, Maraş olaylarını yaşamış bir ülkeden ve ikliminden söz ediyoruz; zor değil yani kitleleri harekete geçirmek. Hükümeti ve Başbakanı görüşme tutanaklarını açıklamaya davet edelim. Belki o zaman seçimden sonra yaşananların açıklaması daha kolay olur…
Yaşar Güven
Ekim 2012 (Eylül-Ekim birleşik sayı)
Ekim 2013
Soçi 2014: Soykırımın meşrulaşması (mı?)
Sporun savaşları önleyebileceği düşüncesiyle barış ve kardeşlik gibi önemli değerlerin yaygınlaşmasına aracılık etmeyi amaçlayan olimpiyatlar, 2014’te toplu mezarların üzerinde gerçekleştirilecek…
Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron de Coubertin, uluslararası bir spor organizasyonu yapma fikrini ortaya attığında, sporun savaşları önleyebileceğini düşünmüştü. Ancak zamanla olimpiyatlar ticarileşerek siyasi bir panayır havasına büründü. Büyük devletlerin çıkarlarının güdümü altına girdi. Organizasyonun 2014 yılında gerçekleştirilecek Soçi ayağında ise Çerkeslerin yok sayıldığı ve değer yargılarının ayaklar altına alındığı bir çirkinlik yaşanmaktadır…
Ekim 2014
Beslan Trajedisi… 10. Yıl
“Suçlular hâlâ iktidarda”
On yıl önce Beslan’da gerçekleşen katliam gibi operasyonda çocuklarını yitiren aileler, olaya dair bilgilerin hâlâ ortaya çıkarılmamasına ve suçluların cezalandırılmamasına bir anlam veremiyor …
Ekim 2015
Suriye: Katliamlar artarak sürüyor
Suriye’deki savaşın asıl mağduru, her savaşta olduğu gibi yine sivil halk oluyor Suriye’de yaklaşık dört buçuk yıldır süren iç savaşa Rusya ve İran da dahil oldu. Kanlı savaş rutininde sıkışıp kalan sivil halk çaresiz… Uzmanlar, savaşın durdurulması adına yapılan yeni müdahalelerin bir başka büyük savaşa yol açabileceğini belirtiyor.
Çocuk ve kadınlar dahil yaklaşık 250 bin kişinin ölümüne yol açan ve milyonlarca kişiyi mülteci kılan savaşta Çerkesler de mağdur… 11 yaşındaki Judy Maf, keskin bir nişancı tarafından öldürüldü. Marj-Sultan köyünde ise Murad Staş adlı bir genç, düşen top mermisi sonucunda hayatını kaybetti.
Suriye’yi terkederek anavatanına gitmek isteyen Çerkesler ise Rusya Federasyonu’nun kota ve vize engelleriyle karşılaşıyor.
Rusya Devlet Başkanlığı İnsan Hakları ve Sivil Toplum Konseyi üyesi Maksim Şevçenko ve Rusya Bilimler Akademisi Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü üyesi, Kafkasya Bölüm Başkanı Sergey Arutünov, mülteci alımında önceliğin Çerkeslere verilmesi konusunda Rusya yönetimine çağrıda bulundu.
…
Ekim 2016
“İtaat etmezsen kapatırım!”
“İleri demokrasi”: Muhalif medya organları ve gazeteciler OHAL kapsamında susturulup sindirilmeye çalışılıyor
Gazete, dergi, TV, radyo, internet gibi kitle iletişimini sağlayan araçlar toplamını oluşturan medya; demokratik ülkelerde yasama, yürütme yargıdan sonra demokrasinin dördüncü ayağı olarak işlev görmektedir. Ancak Türkiye’de “yeni demokrasi” anlayışı çerçevesinde basın hakkı kısıtlamaları giderek artıyor.
İktidarın sesi olmayan; anti-demokratik uygulamalar ve demokratik her tür hak arayışı, direniş ve protesto konusunda kamuoyunu haberdar eden basına baskı OHAL ile birlikte farklı bir boyuta tırmandı.
Aralarında Azadi TV, Denge TV, Hayatın Sesi TV, Jiyan TV, TV 10, Van TV, Zarok TV Hayatın Sesi, İMC TV, Ses Radyo, Dünya Radyo ve Yön Radyo’nun da bulunduğu kanalların yayınları durduruldu.
15 Temmuz’dan sonra toplam 131 muhalif yayın organı kapatıldı. 16 TV, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi…
Gazeteciliğin yargılandığı bir döneme geçildi ve tutuklu gazeteci sayısı hızla artıyor. Son verilere göre aralarında Necmiye Alpay, Aslı Erdoğan, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Nuriye Akman, Şahin Alpay, Mümtazer Türköne gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de olduğu 95 gazeteci hapiste…
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada “Türkiye’de gazetecilere yönelik tutuklama haberleri ile basın özgürlüğü yok edildi. Bir toplum özgür ve demokratik bir ortamda yaşayacaksa bu ancak basının özgür olmasıyla mümkün olacaktır” denildi.
