Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

5 kadın tarafından kurulan dernek…

Sivil toplum kuruluşları sohbetlerimizin ikincisini Hayata Destek Derneği’nden Gözde Kazaz (İletişim Uzmanı) ve Nursema Aydın (Kaynak Geliştirme Uzmanı) ile gerçekleştiriyoruz.
Gözde Kazaz
Nursema Aydın

Şamba Gunda Demiröz

 

-Hayata Destek Derneği’nin hikâyesini başlangıçtan bugüne anlatabilir misiniz?

-Afetten etkilenen kişi ve toplulukların temel hak ve hizmetlere ulaşması için çalışan bir insani yardım derneğiyiz. Bu sene 20. senemiz. 2005 yılında 5 kadın tarafından kuruldu Hayata Destek. İlk olarak İran Bem merkezli ve Nepal Keşmir merkezli depremlerin ardından insani yardım operasyonu yürüttü bu 5 kadın. Sonrasında da Türkiye’nin pek çok farklı şehrinde, mevsimlik tarımda çocuk işçiliğinin önlenmesi, mülteci destek programı, kurumların ve diğer sivil toplum kuruluşlarının (STK) kapasitelerini geliştirme eğitimleri, yerel derneklerin güçlendirilmesi, koruma çalışmaları gibi pek çok farklı alanda faaliyet gösteriyoruz. Özellikle 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından afet bölgesinde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.

-Bilmeyenler için sivil toplum ne demek açıklar mısınız?

-STK’lar, devlet yapısının dışında yer alan; kâr amacı gütmeyen, toplumsal fayda hedefiyle çalışan organizasyonlardır. Dernekler, vakıflar, platformlar ve benzeri yapılar gibi farklı şekillerde kurulmuş olabilirler. Toplumsal ihtiyaçlar odağında çözüm üretmek, savunuculuk yapmak ya da farkındalık yaratmak gibi farklı amaçları olabilir. Eğitim, sağlık, çevre, insan hakları, afet müdahalesi ya da yoksullukla mücadele gibi pek çok farklı alanda çözüm üretmek için çalışabilirler. STK’lar, toplumsal değişimin önemli aktörlerdir. Genellikle yerel, ulusal ya da uluslararası düzeyde faaliyet gösterirler ve kamuoyu oluşturma gücüne sahiptirler.


“Bir sivil toplum kuruluşu, birlikte çalıştığı paydaşlarına çalışmalarının hepsiyle ilgili hesap verebilirlik çerçevesinde bilgi akışı sağlayabiliyorsa güvenilir ve şeffaf diyebiliriz”


 

-Bağışçı tanımlamasını yapar mısınız? Kime denir ve bağışçınız “Hayata Destek” için neler yapabilir? Yöntemleri nedir?

-Tek seferlik ya da düzenli desteklerle Hayata Destek Derneği’nin operasyonlarını sürdürülebilir kılan herkes bizim bağışçımız. Aynı zamanda derneğin sosyal tasarım dükkânı olan www.destekar.org üzerinden alışveriş yapan bireysel ya da kurumsal müşterilerimize, tasarımını bağışlayan sanatçılara ‘destekar’ diyoruz. Alışveriş yolu ile destekar olan herkes de dolaylı yoldan Hayata Destek çalışmalarını desteklediği için aslında birer bağışçımız.

Hayata Destek olmak isteyenler www.hayatadestek.org/bagis kanalları üzerinden diledikleri miktarda bağış yapabilir, bizi kurumlarla tanıştırabilir, sosyal medya hesaplarımızı takip edip yaygınlaştırabilir ve www.destekar.org üzerinden alışveriş yapabilir.

-Hangi koşullar sağlandığında bir sivil toplum kuruluşuna güvenilir ve şeffaf denebilir?

