Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Çerkes ulusal hareketi nereye? 10. Bölüm

İran Savaşı, Ukrayna-Rusya Savaşı, NATO Zirvesi ve Çerkesler

İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan çatışmalar, Ukrayna-Rusya Savaşı’nın devam etmesi ve Türkiye’de gerçekleştirilen NATO Zirvesi, yalnızca uluslararası dengeleri değil, Kafkasya’yı ve dolayısıyla Çerkes toplumunun geleceğini de yakından ilgilendirmektedir. Türkiye’de ise anayasal düzenlemeler ve demokratikleşme tartışmalarının yeniden gündeme geldiği bir dönemde Çerkes toplumunun ortak iradesini ortaya koyabilecek kurumsal bir yapıya duyulan ihtiyaç her zamankinden daha belirgin hale gelmiştir.

Yaşanan gelişmeler karşısında Çerkes federasyonları, vakıfları, dernekleri ve diğer demokratik kitle örgütlerinin ortak bir değerlendirme ortaya koyamamaları önemli bir eksikliktir. Oysa hem Türkiye’de hem de anavatanda yaşanan gelişmeler, ortak aklın oluşturulmasını ve ortak hareket edilebilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu nedenle öncelikle farklı görüşlere sahip Çerkes kurumlarının bir diyalog zemini oluşturması gerekmektedir. Bunun için;

-Bir çağrı heyeti oluşturulmalıdır.

-Geçici bir hazırlık kurulu kurulmalıdır.

-Hazırlık kurulu, ortak çalışma esaslarını belirleyen bir platform tüzüğü hazırlamalıdır.

-Türkiye diasporasındaki tüm demokratik kitle örgütlerinin katılımına açık bir platform oluşturulmalıdır.

-Platformun yönetimi dönemsel sözcülük sistemiyle yürütülmelidir.

Tek bir ortak platformun oluşturulmasının mümkün olmaması halinde ise birden fazla platformun varlığı doğal karşılanmalıdır. Ancak bu platformlar belirli aralıklarla bir araya gelmeli, ortak görüş oluşturabildikleri konularda birlikte hareket etmeli; uzlaşma sağlanamayan konularda ise farklı görüşlerini kamuoyuyla açık ve etkili biçimde paylaşabilmelidir.

Çerkes toplumunun önündeki temel ihtiyaç; farklılıkları koruyarak ortak aklı oluşturabilmek ve ulusal meselelerde ortak hareket edebilecek kalıcı mekanizmalar geliştirebilmektir.

Çerkes toplumunun siyasal alandaki temsil sorunu da bu tablonun önemli bir parçasıdır. Bu amaçla 2012 yılında Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) kurulmuştur. Ancak partinin kuruluş sürecinin toplumun geniş kesimlerini kapsayan katılımcı bir hazırlık sürecine dayanmadığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır.

Aradan geçen yıllara rağmen partinin seçimlere kendi adı ve amblemiyle sürekli katılabilecek örgütlenme düzeyine ulaşamadığı ve bu yönde bir çabanın da olmadığı görülmektedir. Bu nedenle bazı seçimlerde bağımsız adaylarla temsil edilmeye çalışılmış ancak bu girişimler Çerkes toplumunun siyasal temsil sorununa kalıcı bir çözüm üretememiştir.

Bu durum yalnızca bir siyasi partinin başarısı ya da başarısızlığı olarak değerlendirilmemelidir. Asıl sorun, Çerkes toplumunun geniş kesimlerinin üzerinde uzlaşabileceği ortak bir siyasal stratejinin ve kurumsal örgütlenme modelinin henüz oluşturulamamış olmasıdır. Güçlü bir toplumsal tabana dayanmayan girişimlerin uzun vadede kalıcı sonuçlar üretmesi oldukça güç görünmektedir.

Bu nedenle, öncelikle toplumun ortak taleplerini belirleyebilecek katılımcı bir platformun oluşturulması; siyasal temsil tartışmalarının ise bu ortak iradenin ortaya çıkmasının ardından yürütülmesi daha sağlıklı bir yöntem olacaktır.

