Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

KAFFED başkanlığı için iki aday yarışacak

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), 12. Olağan Genel Kurulu’nu 7-8 Kasım günleri Ankara’da gerçekleştirecek.

KAFFED’in genel kurul duyurusu şu şekilde: “Dünyanın, bölgemizin, ülkemizin ve toplumumuzun önemli gelişmelerle karşı karşıya olduğu bir süreçte geniş bir demokratik katılım ile güncel durumumuzu ve gelecek perspektifimizi ele almak, federasyon tüzüğüne dair değişiklik önerilerini karara bağlamak, toplumumuza ve kurumumuza önümüzdeki 3 yıllık dönemde hizmet edecek kadroları seçmek üzere KAFFED 12. Olağan Genel Kurulu’nda bir araya geleceğiz.

KAFFED Tüzüğü’nün 10. maddesi uyarınca olağan genel kurul toplantısının 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde federasyon genel merkezinde; ilk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantının 7-8 Kasım 2026 tarihlerinde (açılış 7 Kasım 2026 Cumartesi saat 10:00) ‘Beştepe Mah. Meriç Sok. No:23 Yenimahalle/Ankara’ adresinde bulunan TESİŞ Sendikası Konferans Salonu’nda aşağıdaki gündem ile yapılmasına karar verilmiştir.

Tüzük değişikliği konusunda 3 dönem boyunca yürütülen çalışmalar, yapılan çalıştaylar ile tamamlanmıştır. Genel kurula çalıştaylarda mutabık kalınan hususları içeren bir değişiklik taslağı sunulacaktır.

Genel kurulumuzun kurumlarımız ve toplumumuz adına hayırlı ve başarılı olmasını diliyoruz.

Gündem:

1- Açılış ve Saygı Duruşu

2- Divan Heyetinin Oluşturulması

3- Genel Başkanın Açılış Konuşması

4- Protokol Konuşmaları

5- Tüzük Değişikliği

6- Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Mali Rapor ve Denetleme Kurulu Raporunun Okunması

7- Raporlar Üzerinde Görüşmeler

8- Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Mali Rapor ve Denetim Kurulu Raporunun İbra Oylaması

9- Seçim Kurulu ve Sandık Kurullarının Oluşturulması

10- Adayların Programlarını Anlatmaları ve Listelerini Tanıtmaları

11- Adayların Programları Hakkında Delegelerin Konuşmaları

12- Seçimin Yapılması

13- Seçilen Yönetim Kurulu Adına Teşekkür Konuşması

14- Dilek ve Temenniler

15- Kapanış”

KAFFED’in iki başkan adayı var, her ikisine aynı soruları yönelttik. Yanıtlarını okurlarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.



Yaşar Aslankaya

Kabardey ve Hagundokua sülalesinden…

1966 yılında Kayseri’de doğdu Kayseri, Pınarbaşı, Büyükkabaktepe köyünden.

39 yıl önce aile şirketi olarak kurulan Albina Optik Yönetim Kurulu Başkanı.

KAFFED’de VI. ve VII. dönemlerde (2013-2017 yılları arasında) genel başkanlık görevini üstlenmiştir.

Ankara Kafkas Kültür Derneği’nin 30. döneminde (2009-2011 yılları arasında) genel başkanlık görevinde bulunmuştur.

Ankara, Yenimahalle Belediyesi’nde 2019-2024 yılları arasında belediye meclis üyeliği yapmıştır.


‘Daha katılımcı, daha erişilebilir ve sonuç odaklı bir yönetim anlayışını öne çıkarmak istiyoruz’

-Neden adaysınız?

-KAFFED, hayatımın önemli bir bölümünü adadığım, her kademesinde görev yaptığım ve üç dönem genel başkanlığını yürütme onurunu yaşadığım kurumumuzdur. Bugün adaylığımı kişisel bir hedefin değil, kurumsal sorumluluk anlayışının sonucu olarak görüyorum.

KAFFED’in birikimini geleceğe taşımak, anavatan ile diaspora arasındaki ilişkileri güçlendirmek, derneklerimiz arasındaki dayanışmayı artırmak ve camiamızda birlik, beraberlik ve uzlaşı kültürünü geliştirmek amacıyla adayım. İnanıyorum ki ortak aklı ve birlikte çalışma iradesini güçlendirerek KAFFED’i daha etkin bir kurumsal yapıya kavuşturabiliriz.


