Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Pandemiyle başa çıkmak

“İnsanlar COVID-19 pandemisinin başından beri sorunlarını çözmekte zorlanıyor”


COVID-19 pandemisinin akıl sağlığı konusunda yıkıcı bir etkisi oldu. Pek çok kişinin günlük alışkanlıkları bozulurken, bireyler evlere kapanmak zorunda kaldığı için sosyalleşme durma noktasına geldi.

Dünyanın kapıldığı belirsizlik seliyle kişilerin ruh halinin kötü etkilendiği görüldü.

Örneğin ABD’nin Colorado eyaletinde Eylül 2020’de yapılan bir anket, katılımcıların yüzde 77’sinin COVID-19’la ilişkili anksiyete, yalnızlık veya stres bildirdiğini ortaya koymuştu.

“İnsanlar pandeminin başından beri sorunlarını çözmekte zorlanıyor” diyen Colorado Boulder Üniversitesi’nde psikoloji profesörü Sona Dimidjian, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bunun daha fazla depresyona, anksiyeteye, madde bağımlılığına, ev içi şiddete ve bir sürü probleme yol açtığını biliyoruz.

‘Independent Türkçe’den Uğurcan Yıldız’ın derlemesine göre; Dimidjian ve araştırma ekibi, insanların rahatlamasını sağlayabilecek bilimsel araştırmalara dayalı basit yollar bulunduğunu söyledi.

Medical Xpress’in aktardığına göre o üç strateji: Davranışsal aktivasyon, kabullenme ve bilinçli farkındalık…

 

Davranışsal aktivasyon

Davranışsal aktivasyon (DA), kişilerin davranışlarını değiştirerek nasıl hissettiğini de değiştirebileceği fikrine dayanıyor. Yapılan önceki araştırmalar, bu stratejinin depresyona en az ilaçlar kadar iyi geldiğini göstermişti.

Dimidjian bu yüzden DA’ya “davranışsal antidepresanlar” dediğini söyledi ve ekledi:

Bize başarı, keyif ve kontrol duygusu veren faaliyetlere katılmanın pozitif ruh hali için önemli olduğunu biliyoruz.

Psikologlar, kişilere günlük alışkanlıkları ve ruh halleri arasındaki bağlantıyı araştırmasını önerdi. Hangi faaliyetlerin kendilerine iyi geldiğini belirleyip bunu rutinlerine eklemesi gerektiğini belirtti.

 

Kabullenme

Uzmanlara göre ikinci strateji, pandeminin hayatta bazı sorunlara ve değişikliklere yol açtığını kabul etmek.

Araştırma ekibinden Roselinde Kaiser şöyle konuştu:

Kaybedilen zaman için üzülmek, gelecekten kuşku duymak ve dünyanın haline öfkelenmek normal. Bu duygular bizi zayıf veya kusurlu yapmıyor. Stresin, koronavirüsle ilişkili stresin bile, gelişme için bir fırsat olabileceğini anlayın.

“Korku, öfke ya da üzüntü gibi olumsuz duygular normal” diyen Colorado Üniversitesi Pozitif Duygular ve Psikopatoloji Laboratuvarı’nın müdürü June Gruber de Kaiser’e katıldığını söyledi ve ekledi:

Bu duyguları bastırmak ya da kendinizi eleştirmek yerine bunları kabul etmek, bu durumun depresyona veya anksiyeteye dönüşünü engelleyebilir.

Kaiser, bireylerin duygularını ve düşüncülerini etkileyen sorunları bir liste haline getirmesini ve stresle en iyi başa çıkma stratejilerini belirlemesini önerdi:

Geçmişte neyin işe yaradığını ve neden başarıya ulaştığını düşünün.

Kaiser, “Sağlıklı yaşam inşa etmenin yeni yollarını deniyorsunuz. Bazıları diğerlerinden daha iyi olacak” dedi ve buna bir deney gibi yaklaşılmasını tavsiye etti.

 

Bilinçli farkındalık

Dimidjian, söz konusu stratejiyle şimdiki zamana odaklanarak yaşamanın vurgulandığını söyledi:

Bu da bizi gelecekle ilgili korkulardan kurtarıyor.

Dimidjian, her gün birkaç dakika ayırarak nefese, hislere ve herhangi bir olumlu düşünceye odaklanmayla bu konuda daha başarılı olunabileceğini düşündüğünü kaydetti ve ekledi:

“Yemek yemek, yürümek ya da müzik dinlemek olsun, yaptığınız şeye dikkatinizi vermeyi öğrenmek ve dikkatinizin ne zaman azaldığını fark etmek, bilinçli farkındalığı sağlayan şeydir”.

Yazarın Diğer Yazıları

‘Avcı’ bir ödül daha kazandı

Oset yönetmen Zaur Tsogoev’in Oset Sinematografi Akademisi işbirliğiyle çektiği “Avcı” adlı film, XV. Delhi Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Macera Filmi” seçildi. 4-8 Mayıs tarihleri...

Genç yönetmenler ‘Kino Kavkaz’da yarıştı

Kabardey-Balkar’ın başkenti Nalçik, 14-16 Mayıs tarihleri arasında “Kuzey Kafkasya Gençlik Film Festivali-Kino Kavkaz"a ev sahipliği yaptı. Kuzey Kafkasya Devlet Sanat Enstitüsü'nde düzenlenen etkinlikte genç yönetmenler,...

Suruç Katliamı davası

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi’nde, 20 Temmuz 2015’te DAİŞ’in bombalı saldırısında yaşamını yitiren 33 kişinin ölümüne ilişkin firari sanıklar Deniz Büyükçelebi ve İlhami...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img