Çerkes kamuoyu tartıştı

0
9

Jineps’in 1 Mayıs’a Katılma Kararı İle İlgili Yorum ve Düşünceler
Jineps, 1 Mayıs’ a katılma kararını açıkladıktan sonra internet üzerinden bu kararla ilgili yazışmalar başladı. Marje’ ye ulaşan iletilerden bir kısmını siz okuyucularımızla paylaşmak istedik. Umarız bu paylaşım, Çerkesler olarak sorunlarımızı demokratik bir eksende tartışma kültürümüze mütevazı bir katkı koyar. 
Hakan Eken
Merhaba,
1 Mayıs’ın tarihini bilmeyenlere bunu anlatmaya gerek yok. Ancak ezilen, mağdur edilen her kesim ya da gruptan insanların tarih boyunca gerçekleştirmiş oldukları meşru, haklı ve fedakarlıklara dolu eylemlerin yıl dönümleri sadece o grubun anılması sınırlarını aşmış, geniş kitlelerin kendi sorunlarını da ifade ettiği dayanışma platformları haline gelmiştir. 1 Mayıs da böyle günlerden biridir.
Tüm dünyada yalnızca işçilerin, emekçilerin değil köylülerin, azınlıkların, kadınların, gençlerin kendilerini ifade ettiği ve ülke ve dünya kamuoyunun, iktidarların, muhalefetin, medyanın izlediği önemli günlerden biridir. Evet politik bir kimliği vardır.
Peki ama Çerkes sorunu folklorik bir sorun mudur?
Diasporada bundan sonra nasıl varolacağımız, anavatana nasıl döneceğimiz, Rusya ve diğer hegemonik güçlere karsı nasıl bir tutum sergileyeceğimiz, mevcut devlet yapılarını ve siyasi rejimlerini mi kabul edeceğimiz ya da başka modeller mi uygulayacağız türünden soruların yanıtları xabze adetlerinden mi çıkarılacaktır? Elbette bu sorunların yanıtları politik argümanlar arasından seçilecek ya da yaratılacaktır.
Marje’de ve başka alanlardaki yıllardır tekerrür eden ve bir sonuca varamayan kısır tartışmaların asıl nedeni işte bu gerçeği kabullenememekten kaynaklanmaktadır. Ya da başka bir ifadeyle politik tercihini açıkça ortaya koymanın sorumluluklarından kaçınmaktan kaynaklanmaktadır.
Jineps de anladığım kadarı ile kendilerine ait politik, ideolojik bir ifade ile değil ama, Çerkes sorununun politik mahiyetini görerek, ve bunu ifade etmenin doğru platformlarından biri olduğunu düşünerek 1 Mayıs’a katılmaktadır. Birilerinin Çerkes sorununu cihat ile çözmeye çalışmasına şaşırılmıyorsa bir başkalarının sorunu emekçilerin ve ezilen, mağdur edilen halkların yanında ifade etmesine de şaşırmamak gerekir. Ya da kimileri MHP ya da BBP gibi partilerin içinde kendilerini yabancı hissetmiyorsa, 150 yıldır sürgünde yaşayan ve hatta sürgünlüğünü unutmakta olan bir halkın 1 Mayıs alanlarında kendini yabancı hissetmesi söz konusu olamaz.
Tabii burada bazıları hemen, işte Stalin Kafkasyalılar’ı sürmedi mi, komünistler dinimizi unutturmadı mı, vs diyeceklerdir. Haklarıdır, tartışılmalıdır. Ama politik zeminde, yoksa bir kan davası gibi tartışılacaksa cevap vermenin bir anlamı olmayacaktır. Saygılarımla. 26.04.2006
abrec abrec
1 Mayıs ile 21 Mayıs arasında bir ilişki kuramadım ben arkadaşlar. Özellikle Volkan Düzenli ve Jineps dergisinin gruba attığı yazıda 1 Mayıs’tan 21 Mayıs’a gibi söylemleri işin aslı çok angaje buluyorum. Neticede siyasi söylem dışı bir zihniyetle tohumları atılan 21 Mayıs olgusuna, 1 Mayıs gibi devrimci sosyalist menşeli sloganlar eklenmesi ‘emekçi Çerkes’ örneğinde göreceğiniz üzere, Kafkas Türklerini 21 Mayıs’a bekliyoruz demek ile aynı eş değer bir anlam çıkıyor, şayet yüreği ile zihniyeti ile ÇERKES diyebiliyorsak kendimize, bunu emekçisi, sosyalisti, bilmem nesi şekline dönüştürmeyelim.
