Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

İki köyün kadınları bir araya geldi: Üretim, dayanışma ve hayallerle büyüyen bir kooperatif hikâyesi

Düzce’nin Konaklı ve Develi Besni köylerinden kadınların bir araya gelerek kurduğu Düzce Konaklı Köyü Kadınları Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, dayanışma ruhu, ortak üretim anlayışı ve geleceğe dair güçlü hayalleriyle dikkat çekiyor. Gönüllülük esasıyla yürütülen çalışmalar, yalnızca ekonomik bir girişim olmanın ötesinde; kadınların birlikte güçlenmesini, bilgi ve deneyim paylaşımını ve kırsal üretimin yeniden canlanmasını hedefleyen bir sosyal dayanışma modeli olarak öne çıkıyor. Doğal ürünler yetiştirmekten yerel değerleri korumaya, geleneksel bilgiyi modern üretim süreçleriyle buluşturmaktan yeni pazarlara ulaşmaya kadar birçok alanda emek veren kooperatif üyeleri, birlikte üretmenin verdiği motivasyonla büyümeye devam ediyor.

Cesaretlendiren bir model

Kooperatif başkan ve başkan yardımcısının anlatımlarıyla başlayan röportajda, kooperatif üyeleri hem bireysel hikâyelerini hem de ortak üretim yolculuklarını samimi bir dille paylaşıyor. Kadınların bir araya geldiğinde nasıl bir dönüşüm yaratabileceğini gösteren bu girişim; dayanışma, sürdürülebilir üretim ve yerel kalkınma açısından ilham veren bir örnek olarak öne çıkarken, aynı zamanda diğer köylerdeki kadınları da cesaretlendiren bir model olmayı amaçlıyor.

“Çok hızlı ilerledik”

Konaklı Köyü’nde yaşayan ve kooperatifin başkanlığını yürüten Esra Eser, kuruluş sürecinden bugüne yaşanan gelişmeleri şöyle anlatıyor:

Merhabalar, benim adım Esra Eser, Konaklı köyünde ikamet ediyorum. Konaklı Kadın Kooperatifimizin başkanlığını yapmaya çalışıyorum. 2024 yılının ocak ayında kurulduk. Yaklaşık 2 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Bu faaliyetlerimizi çok hızlı adımlarla atmaya başladık. Hatta geriye dönük, daha sonrasında ara boşluklarımızı doldurmakta zorlanıyoruz, o kadar hızlı ilerledik. 13 ortak yola çıktık, şu an 10 ortağız. Ayrılanlar, daha sonra eklenenler oldu.

“Lavanta yetiştiriciliğiyle başlayan süreç kooperatif fikrine dönüştü”

Düzce’de tarıma bağlı tek kadın kooperatifiyiz, Tarımsal Kalkınma Kooperatifiyiz. Ben lavanta yetiştiricisiyim. Bununla ilgili Tarım İl Müdürlüğü’ne başvurmuştum. Tarım İl Müdürümüz Esra Hanım’ın yönlendirmesiyle bir kooperatif kuralım düşüncesi ortaya çıktı. O zamanki muhtarımız Ali Cemil Amca sağ olsun bu konuda bizi çok destekledi. Hemen iki köyü bir araya toplayarak fikri ortaya koyduk, beklentimden daha olumlu cevaplar aldım. Köyün de, tabii ki o zamanki muhtarımızın da desteği ile çok hızlı bir şekilde yol almaya başladık.

Süreçte meyve kurularımız var, meyve kurusu üretiyoruz. Önceliğimiz tabii ki Düzce’de yetişen meyvelerimizi kurutmak. Bununla ilgili makineler aldık, Tarım Bakanlığı’ndan da yine hibe makinelerimiz geldi. Proje başvurularımız var, makinelerimizin kapasitesini büyütmek istiyoruz. İhracata yönelik ufak ufak numunelerimizi hazırlayıp gönderdik. Tarım Kredi Marketleri’nde, Hepsiburada ve Pazarama’da satıştayız. Reçellerimiz, tarhanalarımız, eriştelerimiz… Tabii ki diğer kooperatiflerde olan diğer ürünlerimiz de var ama biz şu anda özellikle meyve kurularımızla ön plandayız. Düzcemizin yöresel, coğrafi konum işaretli Düzce balkabağı kurusunu yapıyoruz. Balkabağını sadece kurutmadık, kuruttuktan sonra öğüttük, balkabağı tozu haline getirdik, onunla da ihracata yönelik çalışmalarımız var, bu yolda ilerlemek istiyoruz. Balkabağı tozu deyince Çerkes arkadaşlarımız kızıyorlar bana. Onlar Çerkes kabağı diyorlar. Meşhur Çerkes kabağı aslında ama coğrafi konum işaretini Düzce almış. Markamız “Düzceden”… Marka tescilimizi de yaptırdık. “Düzceden” markasıyla Düzce içerisindeki bütün yerel marketlerde, Türkiye genelinde de Tarım Kredi Marketleri’nde satıştayız.

Günlük 100 kilo meyve işleme kapasitesine sahibiz. Gelecek siparişe göre tabii ama personel olarak yetebiliriz, ancak makine kapasitesi olarak artırmak için bir projeye başvurduk. Onun dışında Dünya Tarım Örgütü’nden (FAO) gelen bir destek var, onun sonuçlanmasını bekliyoruz. Kapasite artırımı ile beraber daha fazla tonajlara çıkmak istiyoruz. İlk senemizde günlük 1 ton meyve işlemişliğimiz de var, personel olarak buna yetebiliyoruz. Herkes gönüllülük esasıyla çalışıyor, zaten bununla ilgili hiç kimsenin bir sıkıntısı yok, ancak makineler bize yetmiyor.

Bir de tabii pazar yeri bulduktan sonra ancak bu işe girebiliyorsunuz, pazarlama alanı da çok önemli. Onun dışında meyve kurularının atık kısımlarından, örneğin portakalların baş kısımlarını portakal reçeline çeviriyoruz. Sıfır atık projesi ile çalışmaya çalışıyoruz aslında, hiçbir şey atılmıyor bizde. Ya da bir elma kurutmasından artakalan elmalarla sirkeler yapıyoruz, hurmalar yine sirkeye dönüştürülüyor. En son atılabilecek düzeyde, kivi kabuğu, muz kabuğu, bunları da yine tavuklarda, hayvanlarda yem olarak değerlendiriyoruz.

Atıl durumdaki okul binasını kullanılır hale getirdiler

Öncelikle süreçte destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza çok teşekkür ederiz ama öncesinde ben bütün ortaklarıma teşekkür etmek istiyorum çünkü sürecin başından beri biraz önce de bahsettiğim gibi tamamen gönüllülük esasıyla çalışan ortaklarımız. Şu anda hiçbir kâr amacı güdemiyorlar. Sadece çalışarak, emek harcayarak; karşılıklarını da inşallah ilerleyen süreçte, emeklemekten yürüme safhasına geçmeye başladığımız zaman görecekler. Süreçte desteklerinizi bekliyoruz. Yaza doğru açıldığımızda, kahvaltı sezonunda hepinizi aramızda görmek isteriz. Destekleriniz bizim için çok önemli. İki köyün kadınları desteklerinizi bekliyor.

Bütün kooperatiflerin kuruluş amacı, kâr amacı gütmeden, ortak menfaat doğrultusunda insanların bir araya gelmesidir. Bizim kooperatifimizde de aynı şekilde kâr amacı güdülmüyor. Satılan ürünlerin parasını da henüz ortaklarımız almıyorlar. Şu an sadece sermaye artırımına gidiyoruz. Eksiklerimizi kapatmaya çalışıyoruz. Onları tamamladıktan sonra ilerleyen süreçte ortakların ödemeleri de yapılmaya başlayacak. Burada bizim kadınlar olarak bir arada olmamız çok önemli. Erkek zihniyetiyle ticaret olarak yaklaşmadığımız için olaya… Kadınların yaptığı bir oluşumda bundan farklı bir şey beklenmezdi zaten. Herkes tamamen anaç duyguyla; yeter ki köyümüz için iyileştirici bir şeyler olsun mantığıyla hareket ediyor.

