Vaynakhların Sesi – Вайнeхан Аз – Nisan 2021

0
20

Suriye’deki Çeçenler

al-Safih Köyü

Suriyeli tarihçi Muhammed al-Katee’nin araştırmasına göre Rusya 1861’de Çeçenleri Osmanlı topraklarına sürünce Osmanlı yönetimi kabile saldırılarını önlemek için onları Suriye çölünün batı kanadına yerleştirmiş. Hasiçi’nin (Haseke) kuzeydoğusunda yer alan Resulayn’da bir yerleşim kurmuşlar. Çeçenler başka köyler de kurmuş ve köylerine Kafkasya kahramanlarının ismini vermiş.

Resulayn’da tarla işleriyle uğraşan Çeçenler Tal al-Rumman, Qara (Kara) ve al-Safih köylerinde yaşamaya başlamış. Habur Çayı (Fırat) kıyılarında çiftçilik yapmaya başlamışlar ancak kabile saldırıları nedeniyle arzuladıkları başarıyı yakalayamamışlar. Salgın hastalıklar ve nüfuslarının bir kısmının Rakka ve Deyrizor şehirlerine taşınması da Resulayn’daki durumlarını etkilemiş. Bunların yanı sıra iklim şartlarına ve Bedevi saldırılarına daha fazla katlanamayan Çeçenlerin bir kısmı anavatanları Kafkasya’ya dönerken bir kısmı da farklı ülkelere göç etmiş.

Çeçen yerleşimleri

Golan Tepeleri, Çeçenler için yeni bir vatan olmuştu. Kuneytra, Resulayn, al-Safih, Kamışlı, Rakka ve Deyrizor’a yerleşmişlerdi.

“Çeçenler” adlı kitabın yazarı Amjad Jaimoukha’ya göre 1967’de gerçekleşen Altı Gün Savaşı’nın ardından Golan Tepeleri’nden sürülen Çeçenler, Şam civarına yerleşmeye başlamış.

Baas Partisi’nin etkisi

Ürdün Çeçenleri dil ve kültürlerini korumayı başardı ancak Suriye ve Irak Çeçenleri için bunu söylemek zor. Jaimoukha’ya göre bunun en büyük nedenler arasında iktidardaki Baas Partisi’nin hoşgörüsüzlüğü vardı.

Tarihçi al-Katee ise Çeçenlerin Baas Partisi iktidarından daha önce Suriye toplumuna entegre olduklarını belirtiyor. Baas Partisi’nin ise Suriye’deki halkların birbirlerinin kültürlerini tanımasına engel olduğunu söyleyen al-Katee, yönetimin kültürlerin beslenmesini engellediğini söylüyor.

Ürdün’deki Çeçenler kültürel kimliklerini korumakta çok başarılı oldu, bazı uzmanlar bunun nedenini kraliyet ailesiyle kurdukları yakın ilişkiye ve ekonomik düzeylerinin yüksekliğine bağlıyor. (www.enabbaladi.net)

Çeviri: Serap Canbek


Savaşı bir de annelerden dinleyin!

Çeçenya yapımı, 62 dakikalık “Bırakın Anlatayım” adlı belgesel 1 Mart akşamı, 71. Berlin Film Festivali’nde gösterildi.

Yapımcılığını ve kurgusunu Hasan Hadziev’in üstlendiği, 2020 yapımı filmi Sviatoslav Vlasov yönetti.

Belgesel hakkında konuşan Çeçenya Basın ve Enformasyon Bakanı Ahmet Dudayev, “Çeçenya’da 11 Ara 1994-31 Ağustos 1996 tarihleri arasında yaşanan Birinci Çeçen Savaşı ve 30 Eylül 1999-15 Nisan 2009 arasında gerçekleşen İkinci Çeçen Savaşı’nda binlerce insan ölmüştü. Savaşın acımasızlığını yaşamamış insanlar için rakamlar sadece istatistiktir. Bizler, gazeteciler olarak savaşın acımasız yüzünü gözler önüne sermeliyiz. Askeri operasyonların nasıl yapıldığını anlatan ya da ölü ve yaralı sayısını bildiren haberler savaşta yaşanan acıları göz önüne sermez. Bunu en iyi anneler anlatır” dedi.

Belgeselde, oğullarını Çeçenya savaşlarında yitiren Çeçen ve Rus anneler Khamsat Alisultanova, Zaina Dalaeva, Vera Lebedeva, Tatyana Koroteeva ile Vera Travina yaşadıkları acıları anlatıyor.

Önce Grozni’de çekimler yapan yönetmen Vlasov, sonrasında Pskov’a gitmiş ve oradaki annelerle görüşmüş. Vlasov, “Anneleri konuşturmak çok kolay olmadı ama yaşadıkları trajediyi kamera önünde anlatmaya başlayınca yaralarını biraz sardılar” ifadesini kullanıyor.

Filmin yapımcısı Hadziev ise “Savaşları anneler durdurabilir” diyor. (grozny-inform.ru)

Çeviri: Serap Canbek


Çeçen ezgileri

Çeçenya Folklor Sanat Merkezi, 6 ciltlik Çeçen ezgileri koleksiyonu yayımladı. Redaktörler iki yıllık çalışma süresinde 1847-2020 yılları arasında kayıt altına alınmış 1.200 eseri bir araya getirdi.

Çeçen müziğini ilk kayıt altına alan kişi İvan Klinger’di. Rus subay Klinger, Kafkasya savaşları sürecinde, 1847’de esir alınmış ve 1850’ye kadar Çeçenya’da kalmıştı. Bu dönem içinde Çeçence de öğrenen Klinger başarılı bir gitarcıydı. Çeçen müziklerini notalandıran Klinger, “Çeçenlerin Yaşamı ve Gelenekleri” diye bir kitap yayımlamış ve kitapta Çeçen ezgilerinin notalarına yer vermişti.

Çeçenya Folklor Sanat Merkezi’nin yayımladığı 6 ciltlik koleksiyonda bestecilerle ilgili bilgilerin yanı sıra notalar ve şarkı sözleri yer alıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here