Agos Gazetesi’nin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in Ogün Samast tarafından öldürülmesinin üzerinden 19 yıl geçti. Dink’in arkadaşları ve ailesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da öldürüldüğü gün olan 19 Ocak’ta Osmanbey’deki eski Agos ofisi Sebat Apartmanı önünde anma töreni düzenledi.
2019’dan bu yana 18 ve 19 Ocak akşamları Sebat Apartmanı’na Hrant Dink anısına üretilen yansıtmalar eşlik ediyor. Hrant Dink anısına yapılan yansıtmaları 2019-2023 yılları arasında Ümit Kıvanç, 2024 yılında Hale Tenger, 2025 yılında ise Memed Erdener hazırlamıştı. Bu yıl, Ohannes Şaşkal’ın ‘Aklın Yüreği’ isimli videosu Sebat Apartmanı’na yansıtıldı. Apartmanın cephesine ise üzerinde Dink’in fotoğrafının yer aldığı, “19 Ocak, 19 yıl. Hakikatin İzinde Adaletin Peşinde. Agos 30 yaşında” yazılı dev pankart asıldı.
Anma etkinliğine insan hakları savunucuları, hukukçular, siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler, gençler ve her kesimden binlerce kişi katıldı. Anmada sık sık, “Buradayız Ahparig”, “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz”, “Hrant için, adalet için” sloganları atıldı.
Anmada ilk olarak Ebru Özdemir’in Silivri Hapishanesi’nden gönderdiği mektup okundu. Özdemir mektubunda, “Düştüğün yer bir adres olmaktan çıktı; ülkenin yüzleşmekten kaçtığı bir yer oldu. Adalet talebi zayıflamadı, arttı. Alışamadık, vazgeçmiyoruz” ifadelerine yer verdi.
Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutsak bulunan Gezi direnişçilerinden Çiğdem Mater’in mektubunda ise “İnatla ve sebatla buradayız. Umutsuz olmaya hakkımız yok” sözleri öne çıktı.
Osman Kavala’nın mektubunda da Hrant Dink’in düşüncelerinin ve Agos’un 30 yıllık mirasının “adalet, yüzleşme ve barış mücadelesi” için yol gösterici olduğu vurgulandı; cinayetin aydınlatılacağına dair inancın sürdüğü ifade edildi.
“Vicdan denizinin dalgaları gibiyiz”
Hrant Dink’in arkadaşları’ndan Bülent Aydın, birçok dilde “Hrant’ın arkadaşları hoş geldiniz” diyerek anmaya katılanları selamladı. Sözlerine adalet talebini yineleyerek devam eden Aydın şunları söyledi: “Kar altındayız, yağmur altında da olduk. 19 yılda her koşulda Hrant’ı andık. Acımız dinmedi, adalet yerini bulmadı, adalet arayışımız sürüyor. Çünkü bu karanlık cinayetin arkasındaki perde aralanmadı. Zamanın bir hükmü var ama tarihin de bir hükmü vardır. Vicdan denizinin dalgaları gibiyiz.
Kimsenin ettiği yanında kalamaz. Biz bitti demeden bu dava bitmez. Hrant’ın arkadaşları, Hrant Dink’in arkadaşları, burada. Bu meydanı dolduran sizler, bizler çok daha büyük bir vicdan denizinin dalgaları gibiyiz. Çünkü bu meydanın bir ucu Taksim’de, Şişli’dedir. Bu meydanın bir ucu Samatya’da, bir ucu Kurtuluş’tadır. Bu meydanın bir ucu Yenikapı’da Balıklı Mezarlığı’ndadır. Bu meydanın bir ucu ülkeler ötesinde, bir ucu Ararat Dağı’nın ardındadır. Bir ucu Diyarbakır’dadır. Bu meydanın bir ucu Ani’dedir. Bir ucu Aras kıyısındadır. İçimizi dolduran yas birleştirir bizi. Kalplerimizi birleştiren iyiliktir. İsteğimiz adalettir. Yaşasın halkların kardeşliği.”
“İnsanca, bir arada yaşamı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz”
Bu yılki anma konuşmasını Hrant Dink’in en eski çalışma arkadaşlarından, AGOS’un genel yayın yönetmeni yardımcısı ve görsel direktörü Leda Özber yaptı. Hrant Dink’in çalışmalarını, birlikte paylaştığı anıları ve AGOS’un yayım tarihinden köşe taşlarını anlatan Özber, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “İçinde yaşadığımız yakıcı gerçekliklere dair iki çift söz söylemek isterim. Türkiye’de basın üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. Çok sayıda gazeteci hapiste. Her gün bir başkası, sırf habercilik yaptığı için gözaltına alınıyor, yargılanıyor, tutuklanıyor. Gazetecilik suç değildir.
Suçsuz yere hapsedilmiş olsa da, dostlarımız ve insanlık yine kadın, çocuk demeden sürülüyor olsa da Gazze’den, devletler yine seyirci kalsalar da o bize çok tanıdık zulümlere, adalet istemekten bıkmayacağız, haklarımızın gasp edilmesine karşı sesimizi yükseltmekten; insanca, bir arada yaşamı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”
Anma, Hüsnü Arkan’ın Hrant Dink için yazdığı “Ahparig” şarkısının çalınmasıyla sona erdi.








