Altın Gerdanlık

0
11

Küçük bir kuş, Bey’in çöplüğünde eşelenirken küçük bir altın gerdanlık bulmuş. Bey’in avlusundaki bir ağaca kona­rak:
Beyde olmayan bende var, hanımında olmayan bende var, diye ötmeye başlamış.
Bey:
Bende olmayıp da o küçük kuşta olan neymiş bakalım, gidin de öğrenin, diye adamlarına emir vermiş. Adamları, öğrenip dönmüşler:
-Sende olmayıp da onda olan, altın bir gerdanlık, beyim, demişler.
Kuş ötmesini sürdürmüş:
-Beyde olmayan bende var. Hanımda olmayan bende var.
Bey bu kez:
-Gidin alın o şımarıktan altın gerdanlığı, diye emir ver­miş.
Adamları koşarak gitmişler, gerdanlığı kuştan alıp getir­mişler. Biraz sonra kuşun sesi tekrar duyulmuş:
-Kıskandılar da aldılar, çekemediler de aldılar.
-Gidin geri verin şu gerdanlığı, demiş Bey.
Altın gerdanlığı götürüp kuşa geri vermişler. Kuş gene ötmeye başlamış:
-Korkuttum da aldım, kandırdım da geri aldım.
Bey kızıp bağırmış:
-Şu kendini bilmez kuşu yakalayıp kesin bakalım, demiş.
Beyin adamları, küçük kuşu yakalayıp kesmeye başla­mışlar. Kuş o anda:
-Burnum kanıyor, burnum kanıyor, diye alay etmeye başlamış.
Bey:
-Tüylerini yolun da kızartın şunu, demiş.
Kuş tüyleri yolunurken:
-Tüy değiştiriyorum, tüy değiştiriyorum, diye alaya de­vam etmiş.
Şişe geçirip kızartmaya başlamışlar. Kuş yine ötmüş:
-Sırtımı ateşte ısıtıyorum, sırtımı ateşte ısıtıyorum.
Bey, kuşu yedikten sonra, kuş içerden şöyle seslenmiş:
-Bey’in karnında yuva yapıyorum, Bey’in karnında yuva yapıyorum.
Bey, kuşu yedikten sonra ishal olmuş. Eliyle karnını bas­tırarak ibriği kaptığı gibi tuvalete koşmuş. Bey, oturur otur­maz kuş onun aşağısından pırrr diye fırlayıp kaçmış.
Kuş kaçarken Bey, kuşu öldürmek için kamasını çıkartıp sallayınca kendi bacağını kesip koparmış.
Durumu gören kuş, yine dalda ötmeye başlamış:
-Tek bacaklı Bey, tek bacaklı Bey…
Ondan sonra uçup gitmiş.
Çerkes Masalları – Okyanus Yayınları
Çerkesçe’den çeviren: Yaşar Bağ
 

Sayı : 2009 06

Yayınlanma Tarihi: 2009-06-01 00:00:00