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye’nin “Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi” sıfatıyla anılmaya başlandığını belirtti.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto ise 1960’tan bu yana gazetecilik yaptığını hatırlattı ve “Ben bu kadar kısıtlayan, bu kadar zorlu bir dönem yaşamadım. Bu sloganı sıklıkla kullanıyoruz, gerçekten çok doğru bir slogan: Gazetecilik suç değil” dedi.
Ekim 2017
Adaletin bu mu Rusya?
21 Mayıs 2017’de Kıyıboyu Şapsığ Bölgesi Golovinka’daki 250 yıllık bir ağacın altındaki anma töreninde dua eden Ruslan Guaşo, “izinsiz etkinlik” suçlamasıyla 10 bin ruble tazminata mahkûm edildikten sonra “Halkıma ve şahsıma yönelik adaletsizliği böyle kınıyorum” diyerek süresiz açlık grevine başladı.
“21 Mayıs 1864, Çerkes toprağı Kbaada’da yaşananları sembolize eder. Kafkasya Savaşı’nda ölen masum insanları anmak yasal bir haktır. Bunu yapmamız için izin almamızı istiyorlar. Bu çok saçma” diyen Guaşo’ya sivil toplum kuruluşlarından ve komşu cumhuriyetlerden destek ziyaretleri yapılıyor.
Ekim 2018
Farklılığımız Zenginliğimiz – Birlikteliğimiz Geleceğimiz
Yaşa ve yaşat
Kabardey-Balkar’da Kanjal Zaferinin 310. yıldönümü kutlamaları taşlı sopalı kavgaya dönüştü
Ekim 2019
Eril egemen şiddete hayır!
Kadınlar Yaşamak İstiyor
Kadın örgütlerinden oluşan Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu’nun 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne kadar sürdüreceği ‘Kadın Cinayetlere Acil Önle’ kampanyasının ilk eylemi Kadıköy’de yapıldı.
Kadınlar, üzerinde öldürülen kadınların isimleri ve sayıları yazılı olan siyah renkli dövizler taşıdı.
Etkinlik kapsamında 100 kadın, öldürülen 100 kadının hikâyesini okuyarak kadın cinayetlerine dikkat çekti.
Grafik Tasarım Sanatçısı Vahit Tuna ise kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için 2018 yılında öldürülen 440 kadını temsilen 440 çift kadın ayakkabısını, Kabataş’ta bir kahve zincirinin sanat platformu olarak kullandığı binanın duvarına astı.
Ölen kişilerin ayakkabılarının evlerinin kapısının önüne bırakılması geleneğine de işaret eden bu çalışma, kadına yönelik şiddetin hafızasını tutarak sokağa taşıyor.
Ekim 2020
‘Çerkesleri unutulmanın pençesinden kurtarıp tanıtmak hepimizin görevi’

Almanya Federal Meclisi ve Avrupa Parlamentosu’nda uzun süre vekillik yapan, 2008-2018 arasında Yeşiller Partisi’nin eşbaşkanlığını yürüten, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin kurucularından olan ve 2017’den beri Almanya Parlamentosu’nda milletvekilliğini sürdüren Cem Özdemir, Alman siyasetinin önde gelen isimlerinden biri.
Almanya Birlik 90/Yeşiller partisinin eşbaşkanlığını yaptığı dönemde ‘Green New Deal’ da dahil olmak üzere ekolojik ve ekonomik sorunlara odaklanırken eğitim reformları ve göç konuları üzerinde durdu. Özdemir, Ermeni soykırımı tasarısının Federal Meclis gündemine alınmasına öncülük eden isimlerden biriydi. Çalışmalarından dolayı Raoul Wallenberg, Dolf Sternberger ve Ignatz Bubiz ödüllerine layık görüldü. Azınlık hakları için verdiği mücadeleler devam ediyor.
Cem Özdemir; Avrupa’da Çerkes diasporası, örgütlülük ve dil haklarının yanı sıra Almanya’da azınlık politikaları, kültürel soykırım riski, ekolojik kriz ve Yeşiller Partisi’nin bu sorunlara olası çözüm önerilerini Akanda Taştekin’e anlattı.
Ekim 2021
DÇB Genel Kurulu
Moskova’nın emri olur
Dünya Çerkes Birliği’nin Nalçik’te gerçekleşen kongresinde, atanan başkan Sohrokue Hauti 3 yıllığına onay aldı
Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) XIII. Kongresi 19 Eylül 2021’de Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti Nalçik’te yapıldı. “Atanmış başkan” görevine devam edecek. Nereye kadar sürer bu durum?