Bir de şu var ki okudukça gülerim. Demokratik Çerkes Platformu… Yahu arkadaşlar hiçbir Çerkes yoktur ki demokrasiyi sindirmesin içine. Hiçbir Çerkes yoktur ki insanlığı taşıyamazlık yapmasın kendi üzerinde.
Yunan Kralı ve aynı zamanda filozof olan SOLON’un bir lafı. Çerkesler kalpleri ile aristokrat, yaşayışları ile demokrattır diye…
Demokratik Çerkes Platformu, emekçi Çerkes v.b. Eeee? Biz bu platformlarda değiliz, biz emekçi de değiliz demokrat da değiliz öyle mi? 26.04.2006
Şahin Lhach
1 Mayıs’ın tarihini anlatmama gerek yok, emperyalist ve kapitalist güçlere karşı emeğin hakkını özgürlüğünü savunan insanların bir anma, yeniden doğma, birlik ve dayanışma günüdür. Sadece biz Çerkesler için değil tüm insanlık için kutlanması, anlaşılması gereken bir gündür diye düşünüyorum. 21 Mayıs ise bizim için emperyalist Rusya’ya karşı kaybettiğimiz savaşın küllerinden yeniden doğan halkımızın varolması, yok olmaya karşı Çerkeslik bilincinin oluşturulması, yeniden doğuş günü olmalıdır. Bu nedenle sadece aylarıyla değil anlamlarıyla da benzer günlerdir. Bu anma ve kutlamalara katılmak için illaki Jinepsli yada DÇP’li olmanıza gerek yok, belki onlarla da aynı fikirden olmayabilirsiniz, isterseniz ayrı bir grup olarak ta katılabilirsiniz, bu oraya katılmak ya da katılmamakla alakalıdır. 1 Mayıs’ı kutlamak ve coşkusunu yaşamak için sosyalist, soyal demokrat ya da kızıl komünist olmanız da gerekmez, sadece bu önemli iki günü anlamak ve coşkusunu yaşamak yeterlidir.
Tüm Çerkesler’in, genelde tüm Kafkasyalılar’ın ve tüm insanların 1 Mayıs bayramı kutlu olsun.
27.04.2006
Andelal Polat
Merhaba Marje
Merak ettim de; 25 Ekim’i de kutlar mıyız? Ekim Devrimini ya da 17 Ekim Stalin Sürgününü.
Araştırmak lazım, belki bu tarihlerde Çerkes tarihi kronolojisinde önemli bir güne denk düşüyordur, ikisini de bir arada kutlarız veya anarız.
21 Mayıs’la 1 Mayıs arasında mantıksal bir bağ kuramıyorum.
" 21 Mayıs’ta yalnız kalmak istemiyorsanız, 1 Mayıs’ta diğer ötekileri yalnızlaştıramazsınız" demiş sayın Düzenli. Bu güne kadar hangi 1 Mayıs meydanında 21 Mayıs anıldı. Ya da hangi camide 21 Mayıs anıldı. 21 Mayıslar’ı ne zaman 1 Mayıs meydanlarından ya da camilerden çıkıp gelen insanlarla kutladık? Bir kaç yıl önce yine Marje’de sanırım " Kürtler kardeşimizdir, haklı davalarında onlara destek verelim ki onlar da bize destek versin" söylemini hatırladım. Akabinde yine bir arkadaşımız geçtiğimiz genel seçimlerde tüm Çerkesler’i Devrimci Çerkes bilmemnesi Örgütü çatısı altında HADEP saflarına katılmaya çağırmıştı.
