Açaxu / Ace / Ake (13. Bölüm)

0
59

-Bir tutam saçın 5000 yıllık hikâyesi-

Tanrıça Artemis’in, en belirgin ve kutsal olarak kabul gördüğü antik kent Efes’tir. Efes bir İon (İyon) şehri olarak biliniyor. Artemis’in nereden geldiğini bulabilmek için öncelikle İonların kim olduklarına bakmalıyız.

Bunun için, ilk kaynak olarak, Antikçağ tarihçisi Herodot’a bakalım neler diyor.

“Aldığı bilgilere göre, bunlar Lakedaimon’lularla Atina’lılardı, biri Dor’ların başında geliyordu, öbürü İonia’lıların. Yunanistan’ın üstün ırkları bunlardı, İonia’lılar Pelasg’lardan iniyorlardı. Dor’lar ise Helen’lerden. Pelasg’lar topraklarından hiç ayrılmamışlardı, Helen’ler ise boyuna oradan oraya göçmüşlerdi.” (HT, I. 56)

“Pelasg’lar ne dili konuşuyorlardı, kesin bir şey diyemem. Eğer bugün yaşamakta olan Pelasg’ların diline bakarak düşünmek doğru olursa, ki bunlar Tyrsen’lerden daha ötede, Kreston denilen kentte oturanlardır ve eskiden bizim Theshalia dediğimiz ülkede otururlardı ve o zamanlar Dor’larla sınır komşusuydular -bir de çok eskiden Atina’lılarla komşu olanlar var, bunlar da Hellenpontos kıyılarındaki Plakia ve Skylake’de yerleşmişlerdir- ve bir de öbür bütün siteler, ki adları değişmiş olmakla beraber Pelasg siteleridir- eğer, diyorum, bu halklara bakarak bir sonuca varmak istersek, Pelasg’lar yabancı bir dil konuşuyorlardı. Şu halde bütün Pelasg’lar aynı dili konuşuyorlardı ise, bu ırktan olan Attika halkı da, Yunanistan’a göçerken kendi dilini bırakmış, başka bir dil almıştır. Gerçekten Kreston ve Plaika’da oturanlar, bugünkü komşularının dilini konuşmazlar, kendilerine özgü bir dilleri vardır; bu da gösterir ki, bu bölgelere göçerken hangi dili konuşuyorlardıysa bugün de aynı dili konuşmaktadırlar. (HT, I. I57)

“İçlerinden Atina Prytaneion’undan gelmiş olan ve kendilerini İon’ların en soylusu sayanlar, kadınlarını koloniye götürmemişlerdir. Ana babalarını öldürdükleri Karia’lı kadınları almışlardır. Bu cinayetten ötürü kadınlar, kendi aralarında yeminle perkittikleri bir yasa koymuşlar ve bu yasayı anadan kıza sürdürmüşlerdir. Bu yasa, erkeklerle birlikte yemeğe oturmamak, kocalarının adlarını anmamaktır; böyle yapmakla babalarının, ilk kocalarının ve oğullarının ölümünü ödetmek istemişlerdir, bu cinayeti işledikten sonra kendileriyle beraber yaşamaya kalkışanlara. Bu olayın geçmiş olduğu yer Miletos’tur.” (HT, I. 146)

“Bu İon’lardan birtakımı krallarını Hippolokhos oğlu Glaukhos soyundan gelme Lykia’lılardan, başka birtakımı Melanthos oğlu Kordos soyundan gelme Pylos Kaukon’larından; daha başka birtakımı da bu iki soyun ikisinden de gelme kimseler arasından seçmişlerdir. İon adına öbürlerinden daha çok bağlı olduklarına göre, gönül isterdi ki, asıl safkan İon’lar bunlar olsunlar; ama gerçek İon’lar aslı Atina’lı olanlar ve Apaturia bayramlarını kutlayanlardır. Ve bu bayram, Ephesos’lularla Kolophon’lular dışında hepsinde kutlanır; Apaturia’ları yalnız bunlar kutlamazlar: bu da gene, aslını bilmediğim bir kan davasından ötürüdür.” (HT. I. 147)

