Gençlik Komitesinin genç başkan yardımcısı: Adzınba Şamil ve Abhazya Gençliği

0
7

JC: Şamil Adzınba kimdir?
Şamil Adzınba 1970 yılında Batum’da doğmuş bir Abazadır. SSCB ordusunda askerlik yapmış, 1990 yılında askerliği bitince Abhazya Devlet Üniversitesi’nde Hukuk eğitimine başlamıştır. Ailesi Batum’un Sameba adlı köyünde oturan Adzınba, eğitiminin ilk iki yılını oraya gidip gelerek sürdürmüştür. 1992 yılının Şubat ayında evlerini satarak Abhazya’ya yerleşmişlerdir. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra Gençlik ve Spor Komitesi Başkanı Ampar ile birlikte Abazgi adında bir futbol kulübü kuran Adzınba, 2005 seçimlerine kadar bu işle uğraştı. Kendisine gelen Gençlik ve Spor Komitesi’nde çalışma teklifini, ortağı ve savaş sırasındaki cephe arkadaşı Ampar ile çalışma imkanı olduğundan kabul ederek Başkan Yardımcısı olarak göreve başladı.
Abhazya Gençlik ve Spor Komitesi
Jade Cemre: Sayın Adzınba, 14 Ağustos Şehitleri Anma Günü programı için hazırlıkların devam ettiği bu yoğun günlerinizde bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Öncelikle görev yapmakta olduğunuz Gençlik ve Spor Komitesinin görev tanımını bize açıklayabilir misiniz?
Şamil Adzınba: Bizim adımız komite olarak geçiyor. Ancak Spor Bakanlığı’nın daha geniş bir tanımla Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın görevlerini üstlenmiş durumdayız. Görevlerimiz; sporu ve sporcuyu geliştirme, gençlere sahip çıkma, gençleri sokaktan kurtarma ve spora yöneltme, bedensel ve ruhsal gelişimlerine katkıda bulunma…şeklinde sıralanabilir. Komitemizin iki bakan yardımcısı var. Birincisi benim. Benim sorumluluğum direkt olarak gençleri organize etmek.
JC: Komitenin oluşum şeması nedir? Anladığımız kadarıyla bir başkan iki başkan yardımcısı var. Toplam kadronuz kaç kişi?
ŞA: Toplam kadromuz 18 kişi. Üç ayrı bölümde faaliyet gösteriyoruz. Bu bölümler; Spor, Gençlik ve Enformasyon Bölümleri.
JC: Başkan ve yardımcılarını saymazsak bakanlığınızın personelinin ortalama yaşı nedir?
ŞA: Genellikle oldukça genç bir kadromuz var. En yaşlısı 30 en genci 21 yaşında.
JC: Personelinizin kadın erkek dağılımı nasıl?
ŞA: Kadınlar çoğunlukta.
JC: Okullardaki çalışmalarınız hangi boyutta?
ŞA: Okullar bildiğiniz gibi Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı. Biz okulların spor öğretmeni ihtiyacını karşılıyoruz. Bunun için üniversitelerin spor bölümü mezunlarını alıyoruz, özel bir kurstan geçirip öğretmen olarak yetiştiriyoruz. Bunun için bir okulumuz var. Savaş öncesinde bu okulda yetişenlerin büyük bir kısmı Abaza olmayanlardan oluşuyordu. Bunlar Abhazya’yı terk edince doğal olarak bir öğretmen sorunu oluştu. Öncelikle bu açığı kapattık.
JC: Diğer Bakanlıklarla iletişimleriniz nedir? Eğitim Bakanlığı dışında başka bakanlıklarla işbirliği yapıyor musunuz?
ŞA: Tabii ki. Örneğin Sağlık Bakanlığı ile ilişkilerimiz var. Spor sakatlanmalarıyla ilgili ortak çalışıyoruz. Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile çalışmalarımız var. Çünkü her iki kuruluşta da gençler var bildiğiniz gibi. Eski SSCB kanunlarında gençlik yaşı olarak 14-30 yaşları tesbit edilmiş. Ancak biz bu yaşı 35’e yükseltmeye çalışıyoruz.
JC: Peki gençlik yaşı sınırını yükseltmeyi neden istiyorsunuz?
