Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Çerkeslerde silahlar, savaşçı donanımı ve askeri terminoloji

Kafkas halkları, uzun bir silah üretimi geçmişine sahiptir. Feodal bölgelerde birlikler, yöneticiler tarafından idare edilirken, feodal sınıflaşmanın olmadığı toplumlarda askeri birliklere yaşlılar komuta etmekteydi. Askeri güç, ağırlıklı olarak milislerden oluşuyordu. 20 ile 60 yaş arasındaki her erkek, savaşçı kabul ediliyor ve bir tehlike durumunda tam teçhizatlı hazır bulunması gerekiyordu. Kural olarak, her erkek kendi silahını edinmekle birlikte, yoksullara bu hususta toplum tarafından yardım ediliyordu. Feodal yöneticilerin ayrıca profesyonel savaşçılardan oluşan (Çerkeslerde ‘wuerk’ sınıfı) daimi silahlı birlikleri de bulunmaktaydı.

Kafkas halklarının savunma silahları kalkan, zırh (zincir zırh, miğfer, kolluklar) ve saldırı silahlarından (yay ve ok, mızrak, gürz, kılıç ve hançer) oluşmaktaydı. 18. yüzyılda ateşli silahların yaygınlaştığı geçiş devresinde bir süre yay, ok, tüfek ve zırh birlikte kullanıldı. Zamanla ateşli silahlar; yay ve okların yerini aldı, mermilere direnç gösterememesi nedeniyle zırh kullanım dışı kaldı. 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dağlıların temel saldırı silahları tüfek, tabanca, kılıç veya şaşka ve hançerden oluşmaktaydı.

Antik Kafkas silahlarından çok azı günümüze ulaşmıştır. Arkeologlar 16. yüzyıldan önce yapılmış az sayıda antik kılıç ve hançer keşfetmişlerdir. 16 ve 17. yüzyıllardan kalma birkaç Çerkes kılıcı ve zırhı günümüze ulaşmış olup bunlar Moskova Kremlin Sarayı’nın Silahhanesi’nde muhafaza edilmektedir. 18. yüzyıldan ve hatta 19. yüzyılın ilk yarısından kalma bıçaklı silahlar da son derece nadirdir. Bu anlaşılabilir bir durumdur çünkü sık kullanılmak zorunda kalındığından silahlar yıpranıyor veya kırılıyordu. Bitmek bilmeyen savaşlar hammadde kıtlığına yol açtığından hasarlı silahlar eritilip dövülerek yenileri yapılıyordu. 19. yüzyılın ikinci yarısına ait çok sayıda kılıç günümüze ulaşmıştır ve hançerlerin çoğu da 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarından kalmadır. Oldukça fazla sayıda ateşli silah da günümüze ulaşmıştır. Rus-Kafkas Savaşları sırasında ganimet olarak ele geçirilen bu silahlar artık demode olmuş silahlardı. Rus Devlet Tarih Müzesi koleksiyonunda Kafkasya’nın çeşitli bölgelerine ait silahlar ve teçhizatlar bulunmaktadır: Miğferler ve dirseklikler, yaylar ve oklar, ok kılıfları ve yay kılıfları, tüfekler ve tabancalar, fişek kovanları ve barutluklar, kılıçlar, şaşkalar ve hançerler.

Metnin orijinaline ve silah görsellerine aşağıdaki linkten ulaşılabilir. https://swordmaster.org/2013/05/11/kavkazskoe-oruzhie-i-dospehi.html



Çerkes savaşçının geleneksel silahları ve teçhizatı

Джатэ (Cate): Kılıç. Ateşli silahların yaygın ve etkili olmadığı zamanlarda kullanılan balçaklı (kılıç kabzasındaki demir siper) kesici alet. Çerkes kılıçlarının hem kesici, hem delici özelliği vardı. 18. yüzyılda cate daha hafif ve manevra kabiliyeti güçlü bir forma evrildi.

Сэшхуэ (Seşxue): Şaşka. Kabza ucunda eli koruyacak balçağı bulunmayan, bu yönüyle kılıçtan ayrılan kesici alet türü olup zırhların kullanımdan kalktığı dönemde ortaya çıkmıştır.