“İonia’lılar yüz gemi göndermişlerdi; Yunan usulü silahlanmışlardı. Danaos ile Ksuthos’un Peloponez’e gelişlerinden önce, Peloponez’in bugün Akhaia denilen bölgesinde oturdukları uzun süre içinde Aigia Pelasgları adını taşımışlardı; sonradan Ksuthos oğlu İon’un adını almışlardı.” (HT. VII. 94)

“Adalarda oturanlar on yedi gemi ile gelmişlerdi. Bunlar Pelasg ırkındandırlar ve Atina kaynaklı on iki site İon’ları gibi İonia’lı adını almışlardır. Gene Yunanlılar gibi silahlanmış olan Aiol’lar, altmış gemi getirmişlerdi. Bunlar da Yunan anlatılarına göre, eskiden Pelasg adını taşırlardı.” (HT. VII. 95)

“Bugün Yunanistan denilen ülke Pelasg’ların elindeyken, Atina’lılar da Pelasg’lardandılar ve Kranai adını taşıyorlardı; Kral Kekrops zamanında Kekropid’ler adını almışlar, daha sonra Erekhtheus iktidara geçtiği zaman, adları Atina’lılar olarak değişmiştir; sonradan Ksuthos oğlu İon, Atina ordusunun başına geçmiş ve onun adına uyarak İonia’lı adını almışlardır.” (HT. VIII. 44)

Tanrı Poseidon ile Arne’den veya Melanippe’den ikiz oğulları oldu; Aiolia ile Boiotia. Bunlar kendi adları ile anılan, Aiolia (Propontis) ile Boiotia [Trakya veya Tesalya (Thessalia)] bölgelerini kurdular. Diğer bir anlatımda ise Poseidon’un oğlu, çoğu kez, Odyeesia’da sözü geçen “Rüzgârların Sahibi” Aiolos’la özdeşleştirilir. Aiolos Adaları olarak anılan adalar takımındaki Aiolos diye kendi adıyla anılan adada, Odyeesia’yı bir ay boyunca ağırlar. (Pıerre Grİmal, Mitoloji Sözlüğü)

Azra Erhat ise şöyle diyor:

“İon, Ege kıyılarına yerleşmiş, İaones adıyla anılan boylara Yunanistan’dan gelme bir kurucu ata bulmak amacıyla, efsanesi Atina’da uydurulduğu besbelli olan bir kişidir. Bu süreç üstüne efsane yazarlarından hemen de hiçbir bilgi edinilmez. Tragedya yazarlarından Euripides ise, ‘İon’ adı oyununda onu Ksuthos’un değil Apollon’un oğlu olarak gösterir.” (Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, s.160)

George Thomson ise şöyle diyor:

“Aiolos, Yunanlıların yeni yurtlarına yerleştikleri zaman bölündükleri üç koldan birini simgeler. Bu nedenledir ki, onunla aralarında bağlantı kurulan kabile ve klanların en eski tarihleri konusunda Aiolos’a güvenmemek gerekir.” s.211

Görüldüğü üzere, Herodot İonların ve Aiollerin Pelasg kökenli olduklarını açıkça söylüyor. Akhalar ise Aiollerden türediğine ve Herodot Aiollerin de Pelas olduğunu Eski Yunan söylencelerine dayandırarak söylediğine göre Akhaların kökeni de Pelasglara dayanıyor demektir.

Bu bilgilerden sonra, Artemis’in izini sürerken bakmamız gereken halk Pelasglar olarak karşımıza kendiliğinden çıkar. (Devam edecek)


Kaynakça

  1. Herodotos, Herodot Tarihi, Çeviren Müntekim Ökmen, İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul-2002
  2. Pierre Grimal, Mitoloji Sözlüğü-Yunan ve Roma- Çeviren: Sevgi Tamgüç, Sosyal Yayınları, İstanbul-1997
  3. Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, Remzi Kitabevi, İstanbul-2020
  4. George Thomson, Tarih Öncesi Ege-I, -Eski Yunan Toplumu Üzerine İncelemeler, Çeviren Celal Üster, Payel Yayınları, İstanbul-1995

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here