En önemlisi köyümüze kazandırdığımız okul binası. Atıl durumdaki okul binası mezbelelik halindeydi, burayı hayata geçirdik, şu an içinde oturabiliyoruz. Kadınlar olarak bir toplanma alanı oluşturduk. Bir kadın neler yapabiliyor; birçok kadının bir yerde toplandığını düşünürseniz çok güzel şeyler çıkıyor, çok güzel bir üretim yapıyoruz. Bunun yanı sıra zorlukları da var. Bir kadın mutfaktayken ikinci bir kadını istemez, iki kadın aynı anda bir mutfakta olamaz. Zorlukları da yaşıyoruz ama bunları aşmaya çalışıyoruz. O yüzden de herkese görev bölüşümlerini yaptık. 10 ortağın 10’unun da müdürlüğü var. Herkes kendi işini idare etmeye, yönetmeye çalışıyor. Birlikte süreçte çok mutlu, hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Daha da güzel olacak her şey diye düşünüyorum.

Kooperatif binası, 2026
Okul binası, 2024


 Güler Aydın 

Merhabalar, ben Güler Aydın, emekli öğretmenim. Develi Besni Köyü’nde oturuyorum. Kooperatif yönetim kurulundayım, başkan yardımcısıyım. Aynı zamanda üretimden sorumluyum, üretim planlamasını yapıyorum. Ürünlerimiz; meyve kurutuyoruz, reçellerimiz, sirkelerimiz var. Zaman zaman etkinlikler yapıyoruz, “Haluj Günü” gibi, havalar açarsa bu etkinliklerimize devam edeceğiz. Çok iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Ortaklarımızla beraber işbirliği içerisindeyiz ve mutluyuz. Hayallerimiz var, ihracat yapmak istiyoruz meyve kurularımızla.



 Selma Işıkçı 

Merhaba, Selma Işıkçı ismim. Kooperatif binasının hemen arkasındaki evde oturuyorum. Bugün köpekleri beslemeye geldim buraya. Bu da kooperatifimizin sosyal sorumluluk projesi kapsamında, etraftaki canlara duyarlı olmak maksadıyla yaptığımız bir etkinlik. Etkinlik de diyemem, candaşlık. Bizim için sokaktaki köpek ya da bahçedeki ağaç ya da küçük bir çiçek fidanı, hepsi aynı. Çünkü biz kadın, ana zihniyeti ile bakıyoruz ve kadın topraktır, kadın anadır, kadın besler, yeter ki uygun o saksı ortamı, o şartlar oluşturulsun. Bir tohum atarsın, bin tane meyve verir. Her zaman üretmeye, çoğaltmaya hazırdır. Affetmeye hazırdır. Çöp atarsın, o sana gül verir, çiçek verir. Bu bizim doğamızın gereği. Taş atan olsa da biz yine gül atarız. Çünkü toprak cezalandırmaz, toprak ödüllendirir, toprak affeder, toprak değerlendirir.

