Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Bir yudum aldı…

Saatin kaç olduğuna bakmasına gerek yok, zaman durmuş gibi. Bu kış mevsiminde ne zaman gün doğuyor, ne zaman batıyor doğru dürüst bilen yok…

Kurmalı köstekli saatini ne zaman kurması gerekse, direğini kırar mıyım acaba diye düşünmeden edemiyor…

Süt getiren kadın, cam şişelerde ne içildiğini bilmez mi, adı gibi biliyor, TEKEL yazan çevirmeli kapakları çevirirken görmez mi insan…

Sütler, sağıldıktan hemen sonra ılık iken şişelere konduğundan şişeyi saran etiketten iz kalmamış, zaten öncesinde anason kokusu çıkana kadar yıkandığından yapışkanlı kısım giderek görünmez olmuş…

Gümenez’den gelen iki kömüşün çektiği kağnının sesinin duyulmaması mümkün değil…

Tahtadan yapılmış tekerleğin çıkardığı ses, geyikleri koşturur…

Süt kesilir çıkan sesten, o kadar…

Balkon herkesi taşır mı taşımaz mı bilinmez, balkonun üstünde çatının bir köşesinde yuvasına giren kırlangıç ana, yavrular ürküp düşmesin diye yuvanın ağzını sımsıkı kapatıyor…

Bir umut diye yolda duran aç kedi, gözleri sabit bekliyor, düşen yavru olur mu diye…

Serkisof köstekli saatini kurdu, tabakasından tütün çıkarıp kağıdına sardı, yakıp bir nefes aldı…

Sanki uzun zamandır hiç saatine bakmamış gibi, cebinden çıkarıp baktı, hah tamam vakit geldi dedi…

Yaprakların diri olduğu zaman, güneşin olmadığı bu zaman…

Bir yudum aldı…

Kaynamış sütün kaymağı bir karış…

 

Sayı: 2019 11
Yayınlanma Tarihi: 2019-11-01 00:00:00

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları – Ağustos 2026

Dört günde, dört şehir… Trabzon... Giresun Ordu… Samsun... Yay gibi, kaş gibi çizili, o sahil yolunu geçtim… … Vonalı neredeyse tam ortasındaydı… Beşinci gün… Yorgun muyum, yorgunum… … Maden’de ne kadar keyif aldıysam… Gülburnu’nda da...

Oubykh Mektupları -Temmuz 2026

Eğer sabaha kadar otursam çok daha fazlasını yazabilirdim fakat artık sabaha kadar uykusuz kalamıyorum… Çok kahve tüketmeme rağmen, uyku ile henüz bir sorunum yok… Tam tersi...

Oubykh Mektupları – Haziran 2026

Açılmamış bir defter… İçinin nasıl olduğu bilinmiyor… Çizgili, çizgisiz, kareli… Artık ne önemi var… … Açılmayan o defter, kapanmaz… … Duvara yazılır, yazının üstüne bir başkası daha yazar… ‘Kilroy was here…’ ‘Hain Evlat...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img