Kaza değil cinayet

0
109

Erzincan’ın İliç ilçesinde, Anagold Madencilik tarafından işletilen, SSR Mining ve Çalık Grubu’nun da ortağı olduğu Çöpler Kompleks Madeni’nde 13 Şubat’ta göçük meydana geldi, resmi açıklamalara göre 9 işçi göçük altında kaldı. Türkiye’nin en büyük ikinci altın madeni olan tesis, Yukarı Fırat Su Havzası ve 1’inci derece fay hattı üzerinde. Ekoloji örgütleri, barolar, meslek odaları, sendikalar, siyasi partilerin yıllardır madene ilişkin hazırladıkları raporlar, basında konuya dair kamuoyuyla paylaşılan haberler, açılan davalar, soru önergeleri dikkate alınmadı. Maden projesiyle ilgili pek çok dava açan avukat Barış Yıldırım, 2021 yılında şirket için verilen ‘ÇED olumlu’ kararında ‘bölgede heyelan olmaz’ dendiğini söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA), Erzincan İliç’teki Anagold maden sahasının tam altından geçen Ovacık fay hattı-Munzur segmentini resmi fay haritasından sildiği öne sürüldü.

İliç’te madene karşı verdiği mücadeleyle bilinen Sedat Cezayirlioğlu, sosyal medya üzerinden yayımladığı videolu mesaj sonrası gözaltına alındı. İliç’te meydana gelen maden göçüğüne dair incelemelerde bulunmak isteyen DEM Parti ve İHD yetkilileri Dersim çıkışında yasak gerekçesiyle durduruldu, STK’ların, gazetecilerin bölgeye girişi güvenlik güçleri tarafından engellenmeye çalışıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise İliç’teki ekokırıma rağmen 22 maden projesi başvurusundan 11’ine onay verdi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya yaptığı açıklamada “Maden ocağından çıkarılan cevherin konumlandırıldığı yığın alanında önce kayma ve sonra çok hızlı akma şeklinde bir kütle hareketi meydana gelmiştir. Hareket yaklaşık 200 metre yüksekliğe sahip bir yamaç boyunca oldu. Kayan kütlenin toplam hacminin şimdilik hesaplar 10 milyon metreküp olduğu bu kütlenin de yaklaşık 800 metre kadar hareket hızının ortalama saniyede 10 metre olduğu öngörülüyor. Yukarıda asılı kalan ama yerinden oynamış 3.5 milyon metreküplük toprak kütlesi var. Tekrar kayma riski var” dedi.

Altın madeni ocağını işleten şirkette yönetici ile idareci pozisyonunda çalışan 8 kişi gözaltına alındı ancak şirketin Türkiye’deki müdürü Cengiz Demirci gözaltına alınmasının ardından yaklaşık 6 saat sonra serbest bırakıldı. Maden sahasında 10-20 santimlik kayma olduğunun tespit edilmesi üzerine kayıp işçileri arama çalışmaları durduruldu (19 Şubat). Şirket, kayan liç yığınını ve çökme tehlikesi olan toprağı farklı iki bölgeye taşıma çalışmalarına başladı.

 

Murat Özveri’nin tespitleri

Avukat Dr. Murat Özveri sosyal medya hesabından konuya ilişkin şu tespitleri yaptı:

  • Erzincan İliç’te yaşanan iş ve çevre cinayeti, dizginlenmeyen kâr hırsının topluma ne büyük bedeller ödetebildiğini bir kez daha göstermiştir. Bu felaketin baş sorumlusu kâr hırsı ile güvenlik maliyetlerinden kaçınan işletmecilerdir.
  • Kâr hırsı her işverende bulunan, onu güdüleyen temel içgüdüdür. Kâr hırsını dizginlemek, insanı, çevreyi kâr hırsına kurban etmemek, kamunun çıkarlarını gözetmek devletin görevidir. Denetim, inceleme görevini yapmayan kamu görevlileri en az işletmeciler kadar sorumludur.
  • Nitekim 3213 Sayılı Maden Kanunu madde 7 “Madenlerde inceleme, denetleme ilgili bakanlıklarca yapılır. Çevre ve insan sağlığına zarar verdiği tespit edilen madencilik faaliyetleri gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulur” der.
  • 30187 sayılı Maden Yönetmeliği Madde 76 “Kanun gereğince düzenlenmiş mali ve teknik belgeler ile ihbar ve şikâyetler dahil tüm madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetleri etkileyen hususların inceleme ve denetimi Genel Müdürlük tarafından görevlendirilen heyet tarafından yerinde yapılır” der.
  • Mevzuatın ayrıntılarına girmeye gerek yoktur. Maden Kanunu 7. Maddesi Maden Yönetmeliği 76. Maddesi’nde belirtilen denetim, inceleme ve sonuca göre yaptırım uygulama görevini gerektiği gibi yapmayanlar, kâr hırsını dizginlemeyenler sorumlu tutulmadıkça korkarım bu ülke felaket yaşamaya da devam edecektir.
  • Yüz yılı aşan bir zaman aralığı içerisinde hemen hiçbir kamu görevlisi yetkilerini doğru kullanmadığı, sorumluluklarını yerine getirmediği için sorumlu tutulmamışlardır.
  • Ermenek, Soma, Amasya maden cinayetleri, Çorlu tren kazası, görevlerini gerektirdiği gibi yapmayan, yetkilerini kamu yararı için kullanmayan kamu görevlilerinin hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam ettikleri son sorumsuzluk örnekleridir.
  • Kısaca kâr hırsını dizginleme görevini yerine getirmeyenlerin, kâr hırsıyla doğaya saldırıp insan yaşamını yok edenlerin yaptıkları yanlarına kâr kaldığı için İliç faciası yaşanmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz