Çeçen cephesinde ‘Kongre Savaşları’

0
287
A. Kadir Polat

Çeçenler için gündem dışı kalan, varlık-yokluk sorunu haline gelen ‘birlik’ gerçekliği, yapılan kongre ve anti-kongrelerle yeniden dünya gündemine taşındı.
Hatırlanacağı üzere, ikinci Çeçen-Rus savaşı ortalarına kadar birlikte hareket eden Çeçenya’daki silahlı direniş ve diyaspora olan ÇCİ hükümeti, anılan tarihteki direniş lideri Dokka Umarov’un meşru Çeçen Cumhuriyeti İçkerya gerçekliğine sırtını dönerek Kafkasya Emirliği ilan etmesi üzerine ayrışmıştı. Silahlı direniş cephesi aldığı İmarat/Emirlik kararıyla meşruiyeti yeniden tanımladı ve Dudayev döneminde halkoyu alarak yürürlüğe giren ÇCİ anayasası ve hükümetini geçersiz kıldı.
Bu tarihe değin dışişleri bakanı olarak görev yapan Ahmet Zakayev, daha önce ÇCİ’yi temsil eden kendi temsilcileri arasından bir hükümet oluşturdu. Parlamento sözcüsü Saralyapov’un yardımlarıyla temsilcilerini bakan olarak atadı ve kendisi de yeni hükümetin başbakanı oldu. Zakayev’in merhum Dudayev’e sadakatleri ile bilinen ‘merkezi’ kadrolardan önemli isimleri yeni oluşumdan uzak tutması ve Rus yanlısı Çeçenya yönetimiyle barış görüşmelerine başlaması Çeçen camiası içinde sert tartışmalara neden oldu. Musa Taipov, Akhyad İdigov ve Alla Dudayeva ve aynı paralelde düşünen Avrupa’daki Çeçenler ÇCİ anayasasının ihlal edildiği gerekçesiyle, ÇCİ İçra Komitesi adı altında yeni bir oluşuma gittiler. ‘Dünya Çeçen Kongresi’ adıyla Polonya’da icra edilen oluşumda kendisi ile ilgili tüm eleştiri ve suçlamalara kongre aracılığıyla yanıt veren Zakayev, başını çektiği Dünya Çeçen Kongresi ile aslında hem Umarov’un sert suçlamalarına somut yanıtlar üretti ve hem de silahlı direniş cephesinde söz sahibi olabilmenin kapılarını araladı. Polonya’nın Pultusk kentindeki kongrenin çağrı metninde her ne kadar Rusya’nın da bir taraf olarak bu konferansa katılmasının şart olduğunu dile getirdi ise de Rusya katılmadığı gibi rahatsızlığını da yüksek dille ifade etti.
ÇCİ devletinin kuruluş yıl dönümünün de kutlandığı kongreden Dünya basınına düşen sonuç bildirgesindeki metinde özetle aşağıdaki iki önemli başlık öne çıktı:
“1994’ten bu yana süregelen adam kaçırma, suikast, soykırım gibi suçların işlendiği Çeçenya’da Birleşmiş Milletler öncülüğünde uluslararası bir mahkemenin kurulması, Çeçenya’nın istikrara kavuşabilmesi için kurulacak mahkemenin özellikle bağımsız ve adil olması gerektiği.
Kafkasya’da savaşın son bulması için bir an önce Çeçenya sorununu yok sayan ve şiddeti kutsayan anlayışlardan vazgeçilmesi gerektiği.”
Silahlı direniş cephesi ve Kafkasya Emirliği oluşumu lideri Dokka Umarov’un Kasım 2007’de kurduğu Kafkasya Emirliği Şura Meclisi Yüksek İstişare Organı’nı lağvetmesi saha komutanlarından gerekli desteği alamadı; dört saha komutanı artık biat etmeyeceklerini deklare etti. Umarov yerine Vadalov’u atadığına ilişkin kararını birkaç gün içinde geri çekmiş olsa da gün yüzüne çıkan problem Vadalov, Gakayev ve Gaziyev gibi önemli komutanların yeni bir oluşuma gitmesini engelleyemedi. İtaati reddeden ama Kafkasya Emirliği içinde kalmaya devam edeceklerinin özellikle altını çizen komutanlar, Aslanbek Vadalov, Hüseyin Gakayev ve Tarhan Gaziyev “Nohçiyçö Vilayeti Emiri” olarak olarak Hüseyin Gakayev’i seçti.
Zakayev liderliğindeki Dünya Çeçen Kongresi akabinde Ahmet Zakayev’in Hüseyin Gakayev’le uzun süredir görüşmeler yürüttüğü ortaya çıktı. Zakayev durumu doğrular nitelikte Rusya’da yayınlanan Kommersant gazetesine verdiği bir demeçte, Çeçen savaşçıların Emirlik oluşumuyla aralarına mesafe koydukları ve ÇCİ yasal alanına geri dönme niyetinde olduklarını ifade etti, Gakayev’le anlaşıldı ve buna bağlı olarak ÇCİ hükümetinin feshedilerek yeniden seçimler/değişiklikler yapılacağı yolunda karar alındığını açıkladı.
