Hotko Samir
Giorgio Interiano, Çerkesya’nın toprakları ve büyüklüğü hakkında ayrıntılı bir açıklama sunar ve Barbaro gibi, ülkenin en yoğun nüfuslu bölgesini Kromukh (Kremuk) olarak tanımlar
Venedikli keşiş Fra Mauro’nun Venedikli haritacı Andrea Bianco işbirliğiyle 1459’da oluşturduğu ünlü “Mappamondo” (Dünya Haritası), Kuzeybatı Kafkasya’da “Çerkesya” (Cercassia) adlı bir ülkenin varlığına dair ilk bulgulardan birini içeriyor, belki de ilki değildir. Bu isim, “Tartarya”dan daha küçük bir yazı tipiyle yazılmış ve ondan bir nehirle ayrılmıştır. Çerkesya’nın yanında büyük bir Venedik kolonisi olan “Tana” (Latan) belirtilmiştir. Ülkenin hemen doğusunda “Alani” yer almaktadır. Çerkesya’ya atıf, Bianco tarafından yapılmış olabilir. Çünkü Bianco sadece bir haritacı değil, aynı zamanda 1437’de Tana’ya yelken açan geminin kaptanlığını yapmış deneyimli bir denizciydi (1).
14. ve 15. yüzyıllarda, Karadeniz’in Avrupa haritalarında, Kuban ve Don nehirleri arasındaki Kuzeybatı Kafkasya ve bitişik ovalar genellikle “Zikhia-Zihya” olarak adlandırılıyordu. Belgelerde ve diğer kaynaklarda, bu dönemde “Zihya” ve “Çerkesya” isimleri eşanlamlı olarak geçmektedir. İkinci isim, zamanla birincisinin yerini almıştır.
Bu eser, Orta Çerkesya’da bulunan Kremuk (Kremuk) Prensliği’nin varlığına dair muhtemelen en eski kartografik kanıtı içermektedir. Fra Mauro’da P. Chremuch olarak yazılı, buradaki P. görünüşe göre “ülke, toprak, bölge” anlamına geliyor. Bu isim, ana Kafkas Dağları ile Kuban arasında, yani sonraki yüzyıllarda Temirgoy (Çemguy) feodal mülkünün bulunduğu bölgede yer almaktadır.
Kremuk’un bu kadar doğru bir şekilde haritalandırılması fikrinin Bianco’ya ait olduğundan emin olabiliriz, çünkü Venedik kolonisi Tana’nın yetkilileri, Kremuk’un yönetici prensleriyle yoğun temas halindeydi. 1452 civarında bu prenslik, 1436’dan 1452’ye kadar Tana’da yaşayan soylu bir Venedik ailesinin üyesi olan Josaphat (Giosafat) Barbaro (1413-1494) tarafından tanımlanmıştır. Barbaro, Kremuk’un Azov Denizi kıyısından üç günlük yolculuk mesafesinde olduğunu belirtmektedir. Kremuk prensinin adı Biberdi, babasının adı ise Kertibey idi. Bu isimler Türkçedir ve o dönem için tamamen normaldir. Barbaro, prensliğin sakinlerinin savaşçı ruhuna ve biniciliğine, ayrıca mükemmel atların varlığına dikkat çekiyor. Önemli bir ayrıntı da Kremuk halkının İtalyan görünümüdür: “Yüzleri bizim hemşerilerimizinkine benziyor.” (2)
Barbaro, San Marco (Venedik) Cumhuriyeti’nin yüksek rütbeli yetkililerinden biriydi ve diplomatik temsilcilere liderlik ediyordu. Beş yılını (1474-1478) Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın (1453-1478) sarayında geçirdi (Türkmen kabilelerinin bir konfederasyonuna liderlik eden Akkoyunlu hanedanının gücü Diyarbakır, Doğu Anadolu ve Azerbaycan’a kadar uzanıyordu). Barbaro’nun amacı, Venedik’in Doğu’daki güçlü müttefikini Anadolu’daki Osmanlı topraklarına karşı büyük ölçekli bir saldırı başlatmaya ikna etmekti. Kafkasya konusunda oldukça bilgili olması, iddialarına dair güvenimizi artırmaktadır. Barbaro, eserinin ikinci bölümünde, Pers’ten “inançlarına göre Hıristiyanların ölümünü isteyen” Müslüman bir ordunun Shemakha ve Derbent üzerinden Terek’e geldiğini, “birçok Katolik Hıristiyanın bulunduğu Kafkas Dağları’na ulaştığını” ve “Yunan usulüyle” Çerkesya’ya yönelip orada Hıristiyanlara karşı bir pogrom gerçekleştirdiğini, “Tetrakossa ve Kremuk halkı onlarla mücadele edip yüz rüzgâr esmiş gibi bir gürültü çıkarınca” Müslüman ordusunun yenilgiye uğrayıp “kendi ülkelerine” kaçtığını ilginç bir şekilde anlatmıştır (3).