ŞA: Çünkü bu durumda çalışma alanımız gelişecektir. Ayrıca genç statüsüne girenler çeşitli durumlarda, örneğin, evlenirken ya da iş kurarken devlet desteği alabiliyorlar.
JC: Diaspora ile ilgili sorularım da olacak ama öncelikle uluslararası düzeyde yaptığınız işler, ilişkide bulunduğunuz kurumlar neler?
ŞA: Başta Adigey ve Kabardey Balkar olmak üzere Kuzey Kafkasyalı kardeş halklarımızla; Güney Osetya ile, Krasnodar’la, Pridinyester’le yoğun ilişkilerimiz var. İlişkilerimizin daha da güçlenmesini istiyoruz ama olanaklarımız yetmiyor.
JC: Bu ilişkiler hangi konuda, spor ağırlıklı mı başka gençlik etkinliklerini de kapsıyor mu?
ŞA: Başka gençlik organizasyonları da var ancak ağırlıklı olarak spor tabii. Hemen her ay futbol, boks, karate vb. spor dallarında üç dört grup gönderiyoruz yurt dışına. 1994 yılında Türkiye’ye de gittik. Trabzon’da faaliyet gösteren Afacan Tur adındaki bir turizm firmasının desteği ile Trabzon’a futbol takımı götürdük. Orada iki maç yaptık. İki maçta da berabere kaldık. Sonra onlar buraya geldi. Burada da üç maç yaptık. Bir maçı kazandık bir maçı kaybettik bir maçta da berabere kaldık. Ancak sonra Çeçenya Savaşı bahanesiyle sınırlarımız kapatıldı. İlişkilerimiz koptu. Ancak şimdi göreceli de olsa bir rahatlama dönemi yaşıyoruz. Bunu kullanıp Türkiye’deki kurumlarla ilişkilerimizi tekrar kurmak ve hızla güçlendirmek istiyoruz.
JC: Adını saydığınız etkinlikler örneğin boks, karate, futbol vs. Bu etkinliklerde çoğunluğu erkek sporcular oluşturuyor galiba.
ŞA: Abhazya’da bugün 22 dalda spor etkinliği var. Voleybol, hentbol, basketbol gibi spor dallarında çok sayıda bayan sporcu faaliyet gösteriyor. Ayrıca atletizimde daha çok bayanlar etkin. Yani etkinliklerde bayan erkek fark etmiyor.
JC: Peki bayanları da dış ülkelerdeki etkinliklere gönderiyor musunuz?
ŞA: Elbette ki. Örneğin basketbol takımımız Khaşba yönetiminde sözünü ettiğimiz ülkelerdeki etkinliklere sık sık gidiyor.
JC: Abhazya’da spor ligi var mı?
ŞA: Olmaz mı? Bizim de bir futbol ligimiz var. Bu ligde dokuz kulübümüz faaliyet gösteriyor. Ayrıca 15-16 yaş grubunun da ayrı bir ligi var. Burada da 16 takım yer alıyor.
JC: Basketbol ligimiz var mı?
ŞA: Futbol kadar oturmuş bir ligimiz yok. O daha çok turnuvalar şeklinde oynanıyor. En iyi takımımız Kuzey Kafkasya takımlarının yer aldığı Krasnodar Ligi’nde yer alıyor. Karate, boks ve güreşte iyi durumdayız. Rus liglerinde başarılı bir tablo çiziyoruz. Bu yıl Tsarguş ailesinden bir gencimiz Dünya Güreş Kupası’nda birinci oldu. İnşallah tanınırsak kendi milli takımımızla başarılar kazanacağız. Ayrıca Akhba Aslan adında bir sporcumuz yine Rus formasıyla Avrupa boks şampiyonu oldu. Babası da Avrupa şampiyonu olan Bagrat Aşkhutaba adlı güreşçi gencimiz Suriye Milli Takımına güreşçi-antrenör oldu. Suriye takımını olimpiyatlara hazırlayacak. Ayrıca kendisi de Suriye adına olimpiyatlara güreşçi olarak katılacak.
JC: Abhazya’da sporcu kadınlar evlenince sporu bırakıyorlar mı?
