Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Medz Yeghern

24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın 111. yıldönümü, Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde anıldı. 24 Nisan Anma Platformu’nun Kadıköy’de yapmak istediği anma için İstanbul Valiliği’ne yaptığı başvuru bu yıl da reddedildi

24 Nisan’ı Anma Platformu, Ermeni halkının “Medz Yeghern/Büyük Felaket” olarak adlandırdığı sürecin başlangıcı kabul edilen 24 Nisan 1915’in 111’inci yıldönümünde Kadıköy Süreyya Operası önünde saat 19.00’da bir anma toplantısı gerçekleştirmek için İstanbul Valiliği’ne başvuruda bulundu. Başvurulara önceki dört yılda da izin vermeyen valilik bu yılki anmaya da izin vermedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Şişli İlçe Örgütü’nün düzenlediği 24 Nisan Ermeni Soykırımı anması, saat 19.15’te Pangaltı metrosu önünde gerçekleştirildi. Okunan açıklamada, inkâr politikalarına son verilmesi çağrısı yapılırken, “İnkâr, yalnızca geçmişin üzerini örtmek değildir; aynı zamanda bugünün adaletsizliklerini yeniden üretmenin de bir aracıdır” dendi.

Tarihsel olaylarla yüzleşmenin toplumsal barış ve ortak gelecek açısından önemine dikkat çekilen açıklamada, geçmişte yaşanan acıların tanınması ve onarıcı adalet mekanizmalarının işletilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, 24 Nisan 1915’te yüzlerce Ermeni aydının gözaltına alınmasıyla başlayan sürecin, yüz binlerce insanın sürgün edilmesi ve hayatını kaybetmesiyle sonuçlandığı dile getirildi. Aynı dönemde Anadolu’daki diğer Hıristiyan halkların da benzer şekilde ağır bedeller ödediği belirtildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu, 24 Nisan Ermeni Soykırımı’na ilişkin ‘Tanı, af dile, tazmin et’ başlığıyla yaptığı açıklamada, soykırım inkârının suçun sürdürülmesi anlamına geldiğini belirterek, “Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder” dedi.

İnkârın yalnızca bir reddiye olmadığı vurgulanan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Soykırımın inkârı, aynı zamanda kurbanların torunlarına, günlük hayatın sayısız ayrıntısı aracılığıyla bu felaketi tekrar tekrar yaşatmaktır. Soykırımın inkârı, katilleri ‘kahraman’ yapmaktır; soykırımcıları onurlandırmaktır. İnkârın sürdüğü bir düzende, fail nesiller olarak bizler de sorumluyuz ve bunun ağır utancıyla yaşıyoruz. Özellikle son dönemde, soykırımın mimarları olan Enver, Talat ve Cemal paşalara yönelik övgüler ile İttihatçılık propagandası giderek artmakta; ırkçılık daha da beslenmekte ve toplumsallaşmaktadır. Ne yazık ki yeni kuşaklar da bu anlayışla yetiştirilmeye devam etmektedir.”

Yazarın Diğer Yazıları

Bir efsanenin izinde: Altınpost Haber Sitesi, Abhazya-Türkiye arasında dijital köprü olmaya devam ediyor

Abhazya’nın tarihini, kültürünü ve güncel gelişmelerini dijital dünyaya taşıyan bağımsız bir yayın organı olan Altınpost, yeni döneminde çok daha kapsamlı ve vizyoner bir yayın...

Birlikte reddetmeye çağrı

Bir grup Çerkes kadını tarafından oluşturulan ve her kesimden katılımcı tarafından imzalanan aşağıdaki metin, Ötüken Yayın Yönetmeninin yaklaşımının yalnızca Çerkes kadınlarına yönelik değil, kadınları...

Şahdağ halklarının anadilinde eğitim hakkı

Şahdağ halklarının Türk kökenli olduklarına dair çeşitli geç dönem versiyonların bilimsel bir değeri yoktur Lezgi dili, Güney Dağıstan ve Kuzey Azerbaycan’ı birleştiren benzersiz bir kültürel...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img