Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Üç kuzen operasyonu mu?

“İngiliz siyasi mümessili vekili Mr. Perring, Samsun’da bir Kuvayı Milliye’den söz etmekte, bunu kendi açılarından son derecede tehlikeli bulmakta, Canik eski mebusu Osman Bey’i bu işin odağında gördüğü için mahalli hükümeti sıkıştırarak hemen İstanbul’a gönderilmesini istemekte idi. Çünkü Mr. Perring’e göre, eğer bu dahile giderse mutlaka Mustafa Kemal Paşa’ya iltihak ederek itilaf devletlerinin emellerine aykırı girişimlerde bulunabilirdi.”1, 2

“İstanbul’da ikamete mecbur edilen ve bir memur refakatiyle gönderilirken hastalığına binaen Sinop’ta tedavi altına alınan ve serbest talep eden eski Samsun mebusu Osman Bey’in İstanbul’a gönderiliş sebebinin Canik Mutasarrıflığı’na sorulması.”3

“4 Ağustos 1919 günü Samsun’dan gelen vapurdan çıkan bir polis, beraberindeki bir zat ile mutasarrıf Mazhar Tevfik Bey’in yanına geldi. Kendisinin eski Samsun mebusu Osman Bey olduğunu, Samsun Rum metropolitinin isteği ile İngilizler tarafından tevkif edilerek Malta’ya gönderilmekte olduğunu, hamiyet ve milliyet namına kendisinin himaye edilmesini ve dehaletini söyledi (Bu zat sonradan Amasya ve Samsun mutasarrıflıklarında, mebuslukta bulunmuş, birkaç sene evvel İş Bankası Meclisi idare azası iken ölmüştür). Mutasarrıf Tevfik Bey çok müteessir oldu. Belediye reisi Rasim, Hürriyet İtilaf Fırkası reisi Akif, Ticaret Odası reisi Şükrü ve Askerlik Şubesi reisi Binbaşı Şevket beyleri çağırarak onlarla da istişarede bulundu. Ve onlardan aldığı kuvvetle Osman Bey’i vapura iade etmedi. Sağlık tesislerini teftiş etmek üzere bu günlerde Sinop‘ta bulunan, Kastamonu Sağlık Müdürü Doktor Ferruh Niyazi Bey’in bu esere verdiği hatıralarından:

“Eski mutasarrıf Osman Bey’i İngilizlere teslim etmemenin bir çaresini bulmak için düşüncemi sordukları zaman, Osman Bey’in bu tehlikeyi atlatması için yegâne çarenin tabip raporu olduğunu söyledim. Hükümet tabibi Kenan Bey’den arzu ettiği şekilde bir rapor alınıp, tarafımdan tasdik edildikten sonra hükümete verilmesini rica ettim. O da öyle yaptı. Hükümette, Osman Bey’in hareketi halinde tehlikei hayatiye mevcut olduğunu, bir hafta hareketinin mümkün olamayacağını rapora istinaden bildirdi. Ve evrakı polisin eline vererek Samsuna çevirdi.”4

Selmeniko Osman Bey böylece İngilizlerin elinden ve Malta’ya sürgünden kurtulmuştu…

Çarşamba…

Kum Köyü…

Hacı Hüseyin Efendi…

Üç kız kardeş; Göşeğhuray, Müslimah, Nesibe…

Göşeğhuray; Sinop’tan Şetoh Ahmet ile,

Müslimah; Bafralı Selmeniko Hacı Hüseyin Efendi ile, Nesibe; Bafralı Pişmaf Ahmet ile evlenirler…

Üç bacanak…

Üç kuzen; Şetoh Ahmet oğlu Kamil, namı diğer Atabey, Selmeniko Hacı Hüseyin Efendi oğlu Osman Selmeniko, Pişmaf Ahmet oğlu Bekmezcizade Habil Bey…

Pişmaf Habil Bey, Bafralı Rumları kendi tuttuğu gemi ile Yunanistan’a götüren kişi…

Şetoh Kamil, İstiklal Savaşı madalyalı, babası Çerkeslerle Osmanlı memurları arasında tercümanlık yapmış bir zat…

Selmeniko Osman Bey hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarında milletvekilliği ve valilik yapmış, nedense Meclis’e neredeyse hiç gitmemiş ve zamanının çoğunu Samsun’da yoğun faaliyetlerle geçirmiş ama hiç sır vermemiş…

Osman Bey’in abisi Süleyman Necmi, mutasarrıf, vali, milletvekili. Malta sürgünü…

Osman Bey, İstanbul’a varsa idi onu da Malta’ya sürecekti İngilizler…

Samsun Merkez Komutanlığı’nda görevli, Karlı Köyü’nden Binbaşı Ase Reşit Efendi, Osman Bey’in tutuklandığını, Bafra’da bulunan Habil Bey’e bildirir. Habil Sinop’a gitmek üzere hazırlık yaparken Osman Bey’den de, dayıları olan Ömer Bey’i de alarak yanına gelmelerini isteyen haber ulaşır. Habil ve Ömer Sinop’a giderek Osman Bey ile görüşürler. Söylencelere göre yanlarında bir at daha getirmedikleri için Osman Bey sitem eder. Görüşmenin ardından Habil ve Ömer Bafra’ya dönerler…

Sinop’ta kalan Osman Bey, Avdan Köyü’ndeki teyzesinin yanına götürülür…

Mustafa Kemal’in telgrafı üzerine, yanına gitmek üzere Avdan’dan Köprübaşı’na, oradan da Mustafa Kemal’in bulunduğu yere geçecektir.

