Sosrıko’nun Devlerden ateşi alma öyküsü

0
9

Kar ve duman mekan tutmuşken
Yalçın dağ doruklarını,
Korkunç ve hantal devlere
yataklık eder,  
Nemli, karanlık mağaraları, 
Kafkasların.
***
Ateş var devlerde ateş!
Eti ateşte pişirirler,
Hiç sönmez ateşleri!
***
Eti pişirmek ve ısıtmak için sütü,
Ve de donmamak için
Soğuk kış gecelerinde
İnsanoğluna da ateş gerek!
***
Ateş vaaar, ateş yoook!
Ateşte pişirirken taze ceylan etini devler
Ateşe hasret insanoğlu!
***
Güneş kızgın, toprak sıcak
Havada bir tuhaf ağırlık
Belli ki kan akacak
Ateş uğruna!
***
Nasıl ki dövüşmekteyiz
Paranın tanrılarına karşı,
Onlar tepeden tırnağa silahlı,
Tek kurşun yok tabancamızda
Yine de iyimseriz.
***
İşte aynı iyimserlikle
Atına atlar Sosrıko
Ve haykırır,
Varayım, bakayım
Kimmiş esirgeyen bizden ateşi!
***
Teke tek vuruşmada
En güçlüsüyle devlerin,
Yenişemezler, fakat,
Daha kıvraktır hareketleri,
Kafkas dansları gibi, ve de…
Daha serttir vuruşları Sosrıko’nun.
***
Derken,
Egemen ve güçlülerin
Çoğu zaman başvurduğu hileye başvurur devler,
‘Hileli döğüşüyor’ diye bağırarak,
Hileli döğüşmeye başlarlar.
Hep birlikte saldırıya geçerler,
acımasız.
Zorlanır yiğidimiz!
***
Spartaküs,
Savaşçı bir köledir.
Kafa tutar, koca Roma’ya,
Köleler ordusunun başında.
Böyle yazar tarihler.
Yenilirler ama…
Hala yaşar anıları
Kafa ve gönüllerde.
***
Efsaneler Kawa’yı anlatır,
Demirci Kawa’yı,
Başkaldırmıştır krallara, şahlara.
Onun anısı da yaşatılır,
Newroz ateşiyle.
***
Benzer bir kavgadır,
Devlerle kavgası Sosrıko’nun.
Son derece eşitsizdir güçler,
Kazanmak, yiğitlik kadar,
Taktik ustalıkta ister.
***
Alıp kaçırırken ateşi
Kanatlı olsa da atı,
kurtulamaz,
Yakayı ele verir yiğidimiz.
***
Boyun eğmez.
Dağlıların yüzyıllar boyu
biriktirdiği ve bir miras olarak
kuşaktan kuşağa aktarılan
savaş taktiklerine başvurur.
***
Derler ki,
Kaspi suyuna dalmaya ikna edip
Koca gövdeli,
aklı kıt devi
boynuna kadar,
Anasının duası ve
tanrıların yardımıyla,
***
Donunca Kaspi suyu,
Vurur boynunu.
Ateşe kavuşur dağlılar!
***
Büyük bir ateş yakarlar,
Üç gün, üç gece şarap içer,
dans ederler etrafında.
 
Mehmet Yücel

Sayı : 2010 09

Yayınlanma Tarihi: 2010-09-01 00:00:00