Dekapolis Yunanca “On Kent” anlamına geliyor.
Bu On Kent içinde Filadelfia (Amman) ve Gerasa (Ceraş) gibi Çerkes halkı ile özdeşlemiş yerleşimler var.
Bölge 19. yüzyıl boyunca Batılı gezginler tarafından ziyaret edildi.
Gezginler arasında Adela M. Goodrich-Freer (1905), Anne Blunt (1881), Claude R. Conder (1882), Gottlieb Schumacher (1885), Gray Hill (1887), Dean A. Walker (1894), Frederick J. Bliss (1895), Laurance Oliphant (1880 ve 1887), Robinson G. Lees (1895), Mark Sykes (1898), E.W.G. Masterman (1902), Gertrude M.L. Bell (1907) isimlerini sayabiliriz.
Bu makalede iki gezginden bahsedeceğim. Gertrude Bell ve Robinson Lees.
***
Gertrude Bell ve “The Desert and the Sown” (1907):
Bell kitabında eşzamanlı iki durumdan bahseder.
Birincisii Balka kazası ve Madaba Düzlüğü’nde yaygın biçimde görülen Bedevilerdir. İkincisi ise Çerkes ve Çeçen kolonilerinin iskânı neticesinde yaşanan hızlı değişimdir.
Çerkes ve Çeçen kolonileri ekip biçenlerin asırlar boyunca terk ettiği verimli topraklara yerleşmektedir.
Çerkes ve Çeçen yerleşimciler bu toprakları ekmeye başlamak dışında üstlendikleri kolluk göreviyle de bölgenin güvenliğine katkıda bulunmaktadırlar.
***
Robinson Lees ve “Journey East of Jordan” (1895):
Babıâli çölü denetlemek için kabile reisleriyle diplomatik temas halindedir. Ama Osmanlı’nın kullanabileceği enstrümanlar bununla sınırlı değildir.
Sultan’ın elinin altında bir de Çerkes yerleşimciler vardır. Çerkesler sarayın diplomatik ilişkilerinin tamamlayıcısı olarak askeri gücü temsil etmektedirler.
Çerkeslerin devreye sokulması Bedevi kabileleri için hiç de iyi sonuçlar doğurmamaktadır.
Devlet hizmetine giren kabile reisleri makam ve para sahibi olmakta, ama maiyetindekilerin nazarında itibar kaybetmektedirler.
Bu reisler devletin desteğini arkalarına alarak rakip kabileleri yenilgiye uğratsalar bile halkın gözünde değer kazananlar hep savaşı kaybeden kabileler olmaktadır. Çünkü Türklere karşı savaşanlar onlardır.
Bedevi reislerini birbirine karşı kullanarak zayıflatan Sultan, ilişkiler hiyerarşisinin tepesine Çerkes yerleşimcileri koymaktadır.
Çerkesler er geç Bedevileri çölün içlerine sürecek ya da kendileri gibi yerleşik hayata geçmek mecburiyetinde bırakacaklardır.
Bugüne kadar mutlu yaşayan Bedeviler şimdi askerlerden, Çerkeslerden ve memurlardan şikâyet etmektedir.
Bedeviler topraklarına daha sıkı sarılmakta, değişime karşı zora başvurmaktadır. Ama zaman onlara karşı işlemektedir. Kaybeden taraf olmaları kaçınılmazdır.
Yakın bir gelecekte Bedeviler mülksüzleşecektir. Toprağın yeni efendisi Çerkesler olacaktır. Sebep bellidir. Çerkesler sadece daha çalışkan değildir, vergi ödemeye de razıdırlar.
Ürdün Nehri’nin doğusunda zenginlik Çerkes yerleşimcilerin elinde toplanacaktır ama bu durum beraberinde barışı ve mutluluğu getirecek midir?
İşte orası meçhuldür.

Kaynakça:
-Bell, G.M. L. The Desert and the Sown (London: William Heinemann, 1907)
-Bliss, Frederick J. “Narrative of an Expedition to Moab and Gilead in March, 1895” Palestine Exploration Fund Quarterly Vol. 27, No. 3, 1895 pp. 203-235.
-Blunt, Anne. A Pilgrimage to Nejd, the Cradle of the Arab Race. (London: Murray, 1881).
-Goodrich-Freer, Adela M. In a Syrian Saddle (London: Methuen & Co., 1905)
-Hill, Gray. With the Beduins: A Narrative of Journeys and Adventures in Unfrequented Parts of Syria. (1891)
-Lees, Robinson. “Journey East of Jordan” The Geographical Journal, No. 5, 1895
-Libbey, William and Franklin E. Hoskins. The Jordan Valley and Petra. Vol. 1, 1905.
-Masterman, E.W.G. “Miscellaneous Notes Made: During a Journey East and West of Jordan” Palestinian Exploration Quarterly, 34:3, 1902, pp. 299-301.
-Oliphant, Laurence. The Land of Gilead, with Excursions in the Lebanon (Edinburgh: William Blackwood & Sons, 1880)
-Oliphant, Laurence. Haifa, or Life in Modern Palestine (1887)
-Schumacher G. The Jaulan (London: Richard Bentley & Son, 1888)
-Walker, Dean A. “The Circassian Colonies at Amman and Jerash” The Biblical World, Vol. 4, No. 3, September 1894.