ŞA: Evet öyle bir durum da var. Bunun temel nedeni de bizde sporun hala amatör bir ruhla yapılması. Yani sporcular büyük paralar kazanmıyor. Kızlarımız da evlenince genellikle aktif sporu bırakıyorlar. İleride Abhazya’da da sporcular para kazanmaya başlarsa bizim kızlarımız da evlendikten sonra umuyorum sporu bırakmayacaklar. Çünkü sağlıklı yaşam için spor gerçekten gerekli ama müsabaka amaçlı sporlar genellikle büyük efor istiyor. Bu da evli ve çocuklu kadınları oldukça zorluyor.
JC: Yeterli spor tesisi var mı? Bu tesisler size mi bağlı?
ŞA: Epeyce spor tesisimiz vardı. Bunların bazıları da bizim denetimimizdeydi. Ama savaş ve savaş sonrası olumsuz şartlar bu tesislerin kullanılmaz hale gelmesine neden oldu. Devletimiz olanakları çerçevesinde bu tesislerimizi onarıyor. Ancak yine de tesis sorunumuz var.
JC: Şimdi gelelim Diaspora ile ilgili sorularımıza. Özellikle sizin Türkiye’ye geldiğinizi ve gençlerle görüştüğünüzü biliyoruz. Ne amaçla Türkiye’ye gelmiştiniz? Neler ile karşılaştınız? Umduğunuzu buldunuz mu?
ŞA: Ben Anzor Mukba ile Türkiye’ye geldim. Aslında Anzor Mukba’nın bir projesini gerçekleştirmek için oradaydım. Ancak İstanbul’daki Abhaz Derneği’nde bizi gençler karşılayınca gerçek görevimi hatırlayıp onlarla bir toplantı organize ettim. Bu toplantı sandığımdan da iyi bir toplantı oldu. Gençlerin soruları beni hem şaşırttı hem de umutlandırdı. Diaspora’da Abhazya ile bu denli alakalı bir gençlik bulmayı beklemiyordum doğrusu. Ayrıca diaspora gençliğini sosyal ilişkileri ve birbirleriyle ilişkileri açısından çok beğendim. Geleneksel Abaza kültürünü hala inatla sürdürüyorlar. Yaşlılar karşısındaki davranışları ise hayranlık verici. Üzülerek söylemeliyim ki bizde maalesef bu ilişkiler son zamanlarda epeyce erozyona uğradı. Bursa’ya, Adapazarı’na hatta Ankara’ya gittim. Gençlerin soruları genellikle Abhazya’ya geldiklerinde nasıl bir durumla karşılaşacakları üzerineydi. Nerede kalacaklar, nasıl kalacaklar, ne iş yapacaklar vs. vs. Haklıydılar. Elbette ki geldikleri yer anavatanları bile olsa sorunlarının çözümü konusunda kafalarına takılanı sormalıydılar. Vatanına gelip burada barınamayan bir genç adeta kalbine saplanmış bir çiviyle geri dönmektedir. O genç Abhazya açısından büyük bir olasılıkla tamamen kaybedilmiş bir gençtir. Gençlerimizin kalbine sonsuza dek sökemeyecekleri bir çivi saplamamak için mutlaka sağlam projeler yapmalı ve sorunları elbirliği ile çözmeliyiz. Diasporadaki gençlik oluşumlarıyla anavatandaki gençlerin ilişkilerini geliştirmeli, dayanışmalarını sağlamalıyız. Bu ilişkiler dönüş konusunda sağlıklı temeller oluşturur kanısındayım. İşi yaşlılara bırakmamalıyız. Onlar elbetteki kötü niyetli değiller. Ancak bazı konularda gençleri anlamaktan yoksun olabilirler. Bundan dolayı da işlerimize engel olabilirler. Oysa ki tam tersinin olması gerekir. Moskova’da öğrenim gören gençlerimiz orada bir gençlik örgütü kurmak istediler. Destekledik. Nisan ayında da derneklerini oluşturdular. Cumhurbaşkanımız Bagapş da o tarihlerde Moskova’daydı. Gençleri ziyaret edip çalışmalarında başarılar diledi. Şu anda Moskova’da oldukça aktif bir gençlik örgütümüz var. Bu bile tek başına gençlerin arkasında durduğumuzda neler yapabileceklerini gösterir. ?
JC: Benim sorularım bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?
ŞA: Son bir şey söylemek istiyorum ben de. Şimdi komitemiz adına bir internet sitesi hazırlıyoruz. Bu site için küçük de olsa bir bütçe oluşturduk. Türkiye’den gelecek gençlerden bu konuda bize yardım edebilecekler varsa çok memnun oluruz. Onlara vereceğimiz ücret tatminkar olmayabilir ama yine de yardım edeceklerini umuyoruz.