Bu eski okul binası benim tam evimin önünde, metruk, sarmaşıkların sardığı, dikenli otların sardığı, artık ‘Kendi kendine yıkılsa da şu harabeden kurtulsam’ dediğim bir binaydı. Ama şu anda ben içinde oturdum bu binanın ve sizinle konuşma fırsatı buluyorum çünkü kadın eli değdi. Kadın dokunduğu yeri güzelleştirir; nereye dokunursa dokunsun…

Yaklaşık bir yıl oldu kooperatife katılalı. Emekli öğretmenim. Baktım güzel şeyler yapıyorlar, kervan yola çıkmış, ben de dahil oldum bu güzellik kervanına. Kimi zaman “sirkecibaşı”lığa eşlik ediyorum, kimi zaman “reçelcibaşı”lığa eşlik ediyorum. O reçelleri ya da sirkeleri hazırlarken; “Bismillahirrahmanirrahim. Ya şafi, yiyene, içene şifa olsun, ulaşana şifa olsun”… Duayla, sevgiyle, emekle hazırlamaya çalışıyoruz. Suya atılan bir taş gibi küçük dalgalar halinde başlıyoruz. Önce yakın çevremiz; ama o dalga büyür, büyür, bir bakarsın uluslararası olur.

Rahmetli anacığım derdi ki: “Kadının kazdığı kuyudan su çıkmaz kızım.” Biz bu anlayışı, göreneği aslında belki de yıkmaya çalışıyoruz. Annelerimizden duyduğumuz, inanmaya zorlandığımız o yanlış inançları… Belki onlarla savaşıyoruz bilmiyorum ama burada omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımı çok seviyorum. Hepsi benim için çok yeni ama kırk yıllık dostlarım gibiler ve görmediğim zaman onları çok özlüyorum. Bir arada olmak çok mutluluk verici. İnsan çalışarak da mutlu olabiliyor, ben burada arkadaşlarımla onu hissettim. Çok keyif alıyorum ve inşallah devam edeceğiz bu şekilde.

Atatürk “Köylü şehirlinin efendisidir” der, yıllarca gerçek değeri anlaşılmadı. Özellikle pandemiden sonra… Köylerin ne kadar kıymetli olduğu, apartman dairelerine hapsoluş, o sokağa çıkamamak, pandemiden sonra toprağın ve köyün değeri anlaşıldı. Çocukluğumda babaannemin, anneannemin bağ evleri ve orak tarlaları… Orada yaşadım bütün yaz tatillerimi ve onların getir götür işlerine, ayak işlerine baktım. Eski köy geleneğine baktığınızda; imece usulü vardı. Bugün kimin orağı biçilecek, falancanın. Ellerinde o tahta elikler, oraklarla biçilir, harmanlar yapılır ve ilkel de olsa o yiyecek elde edilirdi imece usulü. Bugün köy yaşantısına baktığınızda; Türkiye’deki hayat şartları gereği üretim ve hayvancılık adına her ne kadar kârlı bir iş gibi görünmese de, çünkü gerçekten pahalı hizmet alımları, kooperatifte bir nevi o eski imece usulünü devam ettiriyoruz aslında. Kendi başımıza yapamayacağımız işleri, bir grup kadın bir araya geldiğimizde, daha neşeli, daha coşkulu bir hale getirebiliyoruz.

“Yuvarlanan taş yosun tutmaz” der atalarımız. Gün içinde ne yapabilirsiniz? Sabah uyandınız, çayınızı, kahvenizi içtiniz. Televizyonunuzu, kadın programlarınızı da izlediniz. O kısırdöngünün içinde ne kadar kendimizden hoşnut olabiliriz? Hani Yunus der ya: “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası.” Biraz önce söylediğim gibi; kadın toprak gibi, kadın her an doğurmak zorunda. Bu rahimiyet enerjisi ile ilgili de bir şey ve gerçekten anne olmak bir tarafa ama sen toprağı temsil eden bir varlık olarak her an üretmekle mükellefsin. Çünkü yaradılışın bir gayesi var. Yunus yine diyor: “Yaradılanı severim, Yaradan’dan ötürü.” Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevmek ve çiçeğinden böceğine, ağacına, insanına, herkese, her şeye hizmet etmek, yaradılış gayesine uygun yaşamak… Niye yaratıldık? Niye var olduk? Niye geldik? Niye gidiyoruz? Bu pencerede güzel bakıp geçmek ve belki diktiğin bir ağaçla bir hoş sada bırakmak… Ya da bir insanın ağzına bıraktığın bir lezzetle, bir tatla hoşnutluk vermek büyük bir kazançtır diye düşünüyorum. Öte taraftan satılan ürünler de yine devlet ekonomisi, aile ekonomisi için bir varlıktır, bir değerdir. Biz her zaman üretmekten yanayız ve keyifle üretiyoruz.





