Düzce’nin Merkez ilçesine bağlı Köprübaşı (Ömerefendi) Köyü’nde, 4 Temmuz Cumartesi akşamı düzenlenen Köprübaşı Kültür Gecesi, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Köprübaşı Köyü Kültür Evi bahçesinde düzenlenen program, Çerkes kültürünün yaşatılması, kuşaklar arasında aktarılması ve farklı kültürlerin bir araya gelmesine katkı sunan önemli bir etkinlik olarak öne çıktı.
Ankara, İstanbul ve Sakarya başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden katılımcının yer aldığı programa Düzce Valisi Mehmet Makas, İl Kültür ve Turizm Müdürü Esra Alemdaroğlu, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı. Ev sahibi olarak Köprübaşı Köyü Muhtarlığı ve Köprübaşı (Ömerefendi) Köyü Kalkındırma Derneği yöneticileri konukları karşıladı.
Gece öncesinde Vali Mehmet Makas ve beraberindeki heyet, Köprübaşı Kültür Evi bünyesindeki Çerkes kültürünü yansıtan müzeyi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Programda, Kabardey-Balkar’dan gelen sanatçılar Dışek Artur ile Kılar Nesren Şırayder, Adigey’den gelen Myst Müzik Grubu ile Düzce’nin halk dansları topluluklarından Tizeğus Ekibi sahne aldı. Ayrıca Kafkasya’da eğitim hayatını tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönen Düzceli müzisyen Turkav Erhan Esen de sanatçılara sahnede eşlik etti. Geleneksel müzik ve dans gösterileri izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

“Kültürler arasında köprü kuran bir gece”
Programda konuşan Düzce Valisi Mehmet Makas, Köprübaşı Köyü’nün kültürler arasında köprü kuran örnek bir organizasyona ev sahipliği yaptığını belirterek, köy muhtarına, dernek başkanına, yönetimine, destek veren işinsanlarına ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Vali Makas konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Çerkes demek adalet demek. Çerkes demek cesaret demek. Çerkes demek birlik, beraberlik, barış ve hoşgörü demek. Onu Düzce’de bir örneklik olarak zaten sergiliyorsunuz. Ama Çerkeslerin dağıldığı tüm coğrafyada da bu cesareti, bu birlikteliği, bu adaleti görmekteyiz.
Bu gecelerle, bu yapılan çalışmalarla dilimiz başta olmak üzere kültürümüzü lütfen devam ettirin. Şurada bebelerimiz oynuyor, abilerinin sergilediği bütün nezaketin, narinliğin, nahifliğin olduğu halk oyunlarını sergiliyorlar. Bu sadece bir oyun değil; kültürün geçmişten geleceğe doğru aktarımı demek. Geçmişine ne kadar bağlı olursa bir millet, geleceğe de o kadar emin adımlarla yürür. Bu gecenin çocuklarımıza kültür aktarma yönünde de ve kuşaklar arası buluşma noktasında da önemli olduğuna canı gönülden inanıyorum.”

Etkinlik kapsamında kurulan stantlar, kültürel atmosferi tamamlayan unsurlardan biri oldu. Çerkes mutfağına özgü yiyeceklerin yanı sıra geleneksel kıyafetler, takılar, çantalar ve el emeği ürünlerin sergilendiği stantlar, ziyaretçilerin ilgisiyle karşılandı. Böylece katılımcılar, sahne gösterilerinin yanında Çerkes kültürünün gündelik yaşamdaki yansımalarını da yakından görme fırsatı buldu.
Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren programda katılımcılar, Kafkas halk dansları ve müzikleri eşliğinde bir araya gelirken, etkinlik Çerkes kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına önemli bir buluşma olarak hafızalarda yer etti.
Haber: Elif Tokgöz
Fotoğraflar: Mine Yalçın