“Adaylığımı kişisel bir hedefin değil, kurumsal sorumluluk anlayışının sonucu olarak görüyorum”

-Yazılı bir programınız ve zaman planınız var mı?

-Önceliklerimiz belli. Bunları derneklerimizin ve camiamızın görüşleriyle şekillendirerek somut bir çalışma programına dönüştürmek istiyoruz. Öncelikle anavatan–diaspora ilişkilerinin geliştirilmesi, derneklerimizle iletişimin güçlendirilmesi, gençlerin ve kadınların karar süreçlerinde daha etkin yer alması ve dilimizle kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması üzerinde duracağız.

İlk 100 günde önceliklerimizi ve çalışma yöntemimizi netleştirmeyi, ilk yıl içerisinde ise belirlediğimiz hedefler doğrultusunda somut sonuçlar üretmeyi amaçlıyoruz. Yapılan çalışmaları düzenli olarak değerlendirmek ve camiamızla paylaşmak da yönetim anlayışımızın önemli bir parçası olacak.

-Bugüne kadarki KAFFED yönetimleriyle ortak paydanız ne olacak? Neleri farklı yapacaksınız?

-KAFFED bugünlere pek çok yöneticinin, derneğin ve gönüllünün emeğiyle geldi. Geçmiş dönemlerin birikimini ve kazanımlarını sahipleniyor, kurumların kişilere bağlı olmadan gelişmesi gerektiğine inanıyorum.

Ortak paydamız kimliğimizi, dilimizi ve kültürümüzü yaşatmak; anavatan ile ilişkilerimizi geliştirmek ve derneklerimizi güçlü bir dayanışma içinde buluşturmak olacaktır.

Farklı olarak, daha katılımcı, daha erişilebilir ve sonuç odaklı bir yönetim anlayışını öne çıkarmak istiyoruz. Derneklerimizin karar süreçlerine daha etkin katıldığı, görev ve sorumlulukların paylaşıldığı, görüş ayrılıklarının uzlaşıyla aşılabildiği bir yapı hedefliyoruz. Geçmişin tartışmalarına takılmadan, birikimimizi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirmeliyiz.


“Amacımız geçmişi tartışmak değil, geçmişin birikiminden yararlanarak geleceği birlikte kurmaktır”

-KAFFED, kimlik siyasetinde bir rol üstlenmeli mi? Örneğin “Bütün partilere eşit mesafede durmak” yerine “Tüzüğünde, seçim vb. programlarında Türkiye’nin zenginliği etnik kimlikleri ve anadillerini reddetmeyen partilere eşit mesafede durmak” olarak değerlendirmeyi düşünür müsünüz?

-KAFFED’in kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün ve anadilimizin korunması konusunda açık ve kararlı bir duruşu olmalıdır. Bu konular, siyasi tercihlerden bağımsız olarak ortak değerlerimizi ve geleceğimizi ilgilendiriyor.

Siyasi partileri değerlendirirken Türkiye’nin kültürel zenginliğini tanıyan, farklı kimliklerin varlığını ve anadili haklarını reddetmeyen, demokratik çoğulculuğu benimseyen yaklaşımları dikkate almak gerektiğini düşünüyorum.

Bununla birlikte KAFFED’in herhangi bir siyasi partinin yanında veya karşısında konumlanması yerine, bütün partilerle ilkeleri temelinde ilişki kurabilen bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olması önemlidir. Eşit mesafe, her konuda aynı düşünmek değil; ortak değerlerimizi ve haklarımızı her platformda aynı kararlılıkla savunabilmektir.

-Söylemek istediğiniz başka şeyler var mı?

-KAFFED’in önündeki en önemli görevlerden birinin camiamızdaki birlik ve beraberliği güçlendirmek olduğuna inanıyorum. Farklı görüşlerimiz olabilir; önemli olan, bu farklılıkları ayrışma nedeni değil, ortak aklı geliştiren bir zenginlik olarak görebilmektir.

Anavatan ile diaspora arasındaki ilişkileri daha ileri taşımak, derneklerimiz arasındaki dayanışmayı artırmak, kadınlarımızın ve gençlerimizin kurumsal hayata katılımını güçlendirmek ve kültürel değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmak önceliklerimiz olacaktır.