Tetrakossa, görünüşe göre Tarkasia’nın bozulmuş bir biçimidir; Sultaniye Başpiskoposu John de Galonifontibus, 1404’te Çerkesya’ya böyle atıfta bulunmuştur
Tetrakossa, görünüşe göre Tarkasia’nın bozulmuş bir biçimidir; Sultaniye Başpiskoposu John de Galonifontibus, 1404’te Çerkesya’ya böyle atıfta bulunmuştur (4). Açıkça, “Tarcasi” Arapça “Jarqas” telaffuzundan türemiştir. Çerkesya, Arap kaynaklarında bilad al-Jarkas (bilad düzlük anlamına gelir) veya kısaca Jarkas olarak bilinir (5).
Barbaro tarafından anlatılan Çerkesya’nın işgali, “Pers” devletinin bir eylemi değil, İran’da bir devlet kurmayı amaçlayan Safevi din adamlarının saldırgan politikalarının bir sonucuydu. 1447’de, Safi “hanedanının” dördüncü temsilcisi Şeyh Cüneyd, Erdebil’de yaklaşık 10 bin mürit topladı. Oradan, “İnanç uğruna Çerkeslere savaş açma niyetiyle” Şirvan’a doğru yola çıktı. Çerkesya’ya ulaşamadı ve Şirvan’daki Samur Nehri kıyısında öldü (6).
Şeyhin Çerkesya’ya gerçekten saldırmayı amaçlayıp amaçlamadığı tartışmalıdır. Cihat sloganları, İran’da iktidarı ele geçirme amacının ötesinde bir şey olmayabilir. Şeyh, inanç uğruna savaş açma niyetini açıklamadan koca bir ordunun seferber edilmesini sağlayamazdı. Çerkesya’nın militan Şiiler tarafından işgaline dair bilgiler, Barbaro’ya Dominikan rahibi Vincenzo’dan ulaşmıştır. Verilen bilgiler, İran’ın Erdebil bölgesinin hükümdarı Şeyh Haydar’ın birliklerinin Derbent’ten geçtikten sonra Terek’in aşağı kısımlarındaki Tümen Prensliği’nde toplandığı 1487 yılına kadar uzanmaktadır. Buradan Çerkeslere karşı ilerlemiş olabilirler.
