Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

AYM’den emsal karar: “Gazetecinin özgürlüğü kısıtlanmamalıdır”

Anayasa Mahkemesi internet haber siteleri ve basın özgürlüğü için emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Hürriyet’in haberine göre; beş yıl önce Borsa Gündem adlı internet sitesinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda hisseleri işlem gören bir dizi şirketin hissedarları, yönetim kurulu üyeleri ve aracı kurum sahipleri olan iki kişi hakkında, bu kişilerin geçmişte manipülasyon suçundan yargılandığı ve mahkum olduğuna, davanın ise zamanaşımına uğradığına dair bir haber yer aldı.

Haberde adı geçen kişiler söz konusu internet sitesini şikayet etti ve peşinden dava açıldı. Dava sonucunda sitenin Genel Yayın Yönetmeni Orhan Pala iki kez 2 ay 27 gün hapis cezasına çarptırıldı, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Pala ise kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Anayasa Mahkemesi değerlendirmesinde, AİHM kararlarına da atıf yaparak Pala’nın ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Yeniden yargılama yapılması gerektiğini söyleyen Anayasa Mahkemesi, emsal niteliğinde gerekçeler açıkladı.

“Gazeteci savcı değildir, özgürlüğü kısıtlanmamalıdır”

Gazetecilerden bir beyanın doğruluğunu kanıtlamakla yükümlü savcı gibi hareket etmelerini beklemek aşırı yüksek bir ispat külfeti getirir ve böyle bir mükellefiyet sanık veya davalı olarak yargılandıkları davalarda hakkaniyete uygun düşmeyen sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir.

Dahası bir basın suçundan dolayı hapis cezası verilmesinin, gazetecinin ifade ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır. Böyle bir ceza ancak istisnai hallerde kabul edilebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ve başvurucu beş yıl denetimli serbestlik tedbiri altına alınmıştır. Bir haber sitesinin genel yayın yönetmeni olan başvurucunun, bu süre içinde cezasının infaz edilmesi riski her zaman vardır. Yaptırıma maruz kalma endişesinin kişiler üzerinde kesintiye uğratıcı bir etkisi vardır ve sonunda kişi denetim süresini yeni bir mahkûmiyet almadan geçirse bile kişinin bu etki altında ileride düşünce açıklamalarından veya basın faaliyetlerini yapmaktan imtina etme riski bulunmaktadır. Sonuç olarak başvurucunun gelecekte cezasının infaz edilebilme olasılığının kendisinde stres ve cezalandırılma endişesi yarattığı kabul edilmelidir. (sendika.org)

Yazarın Diğer Yazıları

‘Bir Yazar, Bir Eser’

Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun (KAFFED) 18 Mayıs’ta sosyal medya hesaplarından Ayça Atcı ve Nevzat Tarakçı’nın sunumuyla yayımlanan “Bir Yazar, Bir Eser” adlı programın konuğu, Aralık...

10 Ekim Ankara Katliamı davasında AYM’nin ‘dayanaktan yoksun’ kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), 10 Ekim 2015’te gerçekleşen Ankara Katliamı’nda sorumluluğu olan emniyet müdürleri hakkındaki başvuruya ilişkin kararını sekiz yıl sonra verdi. Mahkeme, 16 Mayıs’ta...

Deniz Yağan seçildi

Türkiye’de 31 Mart Pazar günü sandık başına giden 48 milyon 256 bin 117 seçmen, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticilerini belirlemişti. Seçimlerin ardından...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img