ABD, kendi yarattığı IŞİD’e karşı mücadele etmek temel gerekçesiyle desteklediği, donattığı SDG’yle, SDG’nin omurgası Kürtlerle “işinin bittiğini” -en azından şimdilik- net olarak açıkladı.
HTŞ’nin cihatçı çeteleri Dürziler ve Alevilerden sonra Kürtleri katlediyor. “Uygar” dünyanın gözü önünde. Kürtlere baskı Halep’te iki mahalleyle başladı, Rojava’ya uzandı. Yarın başka halklar da hedefe konulabilir, mesela Çerkesler.
Dünyayı her canlı için ve her anlamda yaşanmaz hale getiren emperyalist sistemin, halkların özgürlüğüyle, eşitliğiyle, barışla, demokrasiyle işinin olmadığının, sömürü düzeninin devamlılığı için gerekenleri yaptığının önemli örneklerinden birini izliyoruz. Geleceğe yönelik her planlamamızda, attığımız her adımda hatırlamalıyız.
Jineps’in 2015 yılı mart sayısında ilk sayfamızdan verdiğimiz haber:
Toplumsal Sözleşme
Rojava
Din, dil, ırk, inanç, mezhep ve cinsiyet ayrımının olmadığı, eşit ve ekolojik bir toplumda adalet, özgürlük ve demokrasinin tesisi için. Demokratik toplum bileşenlerinin siyasi-ahlaki yapısıyla birlikte çoğulcu, özgün ve ortak yaşam değerlerine kavuşması için. Kadın haklarına saygı ve çocuk ile kadınların haklarının kökleşmesi için. Savunma, özsavunma, inançlara özgürlük ve saygı için.
Bizler demokratik özerk bölgelerin halkları; Kürtler, Araplar, Süryaniler (Asuri ve Arami), Türkmenler ve Çeçenler olarak bu sözleşmeyi kabul ediyoruz.
(https://jinepsgazetesi.com/2015/03/toplumsal-sozlesme/)
Emperyalist sistemin ve ona hizmet edenlerin böyle bir toplumsal sözleşmeye tahammülleri olabilir miydi?
Hele bir de Suriye halkına aşağıdaki çağrıyı yapmışlarsa:
Rojava’dan ‘Ulusal Kongre’ çağrısı
Eylül 2025
Konferansın sonuç bildirgesinde şu ifadeler yer aldı: “Konferansta Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Türkmen, Ermeni, Çerkes olmak üzere bölgenin tüm bileşenlerinden irade temsilcileri hazır bulunmuştur. Bileşenler çoğulculuğa, ortaklığa ve eşit vatandaşlığa dayalı demokratik ulusal bir yönetime dair ortak tutumlarını dile getirmiştir.
(https://jinepsgazetesi.com/2025/09/rojavadan-ulusal-kongre-cagrisi/)
Yaşananlar sürpriz değildi.
Dün Dürzilerin ve Alevilerin, bugün de Kürtlerin yalnız olmadıklarını yüksek sesle ifade etmemiz gerek. Yarın Suriye’de veya başka bir coğrafyada Çerkeslerin yalnız olmadığını bilmek istiyorsak.