Genel başkanlığı yalnızca bir makam değil, sorumluluk üstlenme ve insanları ortak hedefler etrafında buluşturma görevi olarak görüyorum. Amacımız geçmişi tartışmak değil, geçmişin birikiminden yararlanarak geleceği birlikte kurmaktır. Kırgınlıkların azaldığı, uzlaşının güçlendiği ve herkesin kendisini KAFFED’in eşit bir parçası olarak gördüğü bir kurumsal yapıyı hep birlikte oluşturabiliriz.



Doğan Eser

Abzeh ve Tsey sülalesinden…

1978 yılında Düzce’de dünyaya geldi. Düzce’nin Aydınpınar -Şaguç- Köyü’nden.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.

20 yıla yakın süredir Düzce’de serbest avukatlık yapıyor.

Düzce Barosu’nda birçok komisyon ve kurulda, yönetim kurullarında bulundu. Baro başkan yardımcılığına ve Barolar Birliği delegeliğine seçildi.

Düzce Adige Kültür Derneği’nin gençlik komisyonlarında, yönetim kurullarında yer aldı. KAFFED delegesi olarak görev yaptı.

Halen KAFFED Yönetim Kurulu üyesi.


‘Daha yenilikçi bir bakış açısıyla sorunlarımıza yeni çözümler geliştirebileceğimize inanıyorum’

-Neden adaysınız?

-Öncelikle belirtmek isterim ki kendiliğimden adaylık için ortaya çıkmadım. Bir kısım yönetim kurulu arkadaşım, farklı derneklerden başkan ve yöneticiler ile beni bu göreve uygun gören bazı arkadaşlarımız aday olmamı önerdiler. Çevremle yaptığım değerlendirmelerin ardından aday olmaya karar verdim.

KAFFED genel başkanlığı elbette çok onurlu bir görev. Ancak ben bu görevi yalnızca bir temsil makamı olarak değil, toplumumuzun ortak iradesini, birikimini ve geleceğe ilişkin beklentilerini taşıma sorumluluğu olarak görüyorum. İyi bir ekiple ve somut projelerle bu sorumluluğu yerine getirebileceğime inandığım için aday oldum.

Ayrıca daha önce de dile getirdiğim gibi, geçmişte görev yapmış başkanlara yeniden dönülmesini doğru bulmuyorum. Bunun, KAFFED’in kendi içinden yeni başkanlar çıkaramadığı yönünde bir algı yaratabileceğini düşünüyorum. KAFFED kendi yönetim kurullarından, derneklerinden ve camiasından yeni yöneticiler yetiştirebilmelidir. Geçmiş yönetimlerin deneyimlerinden yararlanırken yeni kuşakların ve yeni kadroların da önünü açmalıyız. Bu, geçmişi değersizleştirmek değil, kurumsal süreklilikle yenilenmeyi birlikte sağlamaktır.

Diğer yandan daha yenilikçi bir bakış açısıyla sorunlarımıza yeni çözümler geliştirebileceğimize inanıyorum. Yenilikçilikten kastım geleneklerimizden uzaklaşmak değil; sahip olduğumuz potansiyeli ortaya çıkaracak farklı yöntemler ve stratejiler geliştirmektir.

Gençliğin enerjisine, farklı düşüncelere açık olmaya ve demokratik bir çalışma kültürüne önem veriyorum. Farklılıklarımızı bir sorun değil, doğru yönetildiğinde ortak gücümüzü artıran bir zenginlik olarak görüyorum.

Kendi sorunlarımızı çözebilecek insan kaynağına, deneyime ve örgütsel birikime sahibiz. İhtiyacımız olan, bu potansiyeli harekete geçirmek; derneklerimizin ve çalışma gruplarımızın enerjisini ortak hedeflerde buluşturmak ve KAFFED’i toplumumuzun her kesiminin kendini ifade edebildiği, katkı sunabildiği bir kurum haline getirmektir.


“KAFFED’i toplumumuzun her kesiminin kendisini ifade edebildiği, katkı sunabildiği bir kurum haline getirmek istiyoruz”

-Yazılı bir programınız ve zaman planınız var mı?

-Evet, var. Yazılı programımızı yakın zamanda bölüm bölüm açıklamaya başlayacağız. Programımızı paylaştığımızda, hedeflerimizin ve projelerimizin somutluğunu daha ayrıntılı biçimde görme imkânı olacak.

Bizim için program, yalnızca seçim döneminde açıklanan vaatlerden ibaret olmayacak. Hedefleri, sorumluları, çalışma yöntemleri ve takvimi belirlenmiş; sonuçları üye derneklerimiz tarafından izlenebilen bir yol haritası oluşturmak istiyoruz.

