Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

‘Türkiye otokrasiye direniyor’

The New York Times gazetesinde yayımlanan yazıda, Türkiye’nin son 10 yılda giderek otoriterleştiği ifade edildi. İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı ve tutukluluk sürecinin ardından dünyanın yeterince tepki vermediği söylenen makalede, Türkiye’nin sessizlikten daha fazlasını hak ettiğine dikkat çekildi.

Makalede şu ifadeler yer aldı: “Amerika Birleşik Devletleri, bazen geçerli nedenlerle olsa da uzun zamandır bazı kötü şöhretli yabancı hükümetlerle dost olmaya istekli olmuştur. Tehlikeli bir dünyada, demokrasiler her otoriter rejimi dışlayacak lükse sahip değildir. Ancak otoriter bir rejimle kurulacak her ittifak, en azından dikkatli bir çıkar-zarar değerlendirmesi gerektirir. Bu ilişki Amerika’nın çıkarları açısından ne kadar değerli? Ve rejimin davranışları ne kadar rahatsız edici?

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarının büyük bölümünde bu ikilemin somut bir örneği oldu. Avrupa, Asya ve Ortadoğu’nun kesişim noktasında yer alan Türkiye, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip önemli bir Amerikan müttefiki. Ancak Türkiye son 10 yılda giderek otoriterleşiyor. Erdoğan, yetkilerini artırmak için anayasayı değiştirdi, yargıyı kontrolü altına aldı, seçimleri manipüle etti, akademisyenleri görevden aldı, medya kuruluşlarını kapattı ve gazeteciler ile protestocuları tutukladı.

Geçen ay, Erdoğan demokrasiye yönelik saldırısını bir adım ileri taşıdı. Hükümetine yönelik memnuniyetsizlik artarken, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde karşısına çıkması muhtemel rakibi, İstanbul’un popüler belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ve onun yaklaşık 100 destekçisini şüpheli suçlamalarla tutuklattı. Bu tutuklamalar, Türkiye’yi son 20 yılda Rusya’nın izlediği yola sokuyor: Demokratik seçimlerle iktidara gelen bir liderin, görevini kullanarak ülkeyi otoriterliğe sürüklemesi. İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden şöyle yazdı: ‘Bu, demokrasinin yavaş yavaş aşınmasından öte bir durum. Bu, Cumhuriyetimizin kurumsal temellerinin kasten yok edilmesidir.’

İmamoğlu’nun tutuklanmasından kısa bir süre sonra, Başkan Donald Trump, Erdoğan hakkında ‘Ben kendisini seviyorum, o da beni seviyor’ dedi ve pek çok Avrupa lideri buna sessiz kaldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise sadece tutuklamanın ‘son derece endişe verici’ olduğunu söyledi. Türkiye’nin stratejik önemi ve Erdoğan’ın güçlü kontrolü göz önüne alındığında, bu durumun kolay bir çözümü yok. Ancak dünya demokrasileri dengeyi yanlış kuruyor. Türkiye halkına daha fazla destek olabilir ve Erdoğan üzerinde daha fazla baskı kurabilirler. Önemli bir nokta şu ki, Türk seçmenleri Erdoğan’dan bıkmış gibi görünüyor. Seçimler bugün yapılsa, anketler ve siyasi analizlere göre İmamoğlu muhtemelen kazanacak.

Binlerce Türk vatandaşı, yıllardır görülmemiş büyüklükte protestolar için sokaklara döküldü. Bu, büyük bir cesaret gerektiriyor. Yetkililer yüzlerce göstericiyi tutukladı, çoğu da uydurma davalarla karşı karşıya. Onların cesareti, küresel sessizlikten fazlasını hak ediyor.”.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Yazarın Diğer Yazıları

Prof. Dr. Ümit Dinçer, “Nar”a konuk oldu

Sercem TV’de yayımlanan, Murad Mıhçı’nın sunduğu “Nar” adlı programın bu haftaki bölümünün konuğu eski Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Başkanı Prof. Dr. Ümit Dinçer’di. Programın içeriği...

KAFDAV Yayınları’ndan yeni kitaplar

Kafkas Araştırma Kültür ve Dayanışma Vakfı (KAFDAV) Yayınları, beş yeni kitabı okurlarla buluşturdu. Bislan Salih Hurmi’nin kaleme aldığı “Yaşanmış Zamanlar 1965-1999” adlı kitap; yazarın anılarına...

6 ciltte Oset soyadlarının kökeni

Rusya Bilimler Akademisi, Kuzey Osetya Coğrafya ve Sosyoloji Enstitüsü Etnoloji Bölümü’nde başaraştırmacı olan İslam-Bek Marzoev, Oset soyadlarının kökenleri üzerine hazırladığı altı ciltlik araştırmasını tanıttı. Eserde...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img