Putin’in Rusyası – Anna Politkovskaya

0
7

 

 

 

Agora Kitaplığı – Türkçesi: Kemal Ülker
 
Vatanını ve insanlarını çok seven bir insanın/bir yazarın feryadının bize ulaşmasını sağlıyor bu kitap. Bir kere daha anlıyorsunuz ki mafyatik kapitalizmi ülkesine yerleştirmek ve bunun üzerinden nemalanmak derdinde olan bürokratlar yönetiyor Rusya Federasyonu’nu(RF). Ve anlaşılıyor ki Onlar; Çeçenya’daki savaştan, Nord-Ost tiyatro baskınından ve Beslan’daki okul katliamından besleniyorlar. AP: “Putin iktidarını bütünüyle oligarkların, Rusya’nın petrol ve gaz rezervlerini elinde tutan trilyonerlerin üzerine oturtmaya karar verdi.Putin kimi oligarklarla dost, kimileriyle savaş halinde ve bunun adına devlet işi deniyor. Bu tabloda halka ayrılmış bir yer yok.”
Uluslar arası terörizme karşı halkı savunma iddiası ile halka her gün terör uygulandığını, özgürlüklerin yok edildiğini, devletin kutsallığı –dokunulmazlığı anlayışı ile birey-devlet ilişkisinde bireyin devlet için herşeye katlanması zorunluluğunun nasıl yerleştiğini  örneklemelerle anlıyorsunuz. Gerek Nort-Ost gerekse Beslan olaylarından sonra sorumlulara hesap soranlara devletin yaklaşımı aynı; “ Devlet için ölünür”(!) AP:“Nord-Ost kurbanları ile Çeçenistan’da yakınları öldürülenlerin aileleri aynı şekilde taciz edildiler. Onlara, ‘Sızlanmayı kesin,’ dendi. ‘Bunun yapılması gerekiyor. Toplumun çıkarları, bireysel çıkarların önünde gelir.’”
Savaş suçlarını ve askerler aracılığıyla uygulanan devlet terörünü gözler önüne seriyor yazar.
AP: “Çeçenistan ve İnguşetya halklarına karşı ‘anti-terör operasyonu’ adı altında devlet terörü uygulayan Rus devletinin bu tür bir tepki vermesi öngörülebilir bir durumdu.’Anti-terör terörü’,Nord-Ost ile Beslan canavarlığı arasındaki dönemde Rusya’da hayatın belirleyici özelliğiydi.Bizler terör ile anti-terör arasındaki ayrım çizgilerini bütünüyle silip ortadan kaldırdık.Nefret uyandıran terörist eylemler arttıkça,Nord-Ost’tan Beslan’a uzanan yolun kaçınılmazlığı kolaylıkla görülebilir.”
Terörü uygulayanlara hukuksal alanda verilen desteği, Hipokrat yemini eden doktorların suç işleyen subayları temize çıkarmaya çalışan düzmece raporlarını…..kısaca terör maşalarına Moskova’nın nasıl sahip çıktığını anlatıyor bize. Çeçen köyü Tangi Çu’da albay Budanov’un yaptıkları ve sonrası ibret verici nitelikte.
Satırlar arasında gezinirken bir şey daha anlaşılıyor; zimmete geçirilen federal fonlar bir savaş sırrı gibi saklanıyor ve II.Çeçen savaşının başlamasında bu ve benzeri yolsuzlukların-sahtekarlıkların da rol oynadığı noktasına geliyorsunuz. Bürokrat ve askeriyle suça bulaşmış olanların izlerini kapatmaya yarayan bir savaş bu aynı zamanda. AP: “Putin, Çeçenistan’da hem cezalandıran hem de bağışlayan Tanrı ve Çar olabilir, ancak bu mafya üyelerine dokunmaktan korkuyor. Para, burada çoğumuzun hayal edemeyeceği kadar büyük rol oynuyor ve karlar milyonlarla sayılırken insan hayatı ya da onuru çok az para ediyor.”
Çeçen savaşı ile Amerika’nın Vietnam’da yaptıklarını özdeşleştiriyor yazar. Cinayet, yağma, işkence ve tacavüz, savaş sonrası sivil yaşam sorunları…Toplu halde firar eden askerler, içki ile beyinlerini ve bedenlerini uyuşturarak savaş koşullarına alışmaya çalışan subayların dayak atarak öldürdükleri askerlerin annelerinin, olayın aydınlatılması için verdikleri mücadele…….
Bu devasa federasyonun minik bir parçasında da genelde olanların benzerlerinin yaşandığını düşünmek dahi insanı huzursuz ediyor. Özellikle bir avuç egemenin ülkenin-cumhuriyetin zenginliklerini yağamaladığını düşünmek.
Anna Politkovskaya’da söz:
“Biz hiçbir şey yapmadan,öylece oturup Rusya’nın üzerine yeniden, on yıllarca sürecek bir siyasal karanlığın çöküşünü seyredemeyiz.Bizler özgürce yaşamaya devam etmek istiyoruz.Bizler çocuklarımızın özgür olmasını,torunlarımızın özgür insanlar olarak doğmasını istiyoruz.(..)Rusya’nın siyasal iklimini yalnızca bizler değiştirebiliriz.Gorbaçov’un iktidarı sırasında olduğu gibi,buzların erimesini sağlayacak bir başka değişim dalgasının yeniden Kremlin’den gelmesini beklemek aptalca ve hayali olur;kaldı ki bu konuda Batı da bize yardımcı olmayacaktır.”
 
Yaşar Güven
 
 
 

Sayı : 2006 08

Yayınlanma Tarihi: 2006-08-01 00:00:00