Derneklerimizin görüşlerini alan, çalışma gruplarımızı etkinleştiren ve yapılan işleri düzenli olarak değerlendiren bir sistem kurmayı önemsiyoruz. Kafkasya ile ilişkiler konusunda yürütülen çalışmaların daha işlevsel hale gelmesi de hedeflerimiz arasında.

Bunun yanında dil, kültür, gençlik, kadın, hukuk ve insan hakları gibi alanlarda toplumumuzun birikimini harekete geçirmek istiyoruz. KAFFED’in gücünü yalnızca genel merkezin faaliyetleriyle değil, üye derneklerin, gönüllülerin ve farklı alanlardaki uzmanlarımızın sürece ne ölçüde katılabildiğiyle de değerlendirmeliyiz.

Seçim süreci içerisinde tüm derneklerimizi ziyaret etmeye çalışıyoruz. Bu ziyaretler basit bir nezaket ziyareti olarak yorumlanmamalı. Tarafımıza görev verildiği takdirde sürekli olarak yürüteceğimiz istişarelerin bir başlangıcıdır.

-Bugüne kadarki KAFFED yönetimleri ile ortak paydanız ne olacak? Neleri farklı yapacaksınız?

-Öncelikle, anavatanla ilişkileri önemseyen ve bu ilişkileri geliştirmek için çalışan önceki KAFFED yönetimleriyle ortak bir zeminde buluşacağımızı söyleyebilirim. Anavatanla ilişkiler bizim için öncelikli konulardan biridir. Bu ilişkileri geliştirmek ve yeni bağlar kurmak için çaba göstereceğiz.

Aday grubumuzun adının “Köprü” olması da bu anlayışı yansıtıyor. Anavatanla kurduğumuz ilişkileri güçlendirmek, Türkiye diasporasının birikimini bu yönde değerlendirmek ve farklı ülkelerde yaşayan diasporalar arasında daha güçlü bağlar kurulmasına katkıda bulunmak istiyoruz.

Önceki KAFFED yönetimlerinin emeklerini, deneyimlerini ve toplumumuz için yaptıkları çalışmaları önemsiyorum. Her dönemin kendine özgü koşulları ve imkânları vardı. Bizim görevimiz bu birikimi yok saymak değil, ondan yararlanarak daha ileriye taşımaktır. Dilimizin ve kültürümüzün yaşatılması, halkımızın haklarının savunulması ve diaspora örgütlenmesinin güçlendirilmesi temel ortak paydalarımızdır.

Bununla birlikte, KAFFED’in çalışma biçiminde ve kurumsal katılım anlayışında gelişme sağlamamız gerektiğini düşünüyorum. Dernekler yalnızca alınan kararları uygulayan yapılar değil, kararların oluşturulmasına doğrudan katılan paydaşlar olmalıdır. Çalışma gruplarının etkin olduğu, uzmanlıkların değerlendirildiği, görüş ayrılıklarının açıkça konuşulabildiği ve kararların gerekçeleriyle birlikte paylaşıldığı bir yönetim anlayışını geliştirmek istiyoruz.

Anavatanla ilişkileri yalnızca ziyaretler ve resmi temaslarla sınırlı görmüyoruz. Dilimizin, kültürümüzün, eğitimimizin, gençlerimizin ve ekonomik-sosyal bağlarımızın güçlendirilmesini de bu ilişkilerin ayrılmaz parçaları olarak değerlendiriyoruz.

Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak isterim: KAFFED, özü itibariyle Türkiye diasporasının örgütüdür. Birincil sorumluluk alanı, Çerkes halkının Türkiye’deki varlığına ve haklarına ilişkin sorunlardır. Fakat anavatan ile olan bağların korunamadığı bir yapı içerisinde bu sorunlarına çözüm getirebilme ve varlığını diasporada devam ettirebilme imkânı olmayacaktır.

Zira bu meseleler yalnızca Türkiye diasporasının değil; Ürdün ve Suriye’deki diasporaların, Amerika ve Avrupa’da yaşayan soydaşlarımızın da ortak meseleleridir. Dolayısıyla anavatanla kuracağımız köprüler, yalnızca ikili ilişkileri geliştirmekle kalmamalı; küresel diasporamızın hak ve varlık mücadelesine de katkı sağlamalıdır. Türkiye diasporasının insan kaynağı ve örgütsel birikimi, bu yönde önemli bir potansiyel sunmaktadır.

