Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Kadınların kaleminden: Sennur Yılmaz yazdı…

Türkiye’de yaşayan halklardan ve inançlardan kadınlara sorduk: “Türkiye’de ve sizin kültürünüzde kadın olmak üzerine neler söylemek istersiniz?” Aysel Gürel Kayaoğlu, Çiğdem Demir, Dilek Odabaş, Esma Bektaş, Fatoş Kaytan, Katrin Nikolau, Kayuş Çalıkman Gavrilof, R. Irmak, Sennur Yılmaz, Sevilay Refika Kadıoğlu ve Sosin Aslan yanıtladı.


 Kökler ve kanatlar 

Artık insanca yaşayabilmek için hayatı zorlaştıran pek çok katman var. Kadın olmak, Hemşinli bir kadın olmak, küçük bir yerde yaşamak, görünür olmak… Bunların her biri tek başına bir deneyim; bir araya geldiklerinde ise daha karmaşık bir hal alıyor.

Kadın olmak geçmişte çok daha büyük dezavantajlar barındırıyordu. Babaannelerimizin, anneannelerimizin hikâyelerinde bunu açıkça görüyoruz. Ancak yaşanan zorlukları yalnızca Hemşinli olmakla açıklamak doğru değil. Asıl mesele çoğu zaman coğrafyadan çok zihniyetle, küçük yerin dar çerçevesiyle ve toplumsal kabullerle ilgiliydi.

Hemşinli olmak tek başına bir yük değil. Memleketime ve aileme baktığımda, hep okuyan, kendini geliştiren ve özgür düşünen insanlar gördüm. Bu yüzden kimliğin kendisi değil, o kimliğin nasıl yaşandığı belirleyici oluyor. Kültür, ya insanı besler ya da sınırlar. Eğer kültür, bireyin alanını daraltan bir gözetim mekanizmasına dönüşürse, o zaman zorlayıcı hale gelir.

Küçük bir yerde yaşamak bu noktada ayrı bir katman oluşturur. Sokakta seni tanıyan insanların, senin hayatın hakkında söz söyleme hakkını kendilerinde görmesi; attığın her adımın görünür olması… Sürekli izleniyormuş gibi yaşamak insanı yorar. Birey olmak ile topluluğun parçası olmak arasındaki denge burada hassaslaşır.

Oysa kalabalık bir aileye, bir topluluğa ait olmak her zaman kötü değildir. İnsan bazen dayanışmaya, köklere ve bir arada olmaya ihtiyaç duyar. Asıl mesele sınırların çizilmesidir. Sınırlar olduğunda hem aidiyet hem özgürlük bir arada var olabilir. Sınırlar çizildiğinde hayat daha yaşanabilir olur.

Bugün ise mesele yalnızca küçük yerle sınırlı değil. İnternetle birlikte yeni bir görünürlük alanı oluştu. Artık insanlar hiç tanımadıkları kişilere bile nefret kusabiliyor. Sürekli negatif bir dili kendilerinde hak görüyorlar. Bu durum, kadınların aldığı kararları, yapmak istediklerini ve varoluş biçimlerini daha da zorlaştırıyor.

Bu yüzden önümüze çıkan engeller yalnızca kadın olmakla ya da belirli bir kimliğe sahip olmakla ilgili değil; insan olmanın kırılganlığıyla ilgili. Ancak kadın olduğumuzda bu kırılganlık daha görünür, daha hedef haline geliyor.

Belki de bütün bu katmanların içinde en önemli olan şey şu: Sınır koyabilmek. Kimliğimizi inkâr etmeden, aidiyetimizi kaybetmeden, kendi alanımızı koruyabilmek. Çünkü insanca yaşamak, tam da bu dengeyi kurabilmekten geçiyor.

Son olarak “Hemşin Kadını” başlığına şunları ekleyebilirim: Coğrafyanın getirdiği kültür, kadına düşen işgücünün ağırlığı, tarladaki alın teri ve evin içindeki ekonomiyi yönetip idare etmesi… Ancak bütün bu emeğe rağmen söz sahibi olurken ikinci planda kalması.

Geçmişe kıyasla elbette değişti; annelerimizin zamanındaki gibi değil artık. Fakat bu değişimin mimarı yine o tarlada ezilen Hemşin kadınıdır. Çünkü kendisine verilmeyen toprak hakkı, “Toprak erkeğindir, bölünemez” anlayışı ve Hemşin annesinin “Kızım gittiği yerde ezilmesin, okusun, çaya muhtaç olmasın” düşüncesi bu değişimin başlangıcı olmuştur.

Bugün kadınlar bu hakkı talep ediyor. Ancak zihniyet bütünüyle değişmiş değildir; hak erkeğe ait görülürken kadına çoğu zaman ihtiyaç kadar verilmektedir. Oysa inatçılığıyla meşhur Hemşin kadını, var olduğu bu küçük coğrafyada hem bedeniyle hem de güçlü ruhuyla çok şey başarmıştır ve başarmaya da devam edecektir.

Sennur Yılmaz

Yazarın Diğer Yazıları

Dığe Bziy tiyatro grubu Kayseri’de

Kayseri Kafkas Derneği, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nden Dığe Bziy (Дыгъэ Бзий) tiyatro grubuna ev sahipliği yapacak. Oyunlarını YouTube kanalı üzerinden de yayımlayan çevrimiçi tiyatro topluluğu, 2...

Kuşha Doğan ile Xabze üzerine…

Uzunyayla Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin (İstanbul) düzenlediği kahvaltının konuğu Kuşha Doğan Özden olacak. 26 Nisan Pazar günü saat 10.30’da başlayacak etkinlikte Kuşha Doğan...

“Kökler ve Kanatlar” okurlarıyla bir araya geliyor

Mısost Ayşen Göksu Dağıstanlı, Papirüs Yayınları etiketiyle yayımlanan “Kökler ve Kanatlar-Çerkes Aile Hikâyeleri” adlı kitabını imzalamak ve söyleşiye katılmak üzere 18 Nisan’da Ankara Çerkes...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img