 Jansey Adabaş 

Merhaba, Jansey Adabaş ben. Türk dili ve edebiyatı öğretmeniyim. Kooperatifimizin sosyal medya hesapları ile ilgileniyorum. Sosyal medya demişken; Instagram’dan ve Facebook’tan “Düzcedenkadınkoop” yazarsanız aramaya sosyal medya hesaplarımız çıkacaktır. Takip ederseniz, beğenirseniz gönderilerimizi ve hatta sipariş verirseniz çok memnun oluruz.

Kooperatifte hepimizin farklı görevleri var. Bu şekilde görev dağılımının olması, işimizi kolaylaştırıyor. Aktif olarak çalıştığım için biraz daha geri planda yapabileceğim bir görevim var. Bu anlamda da en azından kendimi kooperatife bir fayda sağlıyor olmak açısından da rahat hissediyorum.

Kadın kooperatiflerini hep televizyonlardan, belgesellerden videolar izlerdim. Sonra bir gün başkanımız Esra Abla geldi, dedi ki “Bir kooperatif kuracağız”. İnanamadım, tamam kuralım ama ne olabilir ki diye düşünmüştüm. Fakat şu an geldiğimiz nokta beni bile çok şaşırtıyor. Birlikte, özellikle köyde farklı meslek gruplarından ev hanımı, emekli, aktif çalışan kadınların bir araya gelip üretim yapabiliyor olması beni etkiledi ve bundan sonraki hayatımda da var olan bu üretim süreçlerine, özellikle kadınların üretimine destek olmayı da kendime görev bilmeye başladım.

Konaklı bir Çerkes köyü. Kooperatif olarak biz kültürel zenginliklere de önem veriyoruz ve bir Çerkes köyünde olduğumuz için örneğin bir “Haluj Günü” yaptık. Belirli günlerde zaten kültürel değerleri de yansıtan ürünler çıkarmaya çalışıyoruz. Bu tarz kültürel etkinliklerimizi, kültürel yemeklerimizi de yaptığımız günleri sosyal medya hesaplarımızdan öncesinde paylaşıyoruz. Bu günlere de katılım sağlarsanız eminiz çok memnun kalacaksınız.



 Nihal Eser 

Merhabalar, ismim Nihal Eser, uzman kimyagerim. 15 yıldır bir gıda fabrikasında laboratuvar sorumlusu olarak görev yapıyorum. Düzce Konaklı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin hem muhasebeden sorumlu ortağıyım hem de teknik işlerle ilgileniyorum. Görevim öncelikle muhasebe işlemleri; gelir-giderleri düzenliyorum. Alacaklar ve verilecekler, bunları takip ediyorum. Bunun dışında ürünlerin etiket tasarımları, etiketlerinin içerikleri, gıda mevzuatına uygunluğu, bu konular hakkında da çalışmalar yapıyorum.

Öncelikle ürünümüzü hazırladıktan sonra etiketimizin görsel çalışmaları yapılıyor. Ardından gıda mevzuatına göre etikette ne olması, ne olmaması gerekiyor, bunların hepsi özellikle Gıda Tarım İl Müdürlüğü’nün ilgili personeli ile konuşularak yapılıyor. Etiket hazırlama tamamlandıktan sonra tekrar onay işleminden geçiriyoruz. Ardından da tüm ürünlerimiz çeşidine göre etiketleniyor.