Osman Bey’i, kuzeni Kamil ve Kamil’in eniştesi Cupe Musa’nın da bulunduğu -ki Cupe Musa daha sonra Kastamonu Merkez Karargâhı kuvvetlerinde görev alacaktır- 12-15 kişilik bir gurubun korumasında, Köprübaşı’nda, Bakla Köyü’nde bulunan Zeşo Tahir Bey’in yanına götürürler.

Zeşo Tahir Bey, kuzenlerin annelerinin amca kızı ile evlidir, yani bir bakıma enişteleridir.

Osman Selmeniko daha sonra oradan salimen Mustafa Kemal’in yanına gider, görüşürler…

Osman Bey, Samsun’da kumaş tüccarı olarak görünmektedir…

Alaçam Karlı Köyü’nde, Cupe Halil’in evinin altındaki depoya da kumaş topları koymuştur.

Karlı Köyü’nden Cupe Sefer Çavuş, Mehoş İbrahim Çavuş, Cupe Mustafa Çavuş, Mohkti Şükrü ve Mahoş Hacıamet milis güçlerinde görevlidirler. Karlı Köyü’nden Binbaşı Ase Reşit, merkez kumandanlığında ve Karlılı Teğmen Nevzat ise Çakalı Karakolu’nda görevlidir, burada Rum çetelerin baskınında şehit düşer.

Mohkti Şükrü anılarında, Samsun’da konakladığı sürece Mustafa Kemal’in emrine tahsis edilen 11 kişilik koruma timinin içinde olduğunu ve Havza’ya kadar eşlik ettiklerini anlatır.

Söylencelere göre koruma timinde Karlılı dört kişi daha vardı, onlar da yukarıda milis olarak adları geçenler miydi?

Osman Bey bir sırdı, bildikleri de…

Ve tabii yaptıkları da…

Kaynakça:

1- Dursun Ali Akbulut, Milli Mücadelede Orta Karadeniz Kuva-yı Milliyesi, The Kuva-yi Milliye of Central Black Sea Region in the Turkish National Independence War, History Studies, Prof. Dr. Enver Konukçu Armağanı, 2012

2- Dursun Ali Akbulut, başında Canik Mebusu Osman Selman Bey olayı Samsun Sempozyumu, !3-16 Ekim 2011, Cilt 1, Samsun Belediyesi Yayını

3- Başbakanlık Osmanlı Arşivi; IDHEUM:AYŞ 17/65/1337 Za 07

4- Nurettin Peker, İstiklal Savaşı Resim ve Vesikalarla, İnebolu-Kastamonu Deniz ve Kara Harekâtı, Sh. 50, Gün Matbaası, 1955

Fotoğraflar:

1- Osman Bey, Karlı Köyü’ndeki kumaş deposunun önünde

2- Osman Bey, bayraklı kravatı ile

3- Şetoh Kamil

4- Mohkti Şükrü (Fotoğraf yazısı: Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ni Havza’ya götüren Tolunzade Şükrü’den hatıradır, 1340.)

5- Cupe Musa ve arkadaşları (Kaynak-1)

6- Osman Bey’in Avdan Köyü’nde kaldığı ev

Not: Bilgi ve resimleri paylaşan değerli büyüğüm Ertekin İşcan’ a teşekkürlerimle…

Fotoğraf 1
Fotoğraf 2
Fotoğraf 3
Fotoğraf 4
Fotoğraf 5
Fotoğraf 6
Jiy Zafer Süren
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Kuş olabilmek…

-Korkusuz ata ve analarımızın ruhuna saygıyla- İnsanoğlu ne zaman ki iki ayak üzerine dikildi ve düşünmeye başladı, o günden beri çevresini, olup bitenleri dikkatle izlemeye...

Шьапкека…

Аҩхаа наҟ-ааҟ еиҿаԥшуа ҩ-наарак рыла еиҵыхын, ҵаҟа илеиуаз аӡиас аҩхаа ҩганкны еиҟәнагон. Аҩганкгьы бнаран, еиуеиԥшым аҵлақәа рыла ихҟьан. Аҵлақәа ааԥынра иазыхиан, рымахәқәа џьоукы шәҭуан,...

Şapkeka…

Vadi, iki yamaç üzerinde, karşılıklı uzanıyor, tabandan akan dere, vadiyi iki yakaya ayırıyordu. İki yaka da ormanlıktı, çeşitli ağaçlarla kaplıydı. Ağaçlar bahara durmuştu, kimi...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img