Dikkatli kaynak araştırmacısı I.V. Volkov, Barbaro’dan alınan bu pasajın en doğru çevirisini sunmaktadır: “Bunlar kısmen atlı, kısmen silahlı ve kısmen silahsız çok sayıda insandı. Elochzi eyaletinde bulunan Terç (Terek) adlı bir nehirde ortaya çıktılar. Kafkas Dağları’na ulaştılar, orada birçok Katolik Hıristiyan vardı. Kadın-erkek, çocuk-yetişkin, hiçbir ayrım gözetmeden herkesi öldürdüler. Bundan sonra, Yunan ayinine göre Hıristiyan olan Gog ve Magog topraklarına girdiler ve onlara da aynısını yaptılar. Sonra Çerkesya’ya doğru ilerlediler, Büyük Deniz yakınlarında bulunan Çippik ve Karbati kabilelerinin yanından geçtiler ve oralarda da aynı şeyi yaptılar. Son olarak, Tetarkossa ve Kremuk kabilelerinden olanlar onlarla savaştılar ve öyle ezici bir yenilgi yaşattılar ki, 100 kişinin 20’sinden azı hayatta kaldı. Kargaşa içinde kendi ülkelerine kaçtılar.” (7)
15. ve 16. yüzyılların başında, Avrupa’da Çerkesya hakkındaki bilgi, Giorgio Interiano’nun 1502’de Venedik’te yayımlanan, ayrıntılı ve ustaca yazılmış eseriyle önemli ölçüde zenginleşti. Interiano’nun makalesinin eksiksizliği ve güvenilirliği, Çerkesya hakkında daha önce yazılan her şeyin yanı sıra 16. ve 17. yüzyıllardaki Çerkesya tasvirlerinin çoğunu da geride bırakmaktadır. Interiano, Çerkesya’nın toprakları ve büyüklüğü hakkında ayrıntılı bir açıklama sunar ve Barbaro gibi, ülkenin en yoğun nüfuslu bölgesini Kromukh (Kremuk) olarak tanımlar: “Köylerde yaşıyorlar ve ülkede tek bir şehir veya müstahkem yer yok. En büyük yerleşimleri, ülkenin iç kesimlerinde Kromukh adı verilen, diğerlerine göre en iyi konuma sahip ve daha kalabalık olan küçük bir vadidir.” (8)
16. yüzyıl boyunca Kromukh, Çerkesya coğrafyasının neredeyse vazgeçilmez bir unsuruydu. Bu nedenle, Giacomo Gastaldo’nun “Moskova’nın Yeni Haritası”nda Kromukh şehri, Kuban Nehri’nin orta kesimlerinde, sağ kıyısında yer almaktadır. Kromukh Prensliği, büyük olasılıkla, 16.-19. yüzyıl kaynaklarından iyi bilinen Kemirgoy (Temirgoy) prensliği ile karşılaştırılmalıdır. Bu prensliğin merkezi, Belaya (Şhaguaşçe) Nehri üzerindeki modern Maykop ve Beloreçensk şehirlerinin bulunduğu bölgede yer alıyordu.
14.-16. yüzyıllarda Çerkes mezar höyükleri Taman’dan Sunja’ya kadar yayılmıştı. Bu olgu, yazılı kaynaklardaki bilgilerle tamamen örtüşmektedir. Tarihi Kremuk bölgesi, özellikle zengin bir mezarlık alanıyla öne çıkmaktadır. Bu durum, Beloreçensk mezar höyüklerinin ilk araştırmacısı N.I. Veselovsky tarafından 1896 ile 1907 yılları arasında 84 höyük kazılarak kaydedilmiştir (9).
Kremuk’un 14.-16. yüzyıllara ait Beloreçensk arkeolojik kültür alanı ile ilk karşılaştırması, Kuzey Kafkasya arkeolojisi ve tarihi alanındaki en önde gelen uzmanlardan biri olan V.A. Kuznetsov tarafından yapılmıştır (10). Kuznetsov’un mantığını ve gözlemlerini takip eden bu satırların yazarı 2002 yılında iki ana önermeden oluşan bir versiyon ortaya koydu:
1) Beloreçensk nekropolünün Temirgoyların Adige alt etnik bölümüne ait olması;
2) Kremuk ve Temirgoy arasında tam bir uyum olması (11).
O.V. Miloradovich, “Beloreçensk İstasyonu’nun yakınlarında Çerkesya’nın merkezinin, en zengin temsilcilerinin yaşadığı yer olduğunu ve Beloreçensk mezar höyüğünün onların mezar yeri olduğunu” öne sürmüştür (12).
Yazılı ve arkeolojik verilere göre, Kremuk prensleri önemli askeri ve siyasi güce sahipti. Kremuk adı, önemli bir Adige alt etnik grubu olan Temirgoyların adıyla uyumludur. Rusça Temirgoy adı, Kırım Tatarca telaffuzundan alınmıştır: Gerçekte kemirguy, kemirkuey olarak telaffuz ediliyordu ve karşılık gelen transkripsiyonlar 17. ila 19. yüzyıllar arasında kaynaklarda baskındı. Kabardey diyalektinde “Kemyrguy” (Temirgoy) formu korunmuştur (13).
