Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

İki yolculuk hikâyesi ve Dağıstan -3. Bölüm

Ayşen Dağıstanlı

Mahaçkala izlenimleri

Dört günlük kısa Dağıstan ziyaretimizle ilgili yazı dizisinin ilk bölümünde Lak Bölgesi’ndeki Cara Köyü’nden anne-babası ve abisi Ömer ile ayrılan ve ancak 1967 yılında bir kez daha ziyaret edebilen kayınpederim Muhammed’in hikâyesini; ikinci bölümde, 2025 Ağustos ayında Muhammed’in çocuklarından bazıları ile Cara Köyü’ne yaptığımız ziyareti anlatmıştım. Yazı dizisinin üçüncü ve son bölümünde ise Mahaçkala izlenimlerimi aktarmak isterim.

Yazı dizisinin ilkinin kahramanları, yıllar önce bu dünyadan ayrılmış olan, zorlu yıllardaki maceralı hayat hikâyelerini farklı anıları birleştirerek anlamaya çalıştığımız, tamamını ise öğrenmemizin artık mümkün olmadığı büyüklerdi.

İkinci bölümün kahramanları Cara Köyü’nde bir zamanlar yaşamış, o güzel evleri inşa etmiş, eskiden kullandıkları eşyaları kendilerinden sonra gelenlere bırakmış olanlar ve bugün hâlâ o izlere sahip çıkan köy sakinleriydi.

Üçüncü bölümün kahramanları ise bize unutulmaz bir dört günü planlayan, ilk kez gördüğümüz halde aile duygusunun sıcaklığını yaşatan, güler yüzleriyle her anımızı güzelleştiren, eğitimli, kariyer sahibi bugünün gençleri ve onların ebeveynleri olacak. Bazıları Mahaçkala’da, bazıları Rusya’nın farklı kentlerinde yaşayan akrabalarımız bir araya gelerek yaptıkları mükemmel organizasyonla dört günlük seyahatimiz boyunca mümkün olduğunca fazla yer görmemizi sağladılar.

Rusya Federasyonu’na bağlı özerk cumhuriyetlerden biri olan Dağıstan, ülkenin en güneyinde ve Hazar Denizi’nin kıyısında yer alıyor. Güney ve güneybatıda Gürcistan ve Azerbaycan’la, batı ve kuzeyde Rusya’ya bağlı cumhuriyetler olan Çeçenistan ve Kalmukya’yla kuzeybatıda ise Stavrapol Krayı’yla sınır komşusudur. Dağıstan’da Avar, Lezgi, Dargin, Kumuk, Lak gibi 30’dan fazla etnik grup bir arada yaşamakta ve çok sayıda farklı dil konuşulmaktadır.

Mahaçkala, Dağıstan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük kentidir. Mahaçkala’da bulunduğumuz dört günün birinde üç saat mesafedeki köyümüz Cara’da kalmıştık. Diğer günlerin akşamlarını akrabalarımız tarafından farklı evlerde düzenlenen yemeklerde geçirdik. Misafir edildiğimiz evlerde sofranın kurulduğu uzun masaların bulunduğu geniş avlular, bakımlı bahçelerdeki süs havuzları dikkatimizi çekti.

Gündüz saatlerinde yaptığımız gezilere bir minibüs ve eşlik eden araçlarla kalabalık gruplar halinde gittik, böylece birbirimizle daha fazla zaman geçirdik.

Mahaçkala’ya birkaç saat mesafedeki kanyonda heyecanlı bir tekne gezisi yaptık. Kanyonlarıyla ünlü Dağıstan’da kanyon gezisi yapmadan dönmek olmazdı.

Aynı gün yol üzerindeki bir parkı ziyaret ettik. Çok geniş bir arazi üzerinde, yeşillikler içinde, geniş göletlerin, çocuk eğlence parklarının olduğu, ailelerin birlikte zaman geçirdiği çok düzenli bir parkta yürüyüş yaptık.

Yemeğimizi nehir kenarına inşa edilmiş binası, özenli dekorasyonu, modern dünya mutfağından örneklerle hazırlanmış menüsü, çok şık sunumu ve lezzetli yemekleriyle hatırlayacağımız bir restoranda yedik.

Dağıstan halklarının yerel kadın kıyafetlerini ve günlük kullanım eşyalarını gördüğümüz küçük ama çok güzel düzenlenmiş bir etnografya müzesini ziyaret ettik.

Yüzyıllardır Dağıstan’da Kubaçi adındaki bir köyde yaşayan ustalar tarafından üretilen, bu nedenle ‘Kubaçi işi’ olarak anılan gümüş işleme tekniği ile tanıştık. Kubaçili ustaların elinden çıkmış takı, silah ve ev eşyası örneklerine hayran kaldık.

