Yine bir hak savunucusu infaz edildi

0
7

Budanov’un mahkemede yargılanarak mahkûm olmasını sağlayan ve erken tahliye edilmesine karşı hukuk mücadelesi veren Markelov, insan hakları örgütleri tarafından tam destek görüyordu.

Rus Albay Yuri Budanov tarafından tecavüz edilen ve öldürülen 18 yaşında Çeçen Elza Kungayeva’nın avukatı ve insan hakları uzmanı Stanislov Markelov, Moskova’da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü.
Budanov’un mahkemede yargılanarak mahkûm olmasını sağlayan ve erken tahliye edilmesine karşı hukuk mücadelesi veren Markelov, insan hakları örgütleri tarafından tam destek görüyordu. Markelov, Moskova’da düzenlediği bir basın toplantısının ardından Kremlin sarayına bir kilometre uzaklıkta uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü. Saldırıda Markelov’un yanındaki
gazeteci Anastasia Baburova yaralı olarak kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Moskova başsavcılığının yaptığı açıklamaya göre cinayetle ilgili soruşturma başlatıldı.
18 yaşındaki Kungayeva’nın 2000 yılında öldürülmesi Çeçenya’da şiddetli protestolara yol açmıştı. Ailesi, kızlarının sarhoş Rus askerleri tarafından tecavüz edilerek öldürüldüğünü bildirmiş, Anna Politkovskaya ‘Putin’in Rusyası’ kitabında bu konuya geniş yer vermişti. 2000 yılında tutuklanan, cinayetle suçlanıp 10 yıl hapis cezası alan, tüm tepkilere rağmen erken tahliye edilen Budanov, Çeçenya’daki savaş suçları ile ilgili olarak hapsedilen en yüksek rütbeli Rus askeri oldu.

Rus medyası: Avukata Saldırının Arkasında FSB Var
Uğradığı saldırıda hayatını kaybeden Markelov ve Baburova’nın ölüm haberi Rus basınında geniş yer buldu. Avukat Markelov’un öldürülmeden önce ‘Çeçenya infazcısı’ olarak ünlenen Budanov’un tahliyesini eleştiren bir basın toplantısı düzenlemesi ve ardından öldürülmesi, gözlerin albay Budanov’a çevrilmesine neden oldu. Budanov yaptığı açıklamada, öldürülmenin kendisiyle hiçbir alakası bulunmadığını öne sürdü.
Rus medyası, katil adayları arasında, Budanov’un yanısıra, aşırı Rus faşistlerini de ilk sırada gösteriyor. Gazetelerde, Rusya’da herkesin saldırıya uğradığı, bunun da artık doğal karşılanmaya başladığı, bu gidişin tehlikeli olduğu yolunda yorumlar yer aldı. Bu yorumlardaki ortak kanı da, faşistlerin arkasında Rus iç güvenlik teşkilatı FSB’nin olduğu yolundaydı:

“Kuzey Kafkasya’da polis, devlet memuru, FSB çalışanlarına karşı saldırı düzenleniyor ve öldürülüyor. Moskova’da ise hukuk savunucuları, avukatlar, gazeteciler, Kafkasya kökenli vatandaşlar öldürülüyor. Bir şeyin muhakkak bilinmesi gerekiyor ki, yapılan saldırıların ve öldürülen insanların çok azı hakkında basında haberler çıkabiliyor. Putin, Kuzey Kafkasya’da bağımsızlık
talep eden insanları ‘terörist’ ilan etti ve onlara karşı her türlü tedbiri mübah gösterdi. Devletin artık, Moskova ve Petersburg gibi şehirlerde herkesin gözü önünde yapılan saldırıları kimlerin sipariş ettiğini ve bunun gerçek terör olduğunu da itiraf etmesi gerekecek. Geçen yıl sadece Tacik asıllı 700’den fazla insan Rusya’nın çeşitli bölgelerinde öldürüldü.
Markelov saldırısında da, Slav kökenli olmayan insanlara karşı yapılan saldırıların da arkasında aynı güçler var. Bunlar Rus faşistleridir. Temel soru da şudur: Bu faşistler nasıl ortaya çıktı? Ayrıca Rusya gibi bir yerde FSB koruması olmadan kimse bu kadar teşkilatlanamaz. Bunu düşünmek saflıktır. Rusya gerçeklerini bilen herkes FSB olmadan bunun yapılamayacağını iyi bilmektedir. O zaman FSB koruması altında olan bir yapılanmadan ve onların sürekli saldırılarından bahsetmemiz gerekecek…”