Rusya yanlısı Çeçenya yönetimi ise 12-13 Ekim tarihlerinde dünyadaki tüm Çeçenleri birleştirme iddiası ile kendi eksenindeki Çeçenlerle birlikte başkent Grozni’de adeta bir karşı kongre yaptı. Rusya Yanlısı Çeçen hükümetinin parlamento başkanı Duqvaxa Abdurahmanov’un inisiyatifinde gerçekleşen kongre, dünya Çeçenlerinin birleşmesini tamamlamak gibi bir iddiayı önceledi. Polonya’daki kongreye olan katılım diyasporadaki iki parçalılık nedeni ile öngörülen sayıya ulaşamazken, neredeyse ‘Öz Hakiki Dünya Çeçen Kongresi’ olarak lanse edilen Grozni’deki kukla rejimin yaptığı kongreye katılımın yüksek olması dikkat çekti. Ancak kongre tarihleri olan 12-13 Ekim günlerinde basına kongreye ilişkin Kadirov’un demeçleri dışında önemli bir gelişme ve karara ilişkin haber yansımadı. Bu da gösteriyor ki, Polonya’daki kongre katılım açısından her ne kadar gerekli iltifatı görmemiş olsa da, gerek basına yansıyan sonuçları ve gerekse Zakayev’in tutuklanıp bırakılmasını içeren ‘üçlü krizin’, Rusya, Polonya ve İngiltere arasında bu tutuklamadan kaynaklı ortaya çıkan diplomatik krizin dünya basınındaki etkilerinin yarattığı sonuçları itibariyle, aslında Çeçen sorununun çözümü doğrultusunda atılan oldukça etkili bir adım oldu.
Kafkasya genelinde Rusya’nın her attığı adımda ayaklarına dolaşan, onun çifte standartlı politikalarının sorgulanmasına neden olan Çeçenya’nın işgali problemi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden aleyhine çıkan onlarca mahkumiyet kararı vb sıkıntıları Rusya’yı artık iyice köşeye sıkıştırmış durumda. Bir an önce Çeçenya sorununa ‘makul’ ve ‘meşru’ çözüm bulma arayışları içindeki Rusya devleti, Çeçen sorununu yok sayma politikasından vazgeçerek, sorunun çözümü için Çeçen cephesinden gelebilecek tüm önerilere sıcak bakıyor. Ancak Rusya bu değişim uğrunda mevcut Çeçenya yönetimini ne şekilde tasfiye edebileceğini ya da ‘iş’in içine dahil edebileceğini de adeta bilemez halde. Bunu hisseden ve ‘zevahiri kurtarma’ derdine düşen Kadirov’un alel acele icat ettiği kongre de son derece düşündürücüdür elbette. Kukla rejimin gerek Rusya Federasyonu genelinde Putin’in siyasi cinayetlerine taşeronluk yapıyor olması ve özelde Çeçenya’daki hukuk ve insanlık dışı uygulamaları sonucu suç dosyası oldukça kabarık. Bunu bilen Çeçen diyasporası, Avrupa’daki yeni sürgün Çeçenler ve bizzat bu uygulamalara maruz kalan Çeçenya halkı nezdinde Zakayev’in Kadirov yönetimi ile yaptığı görüşmeler son derece nahoş ve barış açısında sonuç alıcı olamayacağı şeklinde değerlendiriliyor. Demek ki kalıcı barışın sağlanması ya da çözüm üretilmesi enikonu ve her halükarda Çeçen muhalefet önderliği ile Rusya devleti arasında olmak durumundadır; kukla yönetimin kendisi gerçekte sorunun çözümünde bir taraf değil bitaraf edilmesi gereken ve çözümün önündeki belki de en büyük sorunun kendisidir.
Silahlı direniş cephesindeki (en azından) Çeçenya özelinde savaşan önemli komutanların Zakayev liderliğindeki ÇCİ hükümetiyle birlikte hareket etme kararları, Zakayev’li ÇCİ hükümetinin ÇCİ İnsiyatifi ve Emirlikçi Umarov cephesine karşı elini güçlendirmiş görünüyor. Çeçenya’daki mevcut rejime muhalif Çeçenlerle ilgili yeni bir toparlanma hissi yakın bir gelecekte muhtemel yeni çözümleri de beraberinde getirecek gibi. Hatta Zakayev’in basın demeçlerinde Kafkasya Emirliği projesini ütopik bir hareket olarak nitelemesi, ayrıca Abhazya ve G. Osetya yönetim biçimlerine atıfta bulunarak yaptığı değerlendirmelerin Rusya açısından yabana atılır yaklaşımlar olmadığını, mutlaka değerlendirileceğini şimdiden söylemek mümkün.

Sayı : 2010 10

Yayınlanma Tarihi: 2010-10-01 00:00:00