-Bir sivil toplum kuruluşu, birlikte çalıştığı paydaşlarına çalışmalarının hepsiyle ilgili hesap verebilirlik çerçevesinde bilgi akışı sağlayabiliyorsa güvenilir ve şeffaf diyebiliriz. Burada paydaştan kastımız sadece bağışçılar ya da donörler değil, hizmet verdiği, ihtiyaç sahibi kişiler ya da birlikte çalıştığı diğer paydaş kurumlar olabilir. Özel sektör, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları gibi…

-Sivil toplum kuruluşları hangi konularda uzmanlaşmıştır? (Örnek: Çocuk, eğitim, sağlık, hayvanlar)

-Hayata Destek olarak, afete hazırlık ve acil yardım odağında, çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere afetten etkilenenlerin haklarına ve hizmetlere ulaşması için çalışan bir derneğiz.

-Deneyimlerinizi ve gözlemlerinizi düşünürsek Türkiye’de ve dünyada sivil toplum ne aşamada? Bu konuda iyiyiz diyebilmek için neler yapmamız lazım? Eksilerimizi ve artılarımızı düşündüğümüzde iyiyiz diyebiliyor muyuz?

-Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sivil toplum için finansal kaynaklara erişmek zorlaşıyor. Fon bulma ve sürdürülebilirlik, Türkiye’deki STK’ların da ortak derdi. Özkaynakları güçlendirme bu açıdan önemli. Türkiye’de de son yıllarda değişmekle birlikte, inanç temelli bağış kavramı daha yaygın; fitre, zekât, sadaka gibi. Bunun değişmesi ve sivil toplumun desteklenmesi, çalışma amacını desteklediğimiz STK’ların ayakta kalmasını sağlayabilir.

-Uluslararası sivil toplum standartları diye bir kavram var mı? Varsa biz o kavramın neresindeyiz?

-Evet, sivil toplumun uluslararası standartları bazı kriterlerle belirleniyor. Bizim çalışma alanımızla bağlantılı olarak, Core Humanitarian Standard (CHS) / Temel İnsani Yardım Standardı, 9 taahhüt içerir. Bunlar arasında toplulukların katılımı, şikâyet mekanizmaları, öğrenme ve gelişim, şeffaflık gibi başlıklar yer alır.

CHS sertifikasyonu, özellikle afetlerde ve kriz durumlarında faaliyet gösteren STK’lar için uluslararası düzeyde önemli bir referanstır. Yanı sıra su, barınma, gıda, sağlık gibi insani yardımın asgari insani standartlarını tanımlayan “Sphere Standartları” var.

-Şimdiye kadar İstanbul Maratonu başta olmak üzere “İyilik Peşinde Koş-İPK” organizasyonlarına katıldınız mı? Size katkısı nedir?

-Hayata Destek olarak 2015 yılından beri devamlı olmasa da İPK üzerinden yardımseverlik koşularına katıldık ve bu sayede daha çok kişinin “Hayata Destek” olmasına aracılık ettik.

İstanbul Maratonu gibi koşularda yer almak, koşucuların kendi çevresine yaptığı duyurularla daha çok kişiye Hayata Destek’i anlatmamızı sağladı. Koşucuların açmış olduğu kampanyalarla Hayata Destek olarak yapacağımız çağrıdan daha çok bağışa ulaşabildik, yeni bağışçılar kazandık. Hiç bağış toplamayan ve sadece Hayata Destek tişörtü ile koşan koşucular sayesinde görünürlük kazandık. Şimdi yardım toplama iznimizin olmaması nedeni ile katılamasak da yardımseverlik koşularını yakından takip ediyoruz.

-Hepimiz için daha eşit, adil ve yaşanır bir dünya dileklerimizle bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları

Her Sayı Bir Yaşamdı

8 Mart sadece bir gün değil, 365 gün yaşam hakkıdır. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, dünyada 1977’de; Türkiye’de ise 1921 yılında kutlanmaya başladı. Amacı;...

‘Pis Yedili’den ‘Palamut Zamanı’na: Sezer Arıçay…

Yıllar önce “Farklı Bedenlerde Dans” projesi için aynı sahneyi paylaştığım, günümüzde sahnede izlemekten büyük keyif aldığım Sezer Arıçay ile sohbet ettik. -Tiyatronun/oyunculuğun mesleğin olmasına ne...

Düşlerdeki özgür dünya: ALİKEV

Bu kez, yaptığı çalışmalarla geleceğe, gençlere, hayallere ve daha eşit bir dünyaya olan umudumu taze tutan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) ile sohbet ettik....

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img