Abhazya, başka bir ulusun vesayeti olmaksızın

0
7

Abhazya,
başka bir ulusun vesayeti olmaksızın
bağımsızlığı başaracaktır!
Cumhurbaşkanı Sergey Bagapş
Ülkem; Rusya, Venezuela ve Nikaragua tarafından tanındı. Uzun zamandır beklenen son Avrupa Birliği raporu bizi tanıyan tüm hükümetlerin kanunu ihlal etmiş olacağına karar verdi.
Bu durumda nasıl bu kadar iyimser olduğumu merak edebilirsiniz, doğruyu söylemek gerekirse Abhazya’nın bağımsızlığı sağlama bağlanmıştır, politik ve ekonomik olarak büyüyeceğiz. Ayrıca dünyanın çoğu ülkelerince tanınmamızın an meselesi olduğuna inanıyorum.
Geleceğimizden neden bu kadar emin olduğumu açıklayayım.
En önemlisi, bağımsızlığımız Abhaz halkı için adalet, özgürlük ve demokrasi arzumuzdan kaynaklandığından dolayı eminim. Martin Luther King’in tüm dünyada bilinen demecine inanıyorum. “Tarihin yayı uzundur ama adalete doğru kıvrılır.”
Gerçek özgürlük amacımız karşısında Gürcistan liderleri, ekstrem milliyetçilik temelinde 1931’de Josef Stalin tarafından Abhazlar’ı kabule mecbur ettikleri “toprak bütünlüğü” nün iadesini isteyerek meydan okuyorlar.
İkincisi savaş ve ablukaya rağmen 16 yıl boyunca bağımsız bir devlet olarak var olduk, Gürcistan’ın batılı arkadaşları tarafından önemsenmeyen bir başarı…
Üçüncüsü, güçlü etnik kimliğimiz ve ürkütücü ekonomik gücümüzle bir ulus olarak bol bol yetecek potansiyelimiz var. Abhazya’nın ılıman iklimi ve Karadeniz’de yer alması bizi çekici bir turizm yeri ve Avrupa-Asya arasındaki ticaret için bir ara yol yapmaktadır. Sadece 20 mil kuzeyimizde gerçekleşecek olan Soçi Kış Olimpiyatları boyunca binlerce konuk ağırlamayı umuyoruz.
Dördüncüsü, halkımız yeniden gülümsüyor. Artık askeri üniforma giymiyor ve düzenli olarak tüfeklerini temizlemiyorlar. Artık yas giysileri giymiyorlar. Kendileri ve aileleri için bir gelecek olduğuna inanıyorlar.
Sonuç olarak inanıyoruz çünkü artık umutsuz değiliz. Dünyanın kendine gelmesi ne kadar uzun sürerse sürsün bekleyebiliriz.
Tarih, karşıt olanlar tarafından meşru sayılan hiç bir bağımsızlık mücadelesi olmadığını gösteriyor. Bu Amerika Bağımsızlık savaşı için de geçerliydi ve bugün Abhazya için de. Bizler demokrasimizi ve ekonomimizi inşa ederken Amerika ve Avrupa bize karşı olan politikalarını yanlış temeller üzerine oturtmaktadır.
Son Avrupa Birliği raporu Gürcistan’ın Güney Osetya’da uluslar arası hukuku ihlal eden vahşi bir sürpriz saldırı ile sivilleri gelişigüzel öldürerek savaşı başlattığı sonucuna varmıştır. Yine de batılıların çoğu bağımsızlığımızın meşruluğu konusuna Gürcistan’ın sivillere yaptığı berbat ve gereksiz saldırıdan daha fazla ilgili görünüyorlar.
Belki de böylesi görüşler şaşırtıcı değil. Washington ve Brüksel’de düşünceye egemen olan Soğuk Savaş entelektüelleri Abhazya’yı ya da Abhazlar’ı umursamazlar. Samimi olmak gerekirse Gürcüler’i de umursamazlar. Onlar sadece nefret ettikleri Rusya için bir şeyin iyi ya da kötü olup olmadığını umursarlar.
İronik olan bizi Rus yardım ve desteğine bağımlı olmamız konusunda ateşli eleştirenler de onların etkisi altındaki entelektüeller, gazeteciler ve liderlerdir.
Bir arkadaşım “Birleşen Kalpler”* adlı ünlü ve eski bir Amerikan filminde Humphrey Bogart’ın söylediği bir replikten bahsetti. “Geri geldiğinde ne yapacağını biliyor musun? Dişlerimi dökünceye dek dövecek, sonra da mırıldanmam için karnıma tekme atacak.” Gürcistan’ın Abhazya üzerindeki tecrit edici diplomatik ve ekonomik politikasını destekleyerek Amerika ve Avrupa mecazi anlamda bunu yapıyor. Bize hiçbir alternatif bırakmıyor ve sonra da var olmak için gerekenleri yaptığımız için bizi eleştiriyorlar.
Uluslararası topluluk bankacılık şifrelerini bizden esirgediğinde Rusya çözüm sunuyor. Uluslararası demiryolları kodlarını alamadığımızda Rusya demiryollarımızı düzenlemeyi kabul ediyor. Hasta insanlarımızı Avrupa hastanelerine gönderemediğimizde Moskova’ya yolluyoruz. Gürcistan mallarımızı deniz yoluyla getirmemiz konusunda bizi ablukaya aldığında Rusya’dan kara ve demiryoluyla getiriyoruz.
Eğer Avrupa ve Amerika politikalarını Gürcülerin birgün “toprak bütünlükleri”ni geri alma fantazisi üzerine değil de şu anda bölgemizde neler olduğu gerçeği üzerine temellendirselerdi, etnisitelerine bakmaksızın tüm Kafkasya vatandaşlarının yararına olacak diplomatik bir uzlaşma yolu ve insani hareketin var olduğunu fark ederlerdi.
4 yıl önce Rus yanlısı bir adayın karşısında adaylığımı koymuş olmama karşın tarihimizin bu kritik döneminde Rusya’nın desteğine ne kadar minnettar olduğumu anlatamam. Ama diğer Abhazlar gibi ekonomimizi başkalarının desteğiyle inşa etme fırsatına sıçrayabilirdim. Biz bağımsız bir ülkeyiz ve bir başka ulusun vesayeti altında bir geleceği kabul etmeyeceğiz.
Amerika ve Avrupa’yı ilerisi için barışçı bir yol arama konusunda bize kulak vermeye davet ediyorum. Hiçbir şey bizi Gürcü milliyetçileri ve despotları tarafından yönetilmeye geri döndüremez.
Adaletin, sonunda bize doğru kavis yapacağına inanıyoruz. Ama akıllı uluslararası önderlikle bu daha az bir zaman için de olabilir ve olur da…
Çeviri: Serap Canbek
Çev. notu: Filmin orijinal adı “Big Sleep”: Büyük Uyku. Türkiye’de “Birleşen Kalpler” adı ile gösterildi.
 
 

Sayı : 2009 12

Yayınlanma Tarihi: 2009-12-01 00:00:00