KAFFED’in kendi içindeki farklılıkları yönetebilmesi de büyük önem taşıyor. Federasyonla ilişkileri çeşitli nedenlerle zayıflamış veya dondurulmuş derneklerimizle yeniden diyalog kurmak, karşılıklı güveni geliştirmek ve ortak çalışma zeminlerini araştırmak istiyoruz.

Bunu, herkesten aynı düşüncede olmasını bekleyerek değil; ortak değerlerimizi ve hedeflerimizi esas alarak başarabiliriz. Bizim için birlik, farklılıkların ortadan kaldırılması değil, farklılıklarımızla birlikte ortak geleceğimizi kurabilmektir.


“Dernekler yalnızca alınan kararları uygulayan yapılar değil, kararların oluşturulmasına doğrudan katılan paydaşlar olmalıdır”

-KAFFED, kimlik siyasetinde bir rol üstlenmeli mi? Örneğin “Bütün partilere eşit mesafede durmak” yerine “Tüzüğünde, seçim vb. programlarında Türkiye’nin zenginliği etnik kimlikleri ve anadillerini reddetmeyen partilere eşit mesafede durmak” olarak değerlendirmeyi düşünür müsünüz?

-KAFFED, bir kimlik savunucusu olarak kimlik siyasetinde önemli bir rol üstlenmelidir. Bütün siyasi partilere eşit mesafede durmak, federasyonun yöneticilerinin kişisel siyasi görüşlerinden bağımsız olarak demokratik taleplerimizi savunması ve toplumumuzun siyasette adil temsilini gözetmesi anlamına gelir. Siyasal ilişkiler, yöneticilerin kişisel çıkarları için değil, toplumumuzun yararına kullanılmalıdır.

KAFFED olarak tüm halkların temel hak ve özgürlüklerini, insan haklarını ve demokrasiyi savunuyoruz. Bu ilkeler yalnızca yaşadığımız ülke için değil, anavatan ve dünyanın her yeri için geçerlidir. Anadili hakkımızı ve demokratik taleplerimizi savunan kişi ve kurumlarla daha yakın ilişkiler kurabilir, ortak çalışmalar yürütebiliriz. Bu ilişkilerin düzeyini, taleplerimize ve haklarımıza gösterilen duyarlılık belirlemelidir.

Kimlik meselesini yalnızca kültürel etkinlikler ve geleneklerin yaşatılmasıyla sınırlı görmemeliyiz. Anadili öğrenme ve kullanma hakkı, kimliğin tanınması, kültürel varlığın korunması ve halkların eşit haklara sahip olması da kimlik mücadelesinin temel parçalarıdır.

KAFFED’in herhangi bir siyasi partinin uzantısı haline gelmesini doğru bulmuyorum. Bununla birlikte, bütün partilere eşit mesafede durmak, haklarımız konusunda duyarlı olanlarla duyarsız kalanları hiçbir ayrım gözetmeden aynı biçimde değerlendirmek anlamına gelmemelidir. Temel ölçümüz, siyasi aktörlerin demokratik taleplerimize, anadili hakkına, kültürel haklara, eşit yurttaşlığa ve insan haklarına nasıl yaklaştıkları olmalıdır.


“Temel ölçümüz, siyasi aktörlerin demokratik taleplerimize, anadili hakkına, kültürel haklara, eşit yurttaşlığa ve insan haklarına nasıl yaklaştıkları olmalıdır”

Bu yaklaşımı yalnızca Türkiye ile sınırlamıyoruz. Türkiye’de, anavatanda ve dünyanın başka yerlerinde halkların temel hak ve özgürlüklerini savunmayı, demokratik katılımı, ifade özgürlüğünü ve örgütlenme hakkını önemsiyoruz. Özellikle otoriter uygulamalara karşı yükselen demokratik itirazları, gençlerin ve hakları kısıtlanan kesimlerin taleplerini dikkate değer buluyorum. Demokratik ilkeler yalnızca başkalarından talep edeceğimiz haklar değil, kendi kurumlarımızda da yaşatmamız gereken ilkelerdir.

Bir hukukçu olarak, haklarımızın güçlü biçimde savunulmasının hukuki bilgiye, sağlam belgelere, tutarlı taleplere ve etkili savunuculuğa dayanması gerektiğine inanıyorum. KAFFED’in bu alandaki kapasitesini geliştirmek; gerektiğinde hukuki araştırmalar, politika önerileri ve demokratik haklarımızı görünür kılan çalışmalar üretmek istiyorum.