E-ticaret platformlarında ürünlerimizi satışa sunduk. Kooperatifimizin kadın ortaklarının el emeği, göz nuru ürünleri Hepsiburada ve Pazarama’da satışta; kargo bedava seçeneği ile ürünlerimizi alarak bizi daha fazla desteklemiş olacaksınız. Desteklerinizle biz daha çok büyüyecek, daha çok kadına ilham olacağız.

Bizler kâr amacı gütmüyoruz. Bizim asıl hedefimiz, asıl amacımız öncelikle bu iki köyün kadınlarına istihdam sağlamak, ondan sonra da civar köylere hem örnek olmak hem de diğer kadınların da bu istihdam sağladığımız kadınlarla beraber organize, koordine bir şekilde çalışmasını sağlamak. Böylelikle sadece iki köyün kadınlarını değil, aynı zamanda etraftaki tüm kadınların ve bu işi belki az paralarla, belki küçük sermayelerle yapan kadınların hayatlarına kooperatifi sokarak emeklerinin karşılığını vermek istiyoruz. Asıl en güzel ve en önemli amacımız sanırım bu olacak.

Kooperatife katılma amacım kadınların gücünü temsil etmek. Çünkü kadınlar birlikteyken daha da güçlü hale gelip hem ekonomik zorlukların üstesinden geleceğiz hem de birey olarak özgüvenimiz artacak. Bu yüzden kooperatife katılmak istedim ama bunun haricinde bir kooperatif oluşumunda olmamın en büyük nedeni, sokaktaki canlılara da pozitif bir etkim olsun… Bir toplulukta, bir kooperatif birliği içerisinde bu işi yaptığımda daha çok canlıya ya da sadece canlı olarak bunu düşünmeyelim daha çok insana etkim olabileceğini düşündüğüm için kooperatife katılma kararı aldım. Kooperatifimizde kendi istek ve arzumuz, kendi inisiyatifimizle bir şeyleri yürütmeye çalışıyoruz. Bunun için bir maddi beklentimiz yok, yeter ki kooperatifteki ortaklarımız hep beraber bu yaptığımız, bu başlattığımız oluşumu başarılı bir yere ulaştıralım. Bunun için sürekli çaba sarf ediyoruz. Farklı ürünlerle, farklı projelerle sürekli kooperatifimizi daha başarılı, daha çok insanın bileceği bir yer haline getirmeye çalışıyoruz. Bu kooperatife katılma amacım öncelikle kadınların güçlü bir karakter olması, gücünü topluma göstermesi ve bir güç birliği oluşturmaktı.





 Güler Ayyıldız 

Merhaba, ben Güler Ayyıldız. Konaklı Kadın Kooperatifi’nin kuruluşundan itibaren buradayım. Halkla ilişkiler sorumlusuydum, müdürü diyoruz biz kendimize burada. Daha sonra kâtiplik görevini de aldım.

Kooperatif bana ne kattı derseniz birlikte bir şeyler paylaşarak üretiyoruz, üretmek güzel. Kendimde ne gibi değişiklikler var? Evde olan yoğunluklarım var, onlardan zaman ayırmaya çalışıyorum. Ki bütün arkadaşlarım da aynı şeyi yapıyor. Özveri isteyen bir şey… Çok fazla bir beklentimiz, özellikle maddi olarak yok. Herkesin gönülden yapması gereken bir şey olduğuna inanıyorum. Gönül yoksa bu biraz zor bir iş diyorum.

Kooperatifimiz bildiğiniz gibi kadın kooperatifi. Kadınlar normal hayatlarında zaten birçok zorlukla yaşıyorlar. Biz de burada zorlanıyoruz çünkü işlerimizden zaman artırıp geliyoruz. Derseniz ki etrafınızdan destek alıyor musunuz, tabii aldığımız zamanlar da oluyor. Bize inanmayanlar da var ama biz kendimize inandık, çabalıyoruz. İnsanların da bu güven konusunu aşarak bizimle ortak olması için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Umarız inanacaklar ve biz de giderek daha büyüyeceğiz.