Böyle bir platform ihtiyacının en önemli nedenlerinden biri de Çerkes toplumunun kurumsal yapısının dağınık olmasıdır. Türkiye’de bugün yaklaşık 115 Çerkes derneği faaliyet göstermektedir. Bunların 53’ü Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), 15’i Çerkes Dernekleri Federasyonu (ÇERFED) çatısı altında yer almakta; 40-50 civarında dernek ve vakıf ise herhangi bir federasyona bağlı olmaksızın bağımsız çalışmalarını sürdürmektedir. Bu tablo, Çerkes toplumunun önemli bir bölümünün mevcut federasyonların dışında kaldığını göstermektedir.

Dolayısıyla bugün ne KAFFED’in ne de ÇERFED’in tek başına Türkiye’deki Çerkes toplumunun tamamını temsil ettiği söylenebilir. Aynı şekilde bağımsız dernek ve vakıfların da tek başlarına böyle bir temsil iddiasında bulunmaları mümkün değildir. İhtiyaç duyulan yapı, mevcut kurumların yerine geçecek yeni bir örgütlenme değil; bütün federasyonları, bağımsız dernekleri, vakıfları ve diğer demokratik kitle örgütlerini ortak bir zeminde buluşturacak, geniş tabanlı ve meşruiyetini toplumun tamamından alan bir platform olmalıdır.

Çerkeslerin bugün iki temel muhatabı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, vatandaşlık bağı ile mensubu oldukları Türkiye Cumhuriyeti, diğeri ise Çerkes halkının tarihi anavatanını bünyesinde barındıran Rusya Federasyonu’dur. Türkiye’de anayasal düzenlemeler, demokratikleşme çalışmaları ve temel haklara ilişkin süreçlerde Çerkes toplumunun ortak taleplerini dile getirebilecek meşru bir temsil mekanizmasına ihtiyaç vardır. Aynı şekilde anavatanda yaşayan Çerkeslerin durumu, diaspora ile ilişkiler, dönüş hakkı, kültürel haklar, dilin korunması ve geleceğe ilişkin ortak konuların Rusya Federasyonu nezdinde sağlıklı biçimde ele alınabilmesi de toplumun ortak iradesine dayanan geniş tabanlı bir platformu zorunlu kılmaktadır.

Böyle bir platform yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretecek geçici bir yapı olarak görülmemelidir. Aksine, Çerkes toplumunun ortak aklını oluşturacak, farklı görüşleri demokratik zeminde buluşturacak ve gerektiğinde toplum adına meşru biçimde görüş açıklayabilecek kalıcı bir istişare ve temsil mekanizması niteliği taşımalıdır. Siyasal temsil de ancak böyle bir toplumsal meşruiyet zemini üzerinde yükseldiği ölçüde kalıcı ve etkili olabilecektir.

Aksi takdirde Çerkes toplumu, hem Türkiye’de yürütülen demokratikleşme ve anayasal dönüşüm süreçlerinde hem de anavatanı ilgilendiren uluslararası gelişmeler karşısında ortak irade oluşturamayan, dağınık ve etkisiz bir görünüm sergilemeye devam edecektir. Oysa içinde bulunduğumuz tarihsel süreç, Çerkeslerin farklılıklarını koruyarak ortak hareket edebilecekleri, kapsayıcı ve meşru bir ulusal platformu hayata geçirmelerini her zamankinden daha gerekli hale getirmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları

Sakarya – 6 – Türkiye Çerkesleri – 64. Bölüm

Değerli okurlarımız, Ahmet Cevat Benk’in hazırladığı bu araştırma dosyasında; Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yerleşimleri, tarihçeleri, nüfusları, ekonomileri, asimilasyon karşısındaki kayıpları gibi bilgiler paylaşılıyor. Köyde yaşayan sülaleler başlığı,...

Sakarya – 5 – Türkiye Çerkesleri – 63. Bölüm

Değerli okurlarımız, Ahmet Cevat Benk’in hazırladığı bu araştırma dosyasında; Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yerleşimleri, tarihçeleri, nüfusları, ekonomileri, asimilasyon karşısındaki kayıpları gibi bilgiler paylaşılıyor. Köyde yaşayan sülaleler başlığı,...

Sakarya – 4 – Türkiye Çerkesleri – 62. Bölüm

Değerli okurlarımız, Ahmet Cevat Benk’in hazırladığı bu araştırma dosyasında; Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yerleşimleri, tarihçeleri, nüfusları, ekonomileri, asimilasyon karşısındaki kayıpları gibi bilgiler paylaşılıyor. Köyde yaşayan sülaleler başlığı,...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img