34 yaşındaki Markelov, tüm uğraşılarına rağmen ancak 10 yıl hapis alan ve sonrasında da tahliye edilen Budanov’un peşini bırakmayacağını söylemiş, öldürülmeden önce düzenlediği basın toplantısında da bunu açıkça deklare etmişti. Aynı basın toplantısında, savcılık yetkililerinin de utanmadan yalan söylediklerini ve Budanov’u tahliye eden güçlerin, Çeçenya’da bir halk ayaklanması istediğini özellikle belirtmişti. Budanov’un tahliyesi sonrası Çeçenya’da büyük gösteriler yapılmıştı.
Ölümle sonuçlanan saldırıdan sonra Grozni’de onbinlerce kişi, Markelov’un anısına toplandı. “Spavidlivaya Rossiya” (Adil Rusya) partisinin yerel teşkilatının düzenlediği eylemde Çeçenler, insan hakları avukatının katillerinin adalet önüne çıkarılmasını Rus yetkililerden istedi. Çeçenler, “Rusya’da neden kanun işlemiyor?”, “Markelov’un öldürülmesi Rus mahkemelerinin yüzüne atılan bir tokattır” pankartları taşıdılar.
Protestoya katılan Malika İsrailova, “Devletimizde hayatın hiçbir değeri yok. Bunu kabul edemeyiz. Haklarımız için savaşmalıyız. Moskova’dan gündüz vakti tanınmış bir avukatı öldürebiliyorlarsa, bizim gibi sıradan insanlar ne yapsın?” şeklinde konuştu.Avrupa Birliği dönem başkanı Çek Cumhuriyeti, öldürülenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek Rusya’ya katillerin bulunup yargılanmaları çağrısında bulundu.
Çeçenya’nın Rusçu devlet başkanı Ramzan Kadirov da bugün yaptığı konuşmada, Markelov’a bölgeye yaptığı hizmetler için ölümünden sonra ödül verdiğini söyledi.
Rusya’nın tanınmış insan hakları eylemcilerinden Ludmilla Alexayeva,“Markelov gönüllü bir insan hakları eylemcisi idi. Güçlülere karşı mazlumlar için savaştı”dedi.
Politkovskaya’yı da Savunmuştu

Silahlı saldırıda ölen Markelov, daha önce Kremlin’i sert bir şekilde eleştiren ve yine bir suikaste kurban giden gazeteci Anna Politkovskaya’nın da avukatlığını yapmıştı. Markelov Rus yetkilileri, Politkovskaya’nın Çeçenya’da işlediği suçlar yüzünden daha önce mahkum edilen bir polis tarafından öldürüldüğüne ikna etmeye çabalamıştı.
Markelov 2004 yılı Nisan ayında Moskova’da bindiği metroda, beş kişi tarafından bilincini kaybedene kadar dövülmüş, yanında bulunan Politkovskaya davasıyla ilgili belgeler çalınmıştı. İnsan Hakları Savunucularından Tepki
İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch, Markelov ve gazeteci Baburova’nın öldürülmelerini sert bir dille kınadı.
Açıklamada Markelov’un, Çeçenya’da insan hakları ihlallerine maruz kalan insanların gözünde bir “kahraman” olduğuna dikkat çekildi.

Kremlin’e yönelik eleştirileriyle tanınan Lev Ponomaryov da yaptığı açıklamada, “Rusya’da cesur bir gazeteciye ihtiyacı olanlar önce Politovskaya’yı, cesur bir avukata ihtiyacı olanlarsa önce Markelov’u arardı” diye konuştu. (Reuters – dunyabulteni.com, Ajanslar  sonhaberler.com)
Hatajıko:
Markelov ve Baburova’nın Öldürülmesi Siyasi Cinayettir’
Kabardey – Balkar İnsan Hakları Derneği Başkanı Valeri Hatajıko, tecavüze uğrayıp öldürülen Çeçen kızı Elzı Kungaev’in avukatı Stanislav Markelov ile Novaya Gazeta muhabiri Anastasiya Baburova’nın öldürülmesini politik cinayet olarak nitelendirdi.
Valeri Hatajıko, “Bu cinayet Anna Politkovskaya’nın öldürülmesiyle aynıdır. Markelov ve Baburova’nın öldürülmesi, insan hakları savunucularına karşı işlenmiş bir cinayettir. Amacı da insan hakları savunucularını sindirmektir” dedi.
Hatajıko, “Avukat Stanislav Markelov ile çok iyi tanışıyordum. Konusunu iyi bilen, çok profesyonel, ünlü bir avukattı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde birçok Çeçen’in hakkını savundu. Profesyonelce işini yaparken öldürüldü. O aynı zamanda insan hakları savunucusuydu. Bu sıradan bir öldürme olayı değil, açık bir siyasi bir cinayettir” dedi. (..) (KAFKASEVİ)

Sayı : 2009 02

Yayınlanma Tarihi: 2009-02-01 00:00:00