KAFFED 12. Genel Kurul’a giderken
Kafkas/Çerkes diasporası, milyonlarla ifade edilen nüfusuyla, anavatanda kalan nüfusunun yaklaşık 10 katı kadar olup, dünyanın en büyük diaspora toplumunu oluşturuyor. Ancak Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde darmadağınık halde oluşumuzun getirdiği hızlı asimilasyon ve örgütlenme sorunları, varlığımızı toplumsal değerlerimizle geleceğe taşıyamama endişesini yaratmaktadır.
Büyük çoğunluğu Türkiye’de yaşayan diasporanın, 1950’li yıllardan itibaren, sadece kültür dernekçiliği ile sınırlı başlayan örgütlenme süreci çok sağlıklı ilerlemedi. Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine anavatan Kafkasya ile başlayan ilişkiler ve Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) kurulması ile diasporada farklı örgütlenmenin gereği ve ihtiyacı doğdu.
Avrupa Birliği (AB) sürecinin etkisi ile Türkiye’deki değişim ve gelişmeler sonucu, örgüt bilinci ve sorumluluğunda ciddi gelişmeler oldu. Ne var ki tabandaki halk kitleleri buna hazır değildi. Zira Kafkasya diasporasının bazı bileşenlerinin dil ve etnik yapı farklılıkları tabanda ayrışmayı körüklerken, kurumsal yapılarda, Kafkas ve Çerkes tartışmaları ve farklı yorumlar işi zorlaştıran etkenlerdendi.
Her şeye rağmen, uzun mücadeleler sonucu kurulan Kafkas Dernekleri Federasyonu’ndan (KAFFED) sonra KAFFED’e rağmen devreye giren farklı federasyonlar, bağımsız dernekler ve grupların farklı davranışları, KAFFED’in kuruluşunda amaçlanan güçlü Kafkasya diasporası örgütü olma iddiasını engellemiş oldu.
Bu durumda, ayrışan ve çatışan farklı kurumsal yapılarımızın bu hali, toplumda da ayrışma ve kutuplaşmalara sebep olurken, çoğunluğun kurumsal yapılara mesafeli durması, ilgi ve desteklerini esirgemeleri sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla mevcut çok parçalı ve uyumsuzluk halindeki örgütsel yapı, ihtiyaçlara cevap veremez durumda ve milyonlarla ifade edilen toplumun var olan potansiyel gücü işe yaramamaktadır.
Gelinen aşamada, DÇB Çerkes halkının talep ve ihtiyaçlarına hizmet eden STK vasfından uzaklaştı. Diasporada devreye giren farklı federasyonlar, dernekler ve gruplar ise DİYALOG, UZLAŞI ve İŞBİRLİĞİ anlayışından uzak durdukları için, çok parçalı ve dağınık kurumsal yapılarımız (FED’ler, dernekler, vakıflar…) ayrı ayrı sıradan sosyal ve kültürel hizmetler üretmeye devam ediyorlar. Ancak hiçbirinin toplumun tümünü veya ağırlıklı çoğunluğunu temsil etme yeteneği ve imkânı yoktur.
Oysa Türkiye’de ve diğer ülkelerde yaşayan, Çerkesler ve Çerkes kavramı dışında sayılan, Kafkas kökenli gruplar, birinin zor veya kritik zamanında, hepsi birden ayağa kalkmakta ve mücadeleye katılmaktadırlar. Örnek: Çeçenya’daki savaşta, Abhazya’nın savaşında, Güney Osetya krizinde, Suriye’deki Çerkeslerin zor durumunda… Bunlar gösteriyor ki, Kuzey Kafkasya halkları stratejik anlamda bir bütünü oluşturmaktadır.
Bu gerçeğin göz önünde tutularak, tüm Kuzey Kafkasya diasporasının potansiyel gücünü esas almak ve buna göre stratejik anlamda, ortak amaca hizmet için merkezi bir kurumsal yapının olması gerekiyor. Aynı zamanda, başta KAFKAS ve ÇERKES kavramları ile birlikte, dil gruplarına göre farklılıkların korunması ve geliştirilmesini esas alan örgüt isimlendirmeleri düzenlenebilir. Bu şekilde, milyonlarla ifade edilen Kafkasya diasporanın potansiyel gücünü temsil eden güçlü bir ortak kurumsal yapı geliştirilebilir.
Zira yaşadığımız dünyada güçlü olmadan yaşama şansının olmadığı bilinen bir gerçek. Anavatanda ve diasporada birlikte yaşamak zorunda olduğumuz devlet yönetimleri ve uluslararası kurumlar karşısında muhatap olabilmek, toplumsal hak ve çıkarlarımızı savunabilmek için günün ve çağın koşullarına göre ortak bir kurumsal yapı ile güçlü ve donanımlı olmak gerekiyor.
Bu bakımdan, diasporamızın en kıdemli ve en geniş tabanlı örgütü olan KAFFED’e görev düşmektedir. Kurumu yönetmeye talip başkan ve yönetici adaylarının, genel kurula giderken bu hususları esas alan plan ve projeler hazırlamaları gerektiğini düşünüyorum.
Yaklaşan 12. KAFFED Genel Kurulu’nda bu gerçeklerin konuşulması ve diasporamızın en kıdemli ve en geniş tabanlı kurumu olan KAFFED yönetimlerince aşağıdaki hususların ilke olarak kabulünü diliyorum:
1. Farklı fikir, inanç ve siyasi görüşlere açık, toplumun tümünü kucaklayan, şeffaf ve demokratik ilkeleri esas alan, toplumun ilgi ve desteğini hak eden bir KAFFED.
2. Toplumun diğer kurumsal yapıları (dernekler, federasyonlar, vakıflar ve gruplar) ile DİYALOG, UZLAŞI ve İŞBİRLİĞİ ortamlarını yaratan bir KAFFED.
3. Anavatan ilişkilerini güçlendiren, dönüşü teşvik eden ve destekleyen, plan ve projeler hazırlayan, diyalog ve diplomasi yoluyla gerçekleştiren bir KAFFED.
4. Toplum olarak, hayatta kalmanın ve varlığımızı geleceğe taşımanın tek ve temel şartı güçlü olmaktır. Bu esasa göre, stratejik anlamda birlikteliklerin tahkimi, yakın güçlerin birleştirilmeyi, diğer güçleri kullanma politikalarını geliştirmeyi esas alan bir KAFFED.
5. Diasporamızın milyonlarla ifade edilen nüfusundan ve dünyaca tanınan KAFKAS, ÇERKES prestij ve imajından kaynaklı potansiyel gücü temsil edebilecek, stratejik bir merkezi esas alan bir KAFFED.bilecek, stratejik bir merkezi esas alan bir KAFFED.