Kendi şahsıma maddi bir şey beklemiyorum. Köyümde bir oluşum olmuş, bu şekilde köyüm daha ilerlesin, köyümde daha güzel şeyler olsun, her şey köyüm için olsun, bana yeter. Tabii herkese lazım para. Bir gün ben de para kazandığımda artı bir mutluluk olacaktır diye düşünüyorum.

Arkadaşlarla işbölümü yaptık. Pazartesi, çarşamba, cuma kargolarımız var. Kargolarımızı hazırlıyoruz, kargocu geliyor, alıyor, iletiyor. Ben cuma günü, özellikle bugün kargo hazırladım mesela, sabahtan geldim. Geliyorum, burada örneğin eksik etiketler varsa etiket yapıştırıyorum. Ya da yapılacak bir şey varsa onu yapıyorum. Yapsaydım belki olurdu, bugün yapmadım ama (gülüyor) silip süpürebiliriz, temizleriz. Sonra arkadaşlar gelir, otururuz, çay, kahve içeriz. İş yapmaya geliyoruz. Bazen akşamdan sonra oluyor genelde, ancak herkes işini halletmiş oluyor. Yemek, sofra kur, kaldır, geliyoruz 8.00. Evimizde yaptığımız bir şeyimiz varsa, pastamız, kekimiz getirip geliriz. Orada bir çay demleriz ya da kahve yaparız ve hep beraber otururuz. Hem muhabbet ederiz, mola veririz. Hem eğleniyoruz hem çalışıyoruz.

Kooperatifimiz hem Konaklı hem de Develi Besni kadınları kooperatifi, iki köyden… Sayımız çok az, çoğaltmak istiyoruz tabii ki. Mümkünse, gelmek isteyenler varsa, katılan varsa… Ne kadar büyürsek, ne kadar çoğalırsak daha çok üretiriz, daha çok yere ulaşırız. Onu istiyoruz. Tabii ki davet ediyoruz, gelsinler. Bekliyoruz.



 Gülseren Sönmez 

Ben Gülseren Sönmez, Develi Besni Köyü’ndenim. Lojistik müdürüyüm. Biz 10 kadınız, 10’umuz da müdür olarak çalışıyoruz. Genelde kargoları ben hazırlıyorum, anlaşmaları yapıyorum.

Buraya İstanbul’dan geldim. Emekli olduktan sonra köyümüzde yaşamaya başladık. İlk geldiğimizde kendimi bayağı bir boşlukta hissettim ama Esra Başkanımız bize böyle bir şey sunduğu zaman kendi adıma çok mutlu oldum. Bir şeyler üretmek bizim zaten işimiz, kadın olarak çok seviyoruz. O yüzden bu imkânlar da bize sunulduğu zaman ne yapabiliriz diye devamlı kafamızda bu düşünceler… Gerçekten güzel şeyler yaptığımıza da inanıyorum, boş bir çaba değil. En önemlisi, kendimizi çok mutlu hissediyoruz.

Zamanımızın boşa geçmediğini düşünüyorum çünkü boş boş oturmayı sevmeyen bir insanım. Bir şeyler üretmek beni çok mutlu ediyor, bu da tam istediğim şeydi. Zaman kısıtlaması yok, sabah erken kalkma derdi yok ama her zamanımızı güzel değerlendirdiğimizi düşünüyorum. Bugün ne kadar sipariş aldık diye orada aldığımız siparişleri görünce çok çok mutlu oluyoruz, işe yaradığını düşünüyoruz bu yaptığımız çalışmaların.

Ev halkı da beni çok destekliyor. Benim iyi olduğumu gördükçe onlar da çok mutlu oluyorlar, hep arkamdalar.



https://duzcedenkadintarimkoop.com/

Facebook: Düzceden Kadınkoop

Instagram: duzcedenkadinkoop


 

Yazarın Diğer Yazıları

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img