Yüzleşme Zamanı Gelmedi mi?

0
28

Daha dün, Kaf-Fed Başkanı Rusya’da gözaltına alındı ve sınırdışı edildi. Ama Çerkes diasporasını temsil eden en büyük kurumlardan birinin başkanına yapılan bu tavır, “onurlu, yürekli, özgür, mücadeleci” bir halkın çocuklarından bu tanımlara uygun bir karşılık bulamadı. Herkesin bildiği gibi bu ilk de değildi. Daha önce önemli işadamlarımıza da bu muamelenin benzerleri yapılmış ve yine hak ettiği karşılığı bulamamıştı. Tam da o nedenledir ki; Rusya’nın fütursuzluğu, cesareti hep daha da artarak “ŞİMDİLİK” bu noktaya kadar ulaştı.

Daha bunun kırgınlığını atlatamadan, bir kez daha onurumuz zedelendi. Bir devlet başkanı, Abhazya Devlet Başkanı, halkının, akrabalarının, dostlarının yaşadığı bu coğrafyanın sınırlarından içeri sokulmadı. Evet, Türkiye’ye girmesi engellendi. Kim tarafından? Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından! Nasıl? Aba altından sopa gösterilerek. Buna boyun eğen kimler? Bu tehdide, kendi deyimleriyle “ısrarlı rica”(!) demeyi tercih edip, bu ağır muameleyi yumuşatmaya çalışanlar ve Sergey Bagapş’a “ısrarlı rica”ya uymasını telkin edenler tarafından. Hiçbir hukuka, yasaya uyması mümkün olmayan bu uygulamanın nereye kadar uzanacağını merak ve endişeyle bekliyorum.

Şimdi bir yurttaş olarak, konuyla ilgili ve de yetkili herkese, her kuruma soruyorum?
Örneğin, başka akrabalarımızın, dostlarımızın da gelmesini engelleyecekler mi? Örneğin, Hukukla çerçevesi belirlenmiş, adına demokrasi denen açık bir diktatörlükle yönetilmeyen bir ülkenin keyfi olarak bir turisti sınırdan sokmama hakkı var mı?

Eğer bu uygulama, bu hukukdışılık, burada yaşadığı iddia edilen milyonlarca Çerkes’in varlığına rağmen yapılabiliyorsa, bizim “takke’mizi, ya da takkelilerin takkelerini önüne koyup düşünmesi gerekmez mi?

İçerde ve dışarıda, artan baskılara, tacizlere ve sınırlamalara karşı yıllardır gösterilen tepkilerin benzerleri sürüp gidecek mi? Kimse çıkıp, yıllardır sürdürdüğünüz politikaların sonuçlarıdır bunlar, yeter artık, yüzleşme zamanı geldi, demeyecek mi?

Ne ilginçtir ki; Kafkas Abhazya Kültür Derneği, başlığında “Protesto” kelimesi geçmese, protesto olduğu bile anlaşılmayacak bir metinle tepki vermeyi tercih etmiştir.

Oysa bu “yürekli, namuslu, onurlu” halkın çocukları olarak bize yakışan, her tür tehdide, aba altından sopa göstermeye rağmen Devlet Başkanı Sergey Bagapş’ı Türkiye’ye getirmek, gelmesini sağlamak ve açıkça çağrıda bulunmaktı!

Bu da yetmez, daha yeni oylarımızla o TBMM koltuklarında oturanları, medya, medyayla birlikte ziyaret gibi her türlü araçla ve herkesin duyabileceği kadar yüksek sesle, açıklama yapmaya davet etmekti.

Ve son olarak, bize yakışan; şu hep bahsettiğimiz ama ortalıkta görünmeyen gücümüzü ortaya koymak, gücümüzün olduğu bütün illerde protesto gösterileri yapmaktı? İşte o zaman yaptığımız şeylerin adı PROTESTO olurdu.

Şimdi ise, küstürülmüş, incitilmiş ama sapı kısa sürede elinde kalacak bir elma şekeri ile avutulmaya hazır birer küçük çocuktan farkımız yok. Evet, onurum çok zedelendi! Ama benim onurumu, hiçbir devletin hukukdışı, anti-demokratik uygulamaları ya da insan hakları ihlalleri zedeleyemez. Benim onurumu ancak ve sadece “boyun eğmek, itaat etmek” zedeler.

Yani bizim için “Mesele”; “Esir düşmek değil, teslim olmamaktır!”

Sayı:2007 10

Yayınlanma Tarihi:2007-10-01

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here