3. Soru önergesi

0
20

3. Soru önergesi
                                                                                                                       03.12.2009
TBMM Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sn. R.Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.
Atilla Kart
CHP Konya Milletvekili
İlgi; (a) Tarafımızdan Başbakan’a yöneltilen 07.05.2009 tarih-7/7877 sayılı yazılı soru önergesi.
(b) Yine tarafımızdan Başbakan’a yöneltilen 21.08.2009 tarih-7/9241 sayılı yazılı soru önergesi.
İlgi önergelerimizde; Kafkasya’da meydana gelen çatışmalar sonucunda Bölge’de meydana gelen gelişme ve çatışmalar değerlendirilmiş; bu gelişmeler sonucunda Türkiye’nin Abhazya’ya karşı ambargo uygulamaya başladığı, ambargo sonucunda Türkiye’de yaşayan ve sayıları 500 binin üzerinde olan Abhaz ile sayıları 4 milyonu aşan Kuzey Kafkasyalı’nın akrabalarıyla olan ilişkilerinin kesildiği ve engellendiği; Abhazya’ya gitmek isteyenlerin Rusya Federasyonundan vize almak suretiyle gidebildikleri, bu durumun ise her anlamda ciddi mağduriyetler yarattığı ifade edilmiştir.
Olayın diplomatik boyutunun değerlendirmesinin ayrıca yapılması kaydıyla, bu insanların anayasal güvence altında bulunan seyahat özgürlükleri ve aile bütünlüklerinin korunması sorumluluğu çerçevesinde, ilgi önergelerimizle Hükümet göreve davet edilmiş ise de;  her 2 önergemize de Hükümet cevap dahi vermemiş, bu sebeple önergeler 29 Haziran 2009 ve 5 Kasım 2009 tarihli Gelen Kağıtlar listesinde yayınlanmıştır.
Demokratik açılım söylemlerinin dillerden düşürülmediği bir dönemde 4 milyonu aşkın bir nüfus yoğunluğuna sahip olan bu insanların seyahat özgürlükleri ve aile bütünlükleri maalesef Hükümet eliyle ihlâl edilmiş bir durumdadır. Bu insanların anayasal anlamda korunması gereken temel hak ve özgürlüklerinin ihlâline Hükümet seyirci kalmaktadır. Hükümet bu yurttaşlarımızı görmezden gelmektedir.
Tam bir sorumsuzluk ve keyfilik söz konusudur.
Hükümet’in demokratik açılım söylemlerinin inandırıcı ve tutarlı olmadığını gösteren ayrımcı ve düşündürücü bir tavır söz konusudur.
Hükümet’in böylesine önemli ve insani talepleri içeren önergelere cevap dahi vermemesi karşısında, bu konuda artık “Hükümet politikası” haline gelen bir tavır içine girdiği düşüncesiyle, iş bu önergenin Dışişleri Bakanı yerine bir kez daha doğrudan Başbakan’a yöneltilmesi zorunluluğu doğmuştur;
1) Böylesine önemli, insani boyutları ve anayasal dayanakları olan konuları içeren ilgi önergelerimize Hükümet neden cevap vermemektedir?
Neden duyarsız ve sorumsuz davranmaktadır?
2) Bu önergelere cevap verilmemesi
Hükümet’in, 4 milyonu aşkın bir nüfusa sahip olan yurttaşlarının temel hak ve özgürlüklerinin ihlaline seyirci kaldığı ve devamında da Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları arasında ayrımcı politika uygulaması yaptığı anlamına gelmez mi?
Bu durum aynı zamanda demokratik açılım söyleminin de samimi olmadığı, dayanağının bulunmadığı ve içinin boş olduğu anlamına gelmez mi?
Belirsizlik yaratan bu duyarsız tavrı ve politikayı, bundan böyle de sürdürecek misiniz?

Sayı : 2009 12

Yayınlanma Tarihi: 2009-12-01 00:00:00