Mahaçkala’ya iki saat uzaklıktaki Lak rayonunun merkezi Gazi Kumıkh şehrine de gittik. Bu şehrin girişinde bizi 18. yy. başında Safevi devletinin başındaki Nadir Şah’ın saldırılarına karşı Dağıstan halklarını birleştiren Gazi Kumıkh Hanı Surhay’ın büyük bir heykeli karşıladı.

Burada önce aile tarihine dair sorulara cevap bulabilmek için arşiv binasını ziyaret ettik. Kızının evli olduğu Türk damadından övgüyle bahseden görevli hanım aradığımız bilgileri bulmak için bize çok yardımcı oldu.

Daha sonra 8. yy’da Tâbiîn tarafından kurulan Kuzey Kafkasya’nın en eski camisini ziyaret ettik. Hz. Muhammed’in döneminde yaşamış, onu görmüş, iman etmiş ve Müslüman olarak ölmüş kişiler sahabe olarak adlandırılır. İslam tarihinin 3. nesli olarak kabul edilen Tâbiîn (tabi olan) ise sahabeleri tanımış, İslami bilgiyi onlardan almış kişilerdir. Tâbiîn olarak anılan kişiler, Arabistan’dan çıkarak gittikleri bölgelerde İslamiyeti tanıtan ve yayılmasını sağlayan, bu bakımdan İslam tarihinde önemli yeri olan bir jenerasyondur. Kuzey Kafkasya’ya da İslamiyetin ilk girdiği yer Tâbiînin gelip yaşadığı Dağıstan’dır. O tarihlerde yazıyı kullanmayan Kuzey Kafkasya halklarının arasında ilk yazılı kayıtların rastlandığı bölge de bu nedenle Dağıstan’dır. Çünkü İslamiyetin girişiyle beraber Arapça alfabe ilk kez burada kullanılmaya başlamıştır.

Kısa sürede tarihini ve doğal güzelliklerini hayranlıkla izlediğimiz Dağıstan’dan, başta Derbent ve Kubaçi gibi tarihi yerleri görmek ama mutlaka Cara Köyü’nde daha uzun zaman geçirmek üzere tekrar ziyaret etmek dileğiyle ayrıldık. (Bitti)

Sulak Kanyonu

Etnik Kültür Merkezi                                                                                                

Cuma Cami                                                                                                               

Federal öneme sahip “Kültürel Miras Varlığı” olarak devlet korumasında olan Cuma Camisi (8.yy. Gazi Kumukh)

Geleneksel kıyafetler                                                                                          

Terekli-Mekteb Köyü (Nogay ilçesi) sakinlerinden birinin kostümü
Akuşinsky bölgesindeki Gapshima Köyü sakinlerinden birinin kıyafeti
Babayurt Köyü sakinlerinden birinin kıyafeti
Balkhar Köyü’nün (Akushinsky bölgesi) bir sakininin kostümü
Botlikh bölgesindeki Andi Köyü sakinlerinden birinin kıyafeti
Gazi-Kumukh (Laksky ilçesi) sakininin kıyafeti
Gunib bölgesindeki Rugudzha Köyü sakinlerinden birinin düğün kıyafeti
Kubachi (Dakhadaevsky bölgesi) sakininin kostümü
Lezginka kostümü
Tabasaranka kostümü
Tindi köyünün bir sakininin kostümü (Tsumada Bölgesi)
Tlyarosh Köyü (Charodinsky bölgesi) sakinlerinden birinin kostümü
Urari Köyü (Dakhadaevsky bölgesi) sakininin kostümü

Yazarın Diğer Yazıları

İki yolculuk hikâyesi ve Dağıstan -2. Bölüm

Cara ziyareti Yaklaşık yüz yıl önce Dağıstan’ın Lak Bölgesi’ndeki köyleri Cara’dan, o dönem Osmanlı sınırları içerisinde bulunan Şam’a gitmek üzere ayrılan Zekeriya ve Fatımat, yanlarına...

İki yolculuk hikâyesi ve Dağıstan – 1. Bölüm

Mısost Ayşen Dağıstanlı Yolculuk hikâyeleri güzeldir. Bazı yolculuk hikâyelerinde coşkulu kavuşmalar, sevinçli buluşmalar vardır. Bazılarında ise hüzünlü ayrılıklar… En acı olan ise bir umudun peşinden gidenlerin bir...

Kurtuluş Savaşı’nda Çerkeslerin rolü üzerine – 2

Muhittin Ünal’ın çok detaylı ve büyük emek gerektiren bir araştırmanın sonucunda yazdığı ‘Kurtuluş Savaşı’nda Çerkeslerin Rolü’ kitabında, bu süreçte yer alan Çerkes kişilikleri ve...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img