Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty International-AI), İran’da Jina Amini’nin ölümünün ardından başlayan “Jin, Jiyan, Azadî – Kadın, Yaşam, Özgürlük” ayaklanmasının bastırılmasına ilişkin hazırladığı “Felaketlerin Mimarları” başlıklı rapor, Amini’nin devlet gözetimindeki ölümünün 4’üncü yıldönümünde yayımladı.
AI, 4 yılda hazırlanan raporun hazırlık evresinde protestocular, eski tutuklular, öldürülen veya gözaltına alınanların yakınları, görgü tanıkları, avukatlar, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sağlık çalışanları da dahil olmak üzere 270 kişiyle görüştü. Örgüt, 2 binden fazla video ve resmi açıklamalar, sızdırılmış resmi belgeler, savcılık emirleri, mahkeme kararları ve adli tıp kayıtları da dahil olmak üzere kapsamlı belgesel kanıtları analiz etti.
87 yetkili hesap vermeli
Örgüt, İranlı yetkililer ve güvenlik güçlerinin protestoların bastırılması sırasında insanlığa karşı suç işlediğini belirterek, 87 yetkilinin olası sorumluluğuna ilişkin cezai soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.
Raporda, protestoların bastırılmasına ilişkin karar alma ve komuta zinciri incelenirken; öldürme, işkence, zorla kaybetme, keyfi gözaltı ve tutuklama, tecavüz ve diğer cinsel şiddet biçimleri ile siyasi, toplumsal cinsiyet, etnik köken ve din temelli taciz ve takibat vakalarının belgelendiği aktarıldı.
377 kişinin öldürüldüğü belgelendi
Raporda, protestolara katılan ya da protestolara katılmayan 377 kişinin öldürüldüğüne ilişkin bir listeye yer verildi. Bu kişilerin 56’sının çocuk olduğu belirtildi.
AI ayrıca Kürdistan ve Belucistan kentlerinin ölümcül baskının orantısız biçimde hedefi olduğunu bildirdi.
“Cezasızlık sürüyor”
“Jin, Jiyan, Azadî” ayaklanmasının bastırılmasına ilişkin hesap verebilirliğin sağlanmamasının cezasızlığın sürmesine yol açtığı uyarısında bulunan AI, olaylarda rol aldığı öne sürülen bazı yetkililerin halen hükümet ve güvenlik yapıları içerisinde görev yaptığını belirtti. Ayrıca İran için uluslararası bir ceza adaleti mekanizması oluşturulmasını, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin İran’daki durumu Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısına sevk etmesini ve devletlerin şüpheliler hakkında soruşturma yürütmek üzere evrensel yargı yetkisini kullanmasını istedi.
Jina Amini, Eylül 2022’de “ahlak polisi” tarafından gözaltına alındıktan sonra yaşamını yitirmiş; ölümü İran ve dünya genelinde “Jin, Jiyan, Azadî” ayaklanmasının başlamasına yol açmıştı.