JC: Bu duyurunuzu biz de Jineps gazetesi aracılığıyla Türkiye’den anavatan Abhazya’ya dönmeyi düşünen gençlere ulaştıracağız. Dilerim en kısa zamanda bir cevap alırsınız.
14 Ağustos Etkinliği
Jade Cemre: Davetiniz üzerine biz de katılmayı istiyoruz, ancak Jineps okuyucları için 14 Ağustos’ta yapılacak etkinliğin ayrıntılarından bahseder misiniz?
Şamil Adzınba: ‘14 Ağustos Şavaş Şehitlerimizi Anma Günümüz’ savaşın başlangıcının yıl dönümüdür. Bu tarihte gençler bir yürüyüş düzenleyecekler. Bir grup Psov’dan bir grup İngur’dan yürüyüşe başlayacak ve bir gün yürüyecekler. İkinci gün savaşın başladığı kırmızı köprüde buluşacaklar. Sonra Anıtpark’a çelenk koyacaklar. Psov’dan gelenler Gumusta’da, İngur’dan gelenler Macara’da durup geceyi kamp yaparak geçirecekler. Kırmızı köprüdeki tören sırasında bütün ülkede ve diasporada bir dakikalık saygı duruşu yapılacak. Ayrıca her yıl kardeş halklarımız Adigeler, Kabardeyler, Osetler, Çeçenler devlet düzeyinde olmasa da bu önemli etkinliğe katılıyorlar. Psov ve İngur grupları dışında da Abhaz Gürcü savaşı sırasında dağlardan bize yardıma gelen kardeş halkların kullandığı geçit olan Avatkhara’nın yukarısında, Abhazya-Rusya sınırında yer alan Damkhurts’da otuz kadar genç tören yapacak. Onlar da yine diğer iki grup gibi 13 Ağustos’ta yola çıkacak Burada zaten geçen yıl diktiğimiz bir anıtımız var. Bu anıt savaşta bize yardıma gelen kardeş Kafkas Halklarını sembolize ediyor.
JC: Ulusal bilinci güçlendirecek böylesi bir etkinliği gençlerin üstlenmesi gerçekten önemli. Peki bu etkinlikleri kim organize ediyor? Yani bu etkinlik düşüncesi nasıl gündeme geldi? Nasıl gelişti?
AŞ: Bu etkinlik gençlerin düşüncesi. Düşüncelerini olgunlaştırıp bana geldiler çünkü ben devletin gençlerle ilişkilerini düzenlemekle görevliyim. Buna layık olup olmadığımı bilmiyorum ama elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
JC: Peki bu gençler kim?
AŞ: Bizde otuz otuzbeş civarında kayıtlı gençlik örgütü mevcut. Ancak bunların aktif olanları yedi kadar. Bu gruplar bir araya gelip organize ediyorlar. Gerçi fikrin kaynağı Moskova’da öğrenim gören Abhaz gençlerinin oluşturduğu bir örgüt. Bu düşünceyi Moskova’da olgunlaştırdıktan sonra Abhazya’daki gençlerle paylaştılar. Onların da katılımıyla bir proje oluşturdular. Sonuçta projeye destek almak için bana geldiler.
JC: Bu örgütlerden bir kaçının ismini verebilir misiniz?
AŞ: Abhazya Devlet Üniversitesi Öğrenci Birliği, Rusya’da öğrenim gören ya da çalışan gençlerin oluşturduğu Abhaz Gençliği Birliği (AYDGILARA-Dayanışma), Abhazya Gençliği Birliği (AMRA), Gençlik Birliği (GENÇLERİN ZAMANI), Öğrenim İşleri Merkezi (FENİKS) başta olmak üzere bir çok gençlik örgütü birlikte organize ettiler.
JC: 14 Ağustos’un ardından, yakın zamanda düzenleyeceğiniz başka bir gençlik organizasyonu var mı?
AŞ: Evet, ay sonunda, okulların açılmasından önce bir Rock Festivali ve yarışması düzenliyoruz. Bunun ayrıntılarını da daha sonra size bildiririm.
JC: Soracaklarımız bu kadar. Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
 

Sayı : 2007 10

Yayınlanma Tarihi: 2007-10-01 00:00:00