Putin iktidarı sonrası DÇB işlevsizleştirildi. Göstermelik genel kurullarda önceden atanmış başkanlar için oylama yapılan bir “buluşmaya” dönüştürüldü. Atanmış başkanlara ve kimi yönetim kurulu üyelerine dair her daim olumsuz değerlendirmeler yapılır oldu.
Ekim 2022
Anneler isyanda
‘Bu bizim değil Putin’in savaşı’
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 21 Eylül’de ülke tarihinin üçüncü seferberliğini ilan etmesinin yarattığı şok dalga dalga yayılırken, protesto eylemleri başladı. Sürgün ve soykırımdan artakalan bir avuç Çerkes, Ukrayna’da namluların ağzına sürülüyor
Ekim 2023
Başta sürgün üzerine sürgün yaşayan Suriye Çerkesleri olmak üzere, anavatana dönmek isteyen Çerkeslere
Koşulsuz dönüş hakkı
1864’te vatanlarından koparılan sürgün yorgunu Suriye Çerkeslerinin bir kısmı, sürgünü geri çevirmek ve anavatanlarına kavuşmak istiyor. Ancak Rusya Federasyonu kota vb. uygulamalarla Çerkeslerin geri dönüşüne sınırlamalar getiriyor ve daha fazla Çerkesin Kafkasya’ya dönmesine tahammül edemiyor. Rusya Federasyonu, anavatanına gönüllü olarak dönmek isteyen Suriye Çerkeslerine kapıları ivedilikle açmalıdır ve bu Çerkeslerin en doğal hakkıdır
Ekim 2024
Çerkeslere yeni bir hedef gerek
ÇERKES KONGRESİ
Ne kadar çok demokrasi o kadar çok kimlik, kültür, anadili…
Bize yeni bir hedef gerekli.
Muhaceret, göç, sürgün, soykırım…
Dönüş,
Devrim,
Birleşik Kafkasya…
Dinledik, okuduk, içinde olduk/yaşadık, anladık… Süreçler halen devam ediyor, edecek.
“Çerkeslere yeni bir hedef gerekli” cümlesinden kasıt, tek bir sözcükle ifade etmek gerekirse “siyasallaşmaktır”. Bunun için bir “Çerkes Kongresi” nin toplanmasını hedeflemektir…
Oluşumunda başından itibaren bütün toplumsal kesimlerin yer alabileceği, yani toplumun kahir ekseriyetinin benimseyebileceği bir kongre…
Mevcut dernek, federasyon, platform, vakıf… yani kurumların/oluşumların hiçbirini yadsımayan, onların yanı sıra bu kurumlarda/oluşumlarda yer almayan ama siyaseten katkı sunabileceklerin de katıldığı bir kongre. Toplumu ileriye taşıyacak olan “farklı düşüncelerin çatışması”ndan vazgeçmeden, tektipleşmeden, mevcutlar varlığını, işlevini korurken yeni bir yol açabiliriz.
Yaşar Güven
Ekim 2025
Holokost mağduru, Filistin’in celladı
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 22 Eylül itibariyle 65 bin 344’e, yaralı sayısı ise 166 bin 795’e ulaştı
Küresel Sumud Filosu
Gazze’de İsrail soykırımının ve ablukasının devam ettiği, Filistin halkının kurşun ve bombaların yanı sıra açlık ve hastalıklardan da kırıldığı, çocukların özellikle hedef seçildiği günlerde oluşturulan “Küresel Sumud Filosu”nun ekim ayının ilk günlerinde Gazze’ye ulaşması bekleniyor. 40’tan fazla ülkeden 40’ın üzerinde irili ufaklı tekneden oluşan filo ablukayı kırmak, başta tıbbi yardım malzemeleri ve erzak olmak üzere insani yardım malzemeleri ulaştırmak amacıyla ağustos sonunda yola çıktı.
Gönüllüler, aktivistler, insan hakları savunucuları, parlamenterler, gazeteciler, doktorların yer aldığı filoya drone saldırıları gerçekleştirilmiş, bunun üzerine İspanya ve İtalya savaş gemileri ve daha sonra Türkiye’den bir savaş gemisi filoya eşlik etmeye başlamıştı.
İsrail ordusunun filoya müdahale edeceğine dair bilgiler, İsrail devlet televizyonu tarafından kamuoyuna servis ediliyor.
Sumud: (Arapça) Kararlılık, sarsılmaz azim.
Filistin’de zeytin ağacı “Sumud” kavramını tanımlamak için kullanılıyor.




