16. yüzyılda, Kemirgoy prensleri ve Kemirgoy Prensliği, Osmanlı kaynaklarında ortaya çıkmıştır (14). Kemirgoy, Kemorkhs ve Kumirginsky Çerkesler, 18. yüzyıldaki büyükelçilik kayıt belgelerinde sık sık yer almaktadır (15). 1808’de Y. Klaproth, “Kemirkuyekhi (Kemurke), Tatarlar tarafından Temirga olarak adlandırılan, 5 bin aileden oluşan güçlü bir Çerkes kabilesidir” diye belirtmiştir (16). 1836’da E. Spencer, Temirgoy prensliğinin Adige dilindeki telaffuzunun Kemirquahee olduğunu vurgulamıştır (17).
14. ve 15. yüzyıllarda Çerkesya, Memlûk ordusu için ana asker kaynaklarından biri olduğundan Memlûk Mısır’ı ile yakından bağlantılıydı. İsrailli Memlûk bilgini Abram Poliak’ın gözlemlerine göre hem Çerkesya’da hem de Çerkes-Memlûk Sultanlığı’nda iktidar aynı etno-sosyal tabaka, yani Çerkes aristokrasisi tarafından ele geçirilmişti (18).
Kremuk Prensliği’nin bu dönemde Çerkesya’da önemli bir konumda olması nedeniyle, temsilcilerinin Çerkes-Memlûk aristokrasisi arasında da önde gelen bir konumda olduğunu düşünebiliriz. Sultan el-Muayyad Şeyh’in (1412-1420) biyografisini derleyen Bedir ed-Din Mahmud el-Aini’ye (1361-1451) göre o, Karamuk Çerkes kabilesinin dördüncü kalıtsal liderinin oğluydu (19).
Çerkes adının bu Arapçalaştırılmış biçimi, görünüşe göre I. Barbaro ve G. Interiano’nun eserlerinde yer alan modern İtalyanca biçimleri Kremuk ve Kromuk’a karşılık gelmektedir. Böylece, Avrupa kartografisinin bu olağanüstü anıtı olan Fra Mauro’nun “Mappamondo”sunda, 15. yüzyıl kaynaklarında yaygın olarak bilinen Kuzeybatı Kafkasya’nın en önemli iki adı yer almaktadır: Çerkesya ve Kremuk.
Kaynak: Adigey Devlet Üniversitesi Bülteni, Sayı 3 (144), 2014
Çeviri: Serap Canbek
1. Фоменко И.К. Образ мира на старинных портоланах. Причерноморье. Конец XIII-XVII в. М.: Индрик, 2011. С. 58.
2. Путешествие в Тану Иосафато Барбаро, венецианского дворянина // Адыги, балкарцы и карачаевцы в известиях европейских авторов XIII — XIX вв. Составление, редакция переводов, введение и вступительные статьи к текстам В. К. гарданова. (Далее — АБКИЕА). Нальчик: «Эльбрус», 1974. С. 42; Иосафат Барбаро. Путешествие в Тану // Каспийский транзит. Т. 2. С. 143.
3. Цит. по: Кузнецов В.А. Забытый Кремух // Сборник Русского Исторического Общества. М.: Русская панорама, 2002. № 4 (152). С. 207.
4. Галонифонтибус И. де. Сведения о народах Кавказа. 1404 г. // Книга познания мира. Баку: Элм, 1980. С. 16-17.
5. Ayalon D. The Circassians in the Mamluk Kingdom // Journal of the American Oriental Society. New Haven, 1949. vol. 69, Pt. 3. P. 136.
6. Бакиханов Аббас-Кули-ага. гюлистан-и Ирам. Баку: Элм, 1991. С. 92.
7. Цит. по: Волков И.В. Еще раз о локализации области Кремук и карте Джакомо гастальдо 1548 г. // Материалы и исследования по археологии Северного Кавказа. Армавир, 2003. Вып. 2. C. 226-227.
8. ISSN 2074-1065 Рецензируемый, реферируемый научный журнал «Вестник АГУ». Выпуск 3(144) 2014— 101 —
9. Отчет Императорской Археологической комиссии за 1896 год. СПб., 1898. С. 2-60.
10. Кузнецов В.А. Забытый Кремух… С. 210-211.
11. Хотко С.Х. История Черкесии. СПб.: Изд-во СПбгУ, 2002. С. 280.
12. Милорадович О.В. Кабардинские курганы XIv — XvI вв. // Советская археология. 1954. Вып. XX. С. 351.