Sonra 1 Mayıs bir bayramdır. Ezilenin, hor görülenin, işçinin, köylünün, emekçinin bayramıdır, meydanlarda davullarla zurnalarla halaylar çekilir. 
Ya 21 Mayıs? 21 Mayıs, hiç bir günle birleştirilmemeli, karıştırılmamalıdır, bizim 21 Mayıs meydanlarını doldurmak için kendimizden başka kimseye ihtiyacımız yoktur. Bugüne kadar Çerkes gibi andık, bu günden sonra da Çerkes gibi anmalıyız.
Bir kaç sene önce Çeçenistan mitinglerinde gördüğümüz Milli Gençlik Vakfı, Büyük Birlik Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi bayraklarını görünce neler hissettiğimi bugün gibi hatırlıyorum. Benzeri bayrakların hiç birisini 21 Mayıs meydanlarında görmek istemiyorum. Siz kendi halkınıza sahip çıkmazsanız, başkaları sahip çıkar. 21 Mayıs hiç bir ideolojiye kurban edilmemelidir. 28.04.2006
KIP Fuat
Merhabalar, uzun yıllardır yapılmayan birşeye tüm cesaretleriyle önayak olan Jineps çalışanlarına teşekkürler. 1 Mayıs’ta alanlarda Çerkes kimliğiyle görebilmek onurunu tekrar yaşatma uğraşınızda sonsuz başarılar diliyorum. Daha şimdiden "Çerkesler’in sağcısı-solcusu olmaz:) ya da yahu politika yapmayalım deyip politikanın daniskasını yapanlar çıkmaya başladı bile:)) Bu da işin meyvesi. Onlarsız bu toplum neşesiz kalırdı zaten:) Nerede yaşarsak yaşayalım insan olmanın temel koşullarını yaşatma mücadelesinde kendi kimliğimizle bir ses de biz olalım… Zira demokratik-bağımsız bir Türkiye demek aynı zamanda milyonlarca Çerkes insanımız için de asimilasyon çarkına çelikten çomak sokulması demektir diyorum… Saygı ve sevgiler. 28.04.2006
Mole Levent
Bana göre Mayıs’ın 1’i ile 21’i arasında dünyalar kadar fark var. Gördüğüm üzere maalesef dünya görüşleri ile Çerkeslik anlayışı, düşüncesi bir karmaşa içerisinde arkadaşlarımın. Madem amaç yandaş vs. sağlamak bizim düşüncemize, o zaman azınlık gruplar değil de çoğunluk gruplara hitap etsek daha iyi olmaz mı? 1 Mayıs mekanlarında bizi temsil eden obje ve simgeleri görmekten oldukça rahatsız olurum şahsen. Bu tip girişimler bizim topluma yarardan ziyade zarar verecektir. Görüyoruz basında medyada oraları buraları kıran parçalayan yandaşlar elde etsek ney  etmesek ney.. Bu tip girişim ve çabalarda amaç, Çerkeslik düşüncesi doğrultusunda ilerlemek ve kazanımlar sağlamak değil, diğer siyasal düşüncelerimizi ön plana çıkartmak, 1 Mayıs’ın reklamını yapmaktır diye düşünüyorum. Arkadaşlarımın dünya görüşlerine saygı duyuyorum lakin katılımlarımızla destek sağlayacak, kendimizi tanıtacaksak meydanlarda diğer önemli gün ve gecelere destek versek daha olumlu olmaz mı sizce? Ayrıca kusura bakmayın ama 1 Mayıs vs. günler ile zaten kopmuş ve parçalanmış olan birliktelik anlayışımıza balta vuracaktır. Zaten amip gibi bölünmüş ve parçalanmışız sağcı, solcu, islamcı vs. Utanmasak birbirimize selam bile vermeyeceğiz, sen şusun busun diyerek… Sağa sola kuvvet vereceğimize kendi olgularımıza sarılalım ve kuvvetlendirelim. Kendimizi de tanıtalım ama kavgasız gürültüsüz ve siyasetsiz ortamlarda! Örnek olarak en yakın zamanda işte 21 Mayıs. Anma törenlerinde bir avuç insanın yer almasından şikayetçi isek ve de ses getiremiyoruz diyor isek, enerjimizi bunlara harcayalım. Bu şekilde dünya görüşlerimizi kendi Çerkeslik anlayışımızla birleştirecek ve de bir olgu şekline getireceksek mahkumuz azalmaya ve de bölünmeye.. Saygılar. 28.04.2006 
Yusuf K. Taymaz
Jineps’in yaptığı 1 Mayıs’a katılım çağrısını destekliyor, bütün demokrat Çerkes STK’larının bu çağrıya katılmalarının gerektiğini düşünüyorum. 