Мэlу (Me’u): Kalkan. Mızrak, kılıç gibi silahlardan korunmak için yapılmış yassı demirden yuvarlak veya dörtgen savunma aracı.

Бжы (Bjı): Mızrak.

Токъмакъ (Tokmak): Gürz. Ucu iri, eski zamanlarda kullanılan ağır bir silah türü.

Шабзэ (Şabze): Yay. Gerili kirişi (ip) sayesinde ok fırlatan silah türü.

Шабзэщэ (Şabzeşe): Ok.

Шалъэ (Şatle): Okluk, kubur, tirkeş. Okların içine konduğu; deri veya ahşaptan mahfaza.

Çerkeslerde düz-uzun ve kompozit-kısa olmak üzere iki yay türü ile düz ve yuvarlak formlu iki okluk türü bulunmaktaydı. Uzun yay ve düz okluk muhtemelen daha eski dönemlere, kompozit yay ve kubur şeklindeki kapaklı okluk sonraki dönemlere ait olmalıdır. Çerkesçede ayrıca Moğolcadan geçen ve “okluk” anlamına Сагъындакъ (sağındak) kelimesi bulunmaktadır ki bu sözcük bazen yay anlamında kullanılmaktadır.

Таж, Танж, Тандж (Taj, Tanj, Tanc): Miğfer. Zırhların kullanıldığı dönemde miğfere verilen isim olup Arapça “tac” kelimesinden gelmektedir.

Щыкъу (Şık’u): Miğferin üstünde yer alan iki parçalı, genelde kırmızı renkli dekoratif unsur.

Афэ, Афэ Джанэ (Afe, Afe Cane): örme zırh. Küçük çelik halkalardan yapılma giysi olup eski devirlerde savaşçılar korunmak için giyerlerdi. Azıcık eğimli bir yere bırakılınca aşağı doğru aktığı için örme zırha афэ кıуасэ (afe k’uase) akışkan zırh da denirdi.

Iэщıтелъ (Aşıtetl): Kolçak. Kol zırhı.

Афэ Iэлъэ (Afe Atle): Örme zırh eldiven.

Тэджэлей (Teceley): Zırh içliği. Savaşçıların zırhın altına giydikleri giysi. Bu isim, M.V. Gorelik’e göre Moğolca “khatangu degel”den (çelik kadar güçlü kaftan) türemiştir. Dorji Banzarov’a göre ise Moğolca “tegel” kelimesinden türemiş olup “dikiş, kapitone” anlamına gelmektedir.

Гын (Gın): Barut.

Гынжъей (Gınjey): İnce barut.

Гынылъэ (Gınıtle): İçine barut konulan metal, boynuz veya ahşaptan küçük kap.

Фоч (Foç): Tüfek. “Foç” kelimesi İtalyan yapımı olan Foçella’dan gelmiştir iddiasının yanında ben Farsça “tüfeng” kelimesinin “feng” hecesinin Çerkesçe telaffuzu olabileceğini düşünüyorum.

Кıэрахъуэ (K’eraxue): Tabanca.



Çerkeslere özgü tüfek türleri ve terminoloji

Абытlэ (Abıt’e): Günümüzdeki süperpoze av tüfekleri gibi üst üste iki namlusu olan tüfek türüydü.

Домбаз (Dombaz): Fitille ateşlenen ve namlu ucundan doldurulan tüfek türü.

Ерыжыб (Yerjıb): Adını ustasından almıştır. Recep ismi Türkiye’de İrecep şeklinde telaffuz edildiği gibi Çerkesler de Yerjıb demişler. Uzun menzilli, çakmaklı ve namlusu yivli ilk tüfek türüdür.

Къалэпщыкъуэ (Kalepşıkue): Çakmaklı bir tüfek türü.

Къалгъэжь (Kalğaj): Çakmaklı bir tüfek türü.

Къантэлоужь (Kantelowuj): Çakmaklı bir tüfek türü.

Къэрэдае (Karadaye): Çakmaklı bir tüfek türü.

Къэуал (Kawal): Çakmaklı bir tüfek türü. Türkçedeki “kaval” sözcüğünden alınmış olmalı. Zira Türkçedeki “Altı kaval, üstü şeşhane” deyimi de kaval (yuvarlak) ve şeşhane (altı köşeli) adıyla anılan iki farklı namlu türünü ifade etmektedir.

