Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

İhtiyar Cimrinin İlginç Hesabı

Köyde bulunduğum bir gün köy meydanımızdaki çeşmenin başına seyyar bir dondurmacı gelmişti. O gün hava çok bunaltıcı ve sıcaktı. Biz de ailecek bahçede çam ağaçlarının altında oturuyorduk. Eşim elime bir kap verdi ve gidip dondurma almamı istedi. Çeşme başına geldiğimde, parası olmadığı için dondurma alamayan çocukların dondurmacının etrafını sardığını gördüm. Dondurmacıya önce bütün çocuklara dondurma vermesini söyledim. Dondurmacı çocuklara külahları tek tek uzatırken, köyümüzün ihtiyarlarından sertliği ve cimriliği tanınan bir yaşlı büyüğümüz çeşme başına geldi. Çocuklara dondurmaları benim aldığımı tahmin etti ve bana, “Yelmız (Yılmaz) ikimizin de babası rahmetli oldu. Kabul edersen çocukların dondurma parasını birlikte ödeyelim, babalarımızın canına değsin” dedi.

İhtiyar büyüğümüzün bu teklifini kabul ettim. Bu teklif karşısında içimden de bu adam hakkında nasıl cimri dediklerini de düşünmeden edemedim. Bu arada köyün bütün çocukları dondurmacının başına akın etmeye başladı. Çocuklar çoğaldıkça yaşlı ihtiyarın huzursuz olduğunu ve terlemeye başladığını fark ettim. Çocuklar yetmezmiş gibi hayrımıza dondurma aldığımızı duyan, ağaçların altında tütün dizen kadınlar, kızlar da bize de alsınlar diye çocuklarla kaplar göndermeye başladı. Ben gayet rahattım çünkü hesabı nasıl olsa ihtiyar büyüğümüz ile birlikte ödeyecektik. Dondurmacı keyifli bir şekilde habire dondurma dağıtıyordu. Bu durum, seyyar satıcının bütün dondurması bitene kadar devam etti.

Dondurma bittikten ve çocuklar dağıldıktan sonra ben dondurmacıdan hesabı istedim. Bugünün parası ile 64 lira dedi. Ben ihtiyar büyüğümüzün huzursuz olduğunu çoktan anlamıştım ama ne yapacağını da merak ediyordum. Birkaç metre uzaktan bütün olup biteni izleyen ihtiyar yanıma yaklaştı ve, “Woleha benim babam öleli kırk sene oldu, günahlarını epey eksiltmiştir. Senin baban daha geçen sene öldü. Al şu dört lirayı, hadi bana eyvallah” dedi ve parayı elime verip çekip gitti.

Ben o güne kadar bu büyüğümüzün bir cimriliğine şahit olmamıştım ama ona neden cimri dediklerini o gün yüklü bir dondurma parası ödeyerek öğrenmiş oldum.

 

Tsey Yılmaz Dönmez

Yazarın Diğer Yazıları

2006-2025 arası eylül sayılarımızın manşetleri

Eylül 2006 Ortadoğu’dan kalkan kara bulutlar Kafkasya’ya doğru ... Amerika bugüne kadar Ortadoğu’da doğrudan İsrail’i hedef tahtasına oturtacak uygulamalardan ısrarla kaçınmış, Irak harekatlarında hep ikinci planda kalmasını...

‘Yükseliş’

Kuzey Osetyalı sanatçı Vladimir Soskiev’in eserlerinin yer aldığı “Yükseliş” başlıklı sergi, 15 Ağustos’ta M.S. Tuganov Sanat Müzesi’nde açıldı. Sanatçının ürettiği heykellerin bir kısmı ayrıca Vladikavkaz’ın...

Sürgünden dönerken…

Çeçenya Makhketinsky Yerel Tarih Müzesi, 23 Şubat 1944 Çeçen-İnguş Sürgünü’nden anavatanlarına dönenlerin yanlarında getirdikleri eşyanın sergilendiği bir etkinlik düzenledi. Stalin döneminde sürülenlere 1957’de geri dönüş...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img