-Söylemek istediğiniz diğer şeyler?

-Derneklerimizin katkısını artırmak ve farklı alanlardaki insan kaynağımızı harekete geçirmek istiyoruz. Anavatanla ilişkiler, dil ve kültür, gençlik, kadın, hukuk ve insan hakları gibi alanlarda somut hedefler etrafında çalışan bir yapı kurmak önemli.

KAFFED’i yalnızca sorunlara tepki veren değil, kendi gündemini oluşturabilen, çözüm önerileri geliştiren ve toplumumuzun geleceğine ilişkin sözünü etkili biçimde söyleyebilen bir kurum olarak görmek istiyorum. Bunun için derneklerimizin, delegelerimizin, gönüllülerimizin ve toplumumuzun farklı kesimlerinin ortak emeğine ihtiyacımız var.

Amacımız toplumumuzun bütün potansiyelini harekete geçiren bir KAFFED anlayışını birlikte geliştirmektir.

Görev süremiz boyunca gerçekleştirdiğimiz siyaset akademisi gibi başarılı faaliyetleri devam ettirmek ve geliştirmek istiyoruz. Gençler her zaman önceliğimiz olacaktır.

Ayrıca şunu da eklemem gerekir ki artık bazı sorunlarımızı kendi imkânlarımız ile çözmemiz gerekiyor. Anadilinde yayın konusundaki haklı taleplerimiz konusunda ısrarcı olmaya devam etmeliyiz ama diğer yandan artık bu konuda başımızın çaresine bakmamız gerekiyor. Bununla ilgili somut projelerimiz var ve toplum olarak bunun altından kalkabilecek güce sahibiz.



Çağrımızdır!

KAFFED konusunda, 5 Kasım akşamına kadar toparlayabildiğimiz görüşleri Jineps WEB sayfasından vereceğiz.

İsterseniz görüntülü videonuzu çekerek görüşlerinizi iletin, isterseniz kayıt alıp sesli iletin, isterseniz yazarak…

Görüş iletmenize yol açabilmesi açısından aşağıdaki gibi soruları dikkate alabilir, kendi sorunuzu kendiniz oluşturup yanıtlayabilirsiniz.

-KAFFED sizce ne ifade ediyor? / -Bugüne kadar yaptıkları yeterli midir? Neler yapmalı? / -KAFFED siyaset yapmalı mı?

Jineps

Yaşar Güven
Yaşar Güven
1958’de, Düzce Köprübaşı Ömer Efendi Köyü’nde doğdu. 1980 yılında İTÜ Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Üyesi olduğu Gemi Mühendisleri Odası’nın (GMO) 50. yıl ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nin (İKKD) 60. yıl Andaç çalışmalarının editörlüğünü yaptı. Her iki kurumun yönetim kurullarında görev aldı. Kurucusu olduğu firmada iş yaşamı devam ediyor. 2005 yılı aralık ayında yayın hayatına başlayan Jıneps gazetesinin kurulduğu tarihten itibaren yayın kurulu üyesi.

Yazarın Diğer Yazıları

‘İstişare Grubu’: Şogen Ümit Dinçer

İstişare üyeleri ile söyleşileri sürdürüyoruz. Seyfullah Dağıstanlı ve K’areşey Selçuk’la (https://jinepsgazetesi.com/2026/09/istisare-grubu/) eylül, Neğey Cehdi (https://jinepsgazetesi.com/2026/10/istisare-grubu-negey-cehdi/) ile ekim sayılarımızda yaptığımız söyleşilerden sonra bu sayımızda Şogen...

‘İstişare Grubu’: Neğey Cehdi

Yapmak istediğine denk düşen adıyla “İstişare” grubundan Seyfullah Dağıstanlı ve K’areşey Selçuk’la yaptığımız söyleşiyi eylül sayımızda vermiştik. Bu sayımızda Neğey Cehdi ile yaptığımız söyleşiyi yayımlıyoruz. “Bizim...

‘İstişare Grubu’: Seyfullah Dağıstanlı – K’areşey Selçuk

İstanbul’da bir grup oluştu; adını, yapmak istediğine denk düşmesi için “İstişare” olarak belirledi. “Çerkeslerin 21. Yüzyılı”* kitabının yazarlarından Ayhan Kaya’yı duymuş olmalılar… Çerkesler hakkında araştırmaları...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img