Abhazya Gup Köyünün Dünü Bugünü Yarını

0
10

Valentina Gogua
Gup köyü Tkorçal ile Oçamçira’yı bağlayan yolun üzerinde kalıyor. Etrafı dağlarla sarılmış bir görüntüsü vardır. Gup köyü deniz kenarından biraz uzaktır, fakat köyün tam ortasından Aalzga nehiri geçer. Eskiden buraya, öğleden sonraları birçok kişi dinlenmeye gelirdi. Gençler, çocuklar, yaşlılar herkes gelirdi. Amaç sadece yüzmek değildi, hep birlikte oyunlar oynanır, şarkılar söylenirdi. Bu eğlenceli toplantılarda gençler büyüklerden birçok şey öğrenirdi. Oturma kalkma, misafire davranış, kabze, saygı, namus kavramları burada gençlere öğretilirdi. Geçmişte yaşanmış kahramanlık ve insanlık örneği olayları birbirlerine anlatırlardı.
Eskiden beri Abhazya’da köyün anlamı, önemi çoktu. ‘Apsuara’nın güzelliği ve onun incelikleri tam olarak köyde yaşanıyordu.
Gup köyünde birçok bilim adamı ve yazar yetişti. Bunların bir çoğunun isimleri Abhazya’nın dışında da biliniyor. Bu isimlerden bazıları; Prof.Dr. İnal-ipa Şaluva, bilim adamı Bigajba Huhut, meşhur yazar Gogua Aleksey, akademisyen (halen Abhazya Devlet Üniversitesi Rektörü) Goramiya Aleko, ressam Gabeliya Sergey.
Köyde bugünkü hayat nasıl?
Köyün gençlerinin bir kısmı öğrenim görmek için yurt dışındadır. Tek kelimeyle o bölgenin her köyü gibi Gup köyü de gelişiyordu. Ama 14 ağustos 1992 geldi. Köyün hayatı değişti. Köyden çok şehit verildi. Savaş sonrasında evi yanan, zarar gören birçok aile köyü terk edip büyükşehirlerde yaşamaya başladı. Akrabalığı, komsuluğu bırakmak istemeyenler kaldılar.
Aslında alan olarak büyük bir köy değil. Şu an köyde 270 hane, 500-600 kişi var. Çocuk çok az. Gençler daha da az. 15 yıldır okumak için köyden çıkanlar geri dönemedi. Köyde şu an imkanları kısıtlı. Şehirlerdeki yaşam standartı şu an köyde yok. Köyde bir öğretmen maaşı 2000 ruble. Devlet memurluğu dışında işletme yok. Bölgenin her köyü gibi Gup köyünün de problemleri çok. Modern tarım için teknik alet yok. Okulun onarım görmesi gerekiyor, öğretmen açığı var ve laboratuar gibi meteryaller eksik. Köy okuluna bir bilgisayar hediye edildi ama öğretmenler yaşlı olduğu için kullanamıyorlar. 2 yıldır bilgisayar ambalajında duruyor. Yine de hiçbirşey yapılmadı dersek haksızlık olur. Köy merkezinde şehitlik yapıldı. Yollar tamir edildi ve otoban yapıldı. Ve Oçamçira Bank’ın şubesi açıldı. Artık emekliler ordan maaş alabiliyorlar. Daha önce her ay Oçamçira’ya gidiyorlardı. Bu yıl devlet çok çocuklu ailelere yardım yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı okula kitap gönderdi. Eskiden okulda 250-300 öğrenci olurdu, şimdi 60 öğrenci var. Öğretmen sayısı sadece 15.
Eskiden tonlarca çay toplanır, tütün yetiştirilirdi. Çiftçilik yapılırdı. Çok büyük inek çiftliği vardı. Peynir, süt üretilirdi. İnsanın ihtiyaç duyacağı her şey vardı. Şu an köylüler sadece kendi tarlalarını ekiyorlar ve kendilerine yetecek kadar hayvan besliyorlar. Köyde şu an tavuk, hindi, koyun, keçi, manda ve inek bakılıyor. Tarlalarda da en çok mısır ve fasülye yetiştiriliyor. Teknik alet olmadığı için öküzlerle çift sürülüyor. Mısır posaları hayvan yemi olarak kullanılıyor. Mısır hem evin ihtiyacını karşılıyor, hem de satılıyor. Onun dışında fındık, mandalina ve diğer meyveler satılıyor. Evin ihtiyacı topraktan karşılanıyor ama giyim, ev ihtiyacı, düğün ve cenaze masrafları var (gidilen her düğün ve cenazede para yardımlaşması yapılıyor, bugünkü rayiç 500-1000 ruble civarında). Şartlar çok zor olsa da bunlardan geri kalınmıyor çünkü, ‘gerektiği yere gitmezsen yaşarken öldün demektir’ şeklinde bir söz var.
Günler nasıl geçiyor?
Şehirlerde hayat kaynıyor ama şehirle köyün tek bağlantısı televizyon. Akşam 8 den itibaren geç vakte kadar Abhaz kanalı seyrediliyor, Abhazya ve dünyayla ilgili her türlü haber alınıyor. O saatlerde kolay kolay kimse bahçelerde görülmüyor. Bazen yayın kesiliyor, o zaman moraller bozuluyor. O zaman birbirleriyle dertleşip Gup köyünden olan Agırba İrina’nın Argama programında neler olduğunu konuşuyorlar. Ama en çok program sonunda yayınlanan ölüm ilanlarını merak ediyorlar ve üzülüyorlar. (Ölümler her gün televizyondan ilan ediliyor, insanlar bu haberleri izleyerek ederek cenazeleri takip ediyorlar).
Gupaalar Abhazya’da neler olup bittiğinden, hayatın dışında kalmıyorlar. Parlementoda hangi kanunlar onaylandı, iş hayatında kim neler yaptı, iç ve dış politikada neler oldu gibi konular en çok konuşulanlar. Tabi ki konuşmalarda ortaya konan düşüncelerin içinde doğru şeyler de var, yanlış şeyler de. Ama önemli olan ilgi duyulması ve kafa yorulması değil mi?
İşte bugünkü Gup köyü durumu böyle. Peki gelecekteki Gup köyü nasıl olacak?
Gupaaların umudu tabiî ki gelecek dönemde. Büyük-küçük herkes gelecekten barış, sağlık, gelişme ve en önemlisi Abhazya’nın resmi olarak tanınmış bir devlet olabilmesini bekliyor. Sadece Gup köyü için değil tüm Abhazya halkı için gelecek yıllar uğurlu olsun. Öyle isteyelim, öyle olsun.
Çeviren: İrma Adleyba 

Sayı : 2008 10

Yayınlanma Tarihi: 2008-11-01 00:00:00