1 Mayıs işçi ve emekçilerin bayramı kutlu olsun. 30.04.2006
Tsey Adnan
Selamlar…
[1 Mayıs’ı benimsemek. kanıksamak. bayram olarak görmek…]
Evet, tüm dünyada bayram olarak kutlanan bir günün ve daha ötesi 120 yıllık bir geleneğin elbette toptan karşı çıkılacak bir yanı yoktur. Neden-sonuç ilişkileri bakımından görülen farklılıklardır bana ve benim gibilere 1 Mayıs’ı kutlattırmayan, bilemiyorum, belki de sadece bana, konuyu biraz daha açmak lazım sanırım.
[başka bir açı…]
Sayın Eken’in ifade ettiği üzere, tartışma platformlarındaki kısır döngülerde Kafkasya’ya dair çözümler aramak da -bana göre- boştur. Belki yapacak başkaca işi olmayanların işidir. Çok somut adımlar
atmadığımın/atamadığımın farkındalığıyla, kendimi de eleştirerek söylüyorum bunu. Ama konu ne benim ne de benim gibilerin -belki de hepimizin- analizi değil.
Sayın Eken’in getirdiği öneriden hareketle; kısa, orta ve uzun vadelerde siyasi hedefler belirlemeli ve yapılması gereken elzem değişiklikler haricinde bunlara uyulmalıdır. Her daim iddia ettiğim üzere, bir Kafkasya manifestosu oluşturulmalıdır yani, her neyse iki satırda çözümlemesi yapılamayacak bir konudan bahsettiğimin farkındayım.
[konuya dönüş…]
İçinde yaşadığımız ülkede; tanımların, terimlerin altlarının sistematik bir biçimde boşaltıldığı bir gerçektir. Nevruz bayramına nasıl bakıldığı, 1 Mayıs’a nasıl bakıldığı ve sol tandanslı diğer özel günlerin toplumda nasıl algılandığı aşikardır. Eylemlere, siyasal mesajlar vermekten öte, samimiyetle iştirak etmenin (emekçi idealist bir yaklaşımla) kişilerin fişlenmesi gibi bir sonucun kendiliğinden doğduğu bir ülkede, çok da
idealist olunamıyor malum. Buna itirazı olan varsa da, çevresini dikkatle analiz edebilen kişiler, tespitin doğruluğunu onaylayacaklardır zannediyorum.
(…)
Elbette bu ülkede yaşıyorsak siyasi bir tercihimiz, siyasi bir duruşumuz olacaktır. Ancak ben bunları bu platformda paylaşmak da, tartışmak da istemiyorum. Daha da açığı Karadeniz’deki Amerikan donanması değil benim meselem de, önceliğim de, konu sıralamak da istemiyorum; malumu ilana gerek yok. Hele hele 21 Mayıs’a teveccühü artırmanın yolunun, 21 Mayıs’ı anlamlandırmanın yolunun, 1 Mayıs’tan geçtiğini duymak açıkçası çok üzdü beni. Mayıs ayını paylaşmaları dışında herhangi bir benzerlik yok benim için bu iki gün arasında. Adları üstünde zaten biri bayram, diğeri yas (anma) günü. İlişkilendirmeyelim lütfen,organik bir bağ kurmaya kalkmayalım…
Sözü fazla uzattım sanırım, anlayışınız için teşekkür ederim… 30.04.2006

Sayı : 2006 06

Yayınlanma Tarihi: 2006-06-01 00:00:00