Кърымщокъал (Kırımşokal): Adige ustalar tarafından yeniden şekillendirilen bir Kırım tüfek türü.

Къудас (Kudas): Çakmaklı bir tüfek türü.

Мэшыкъуэ (Meşıkue): Uzun ve ince namlulu hafif bir tüfek türü.

Пхэней (Pxaney): Çakmaklı bir tüfek türü.

Хьэжмэстафэ (Haj Mestafe): Adını ustasından (Hacı Mustafa) alan tüfek türü.

Шэмпlаул (Şempawul): Çakmaklı bir tüfek türü.

Мыжурэ (Mıjure): Süngü. Tüfeğin ucuna takılan delici alet.

Дохъутеи (Doxutey): Tüfeği yağmurdan ve nemden korumak için deri veya keçeden yapılmış kılıf.

Зэпэбаш (Zepebaş): Tüfek atışlarında sarsıntıyı önlemek ve nişan almayı kolaylaştırmak için kullanılan ucu çatallı değnek. İki savaşçının göğüs hizasında birbirine çapraz tuttukları zepebaş’ın altından savaşçılar birer birer geçerken savaş yemini ederlerdi.

Акıэ (Ak’e): Çerkeslerde bir erkeğin çocukluğu 14 yaşında sona ererdi ve o artık savaşçı kabul edilirdi. Hayatının bundan sonraki döneminde kafası daima tıraşlı olur, sadece tepede bir tutam uzun saç bırakılırdı ki buna “Ak’e” denirdi. Böyle yapmalarının nedeni, Çerkeslerin uzak yerlerde yaptıkları savaşlarda ölen savaşçının cesedini memleketine geri götürme imkânının bulunmaması durumunda başı gövdesinden ayrılır ve bu “ak’e”den tutularak memleketine götürülürdü.

Дзэ (Dze): Ordu.

Дзэпщ (Dzepş): Komutan.

Къуэнтхъ (Guentx): Ganimet.

Гъэр (Ğer): Esir.

Тlасхъэщlэх (T’asxeşex): Casus.

Къэрабгъэ Джанэ (Kerabğe G’ane): -Korkak gömleği. Savaşta korkaklık gösteren kişilere kınamak için giydirilen üst giysisi.

Маржа (Marja): Çerkeslerin savaş narası.

Плъыр (Ptlır): Gözcü, nöbetçi.

Саугъэ (Sawğe): Seferden dönen bir süvari, gelenek gereği, karşılaştığı ve bu kelimeyi söyleyen her yolcuya ganimetinden bir şeyler vermek zorundaydı. Türkçeden geçen bir kelimedir. Kazaklar hediye için “sawğa”, Azerbaycanlılar “sowgat” ifadesini kullanmaktadırlar.

Танжъедед (Tancedeyd): Hafif kumaştan yapılmış, genellikle kırmızı renkte, bol kesimli bir ceket olup zincir zırhın üzerine giyilir.

Yazarın Diğer Yazıları

‘Hantseguaşe’den ‘Çömçe Gelin’e, insanın doğası ve kültürlerarası aktarım

Abdullah Telis Mitolojiler ve inançların ortaya çıkışı insanın, yaşadığı dünyayı ve gözlemlediği olayları anlamlandırma çabasının bir sonucudur. Mevsimlerin değişimine, gece ile gündüze, doğuma ve ölüme,...

Sözcüklerin uluslararası yolculuğu

Jineps Gazetesi Yayın Kurulu olarak, Fahrettin Kırzıoğlu ve Abdulkadir İnan gibi isimlerin çalışmalarına soru işaretiyle yaklaştığımızı ve sözcükler özelinde farklı kaynaklardan doğrulama gerekliliğini belirterek...

Hayalle hakikat arasında bir Kasog lideri portresi: Ridade

“Gerçeği, yalnızca gerçeği söyleyeceğinize yemin eder misiniz?”, Amerikan filmlerinden aşina olduğumuz bir soru cümlesidir. Oysa öznesi insan olan herhangi bir eylem veya duruma ilişkin...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img