13. Словарь кабардино-черкесского языка. М.: Дигора, 1999. С. 338.
14. Kirzioglu M.F. Osmanlıların Kafkas Elleri’ni Fethi (1451-1590). Ankara, 1998. S. 314, 439-441.
15. Кабардино-русские отношения. Т. I. М., 1957. С. 90, 93, 97, 279.
16. Клапрот г.-Ю. Путешествие по Кавказу и грузии // АБКИЕА. С. 240.
17. Travels in the Western Caucasus / Spenser (Ed.). L., 1838. vol. I. P. 98.
18. Poliak A.N. Le caractere colonial de l’Etat mamelouk dans ses rapports avec la Horde d’Or // Revue des etudes islamiques. Paris, 1935. T. 9. P. 242.
19. Holt P.M. Literary offerings: a genre of courtly literature // The Mamluks in Egyptian politics and society. Cambridge University Press, 1998. P. 9.
***
1. Fomenko I.K. Obraz mira na starinnyh portolanah. Prichernomore. Konec XIII-XVII v. M.: Indrik, 2011. S. 58.
2. Puteshestvie v Tanu Iosafato Barbaro, venecianskogo dvoryanina // Adygi, balkarcy i karachaevcy v izvestiyah evropejskih avtorov XIII — XIX vv. Sostavlenie, redakciya perevodov, vvedenie i vstupitelnye stati k tekstam V. K. gardanova. (Dalee — ABKIEA). Nalchik: «Elbrus», 1974. S. 42; Iosafat Barbaro. Puteshestvie v Tanu // Kaspijskij tranzit. T. 2. S. 143.
3. Cit. po: Kuznecov V.A. Zabytyj Kremuh // Sbornik Russkogo Istoricheskogo Obshestva. M.: Russkaya panorama, 2002. № 4 (152). S. 207.
4. Galonifontibus I. de. Svedeniya o narodah Kavkaza. 1404 g. // Kniga poznaniya mira. Baku: Elm, 1980. S. 16-17.
5. Ayalon D. The Circassians in the Mamluk Kingdom // Journal of the American Oriental Society. New Haven, 1949. vol. 69, Pt. 3. P. 136.
6. Bakihanov Abbas-Kuli-aga. gyulistan-i Iram. Baku: Elm, 1991. S. 92.
7. Cit. po: Volkov I.V. Eshe raz o lokalizacii oblasti Kremuk i karte Dzhakomo gastaldo 1548 g. // Materialy i issledovaniya po arheologii Severnogo Kavkaza. Armavir, 2003. Vyp. 2. C. 226-227.
8. ISSN 2074-1065 Recenziruemyj, referiruemyj nauchnyj zhurnal «Vestnik AGU». Vypusk 3(144) 2014— 101 —
9. Otchet Imperatorskoj Arheologicheskoj komissii za 1896 god. SPb., 1898. S. 2-60.
10. Kuznecov V.A. Zabytyj Kremuh… S. 210-211.
11. Hotko S.H. Istoriya Cherkesii. SPb.: Izd-vo SPbgU, 2002. S. 280.
12. Miloradovich O.V. Kabardinskie kurgany XIv — XvI vv. // Sovetskaya arheologiya. 1954. Vyp. XX. S. 351.
13. Slovar kabardino-cherkesskogo yazyka. M.: Digora, 1999. S. 338.
14. Kırzıoğlu M.F. Osmanlıların Kafkas Elleri’ni Fethi (1451-1590). Ankara, 1998. S. 314, 439-441.
15. Kabardino-russkie otnosheniya. T. I. M., 1957. S. 90, 93, 97, 279.
16. Klaproth g.-Yu. Puteshestvie po Kavkazu i gruzii // ABKIEA. S. 240.
17. Travels in the Western Caucasus / Spenser (Ed.). L., 1838. vol. I. P. 98.
18. Poliak A.N. Le caractere colonial de l’Etat mamelouk dans ses rapports avec la Horde d’Or // Revue des etudes islamiques. Paris, 1935. T. 9. P. 242.
19. Holt P.M. Literary offerings: a genre of courtly literature // The Mamluks in Egyptian politics and society. Cambridge University Press, 1998. P. 9.







