RÜYADAN GERÇEĞE

0
1484
Medyadan;
14 Mart 2011,Pazartesi
Bakan Davutoğlu sözlerine şöyle devam etti.
"Bizim zihnimizde bir resim var. Biz Ortadoğu’da, Balkanlar’da sınırların kalkmasını istiyoruz, anlamsızlaşmasını istiyoruz. Tarihte olduğu gibi bu halkların birarada yaşamasını istiyoruz. İki vizyon çarpışıyor şu anda dünyada. Gerçekten, ta ipekyoluna kadar bütün ekonomik havzayı bütünleştirme o dönemden beri birleşik olan havzayı bütünleştirme çabası içindeki Türkiye’nin vizyonu ve maalesef ikinci vizyon. Bizim entegre olmak istediğimiz bir başka dünyanın kısıtlayıcı vizyonu, Edirne’ye vize duvarı örmek isteyen Avrupa’daki statükocu vizyon."
 
RÜYADAN GERÇEĞE
 
Tarih; 26 Ekim 2011. Yer; Esenboğa Havaalanı, Ankara.
 
Görevliler son hazırlıklar için koşuşturuyorlar.
 
Kırmızı halı uçağın duracağı yere kadar uzatılmış, tertemiz duruyor.
 
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ve beraberindekiler hoş sohbetler ederek misafirlerinin gelişini bekliyorlar.
 
Gökyüzü bulutsuz, masmavi, barış ve huzur tüm dünyaya yayılmış sanki…
 
Uzaktan, barışın simgesi bir ak güvercin gibi uçak beliriyor. Piste yönelip inişe geçiyor.
 
Uçak, motorları sustuğunda kırmızı halının ucundadır.
 
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ve beraberindeki protokol heyeti yerlerini alıyorlar, misafirin inmesini bekliyorlar.
 
Kapı açılıyor, uzun boylu, yakışıklı Abhazya Cumhurbaşkanı Sayın Sergey Bagapş kapıda beliriyor. Adet olduğu üzere, oradan karşılayanlara el sallıyor.
 
Gözlerime inanamıyorum.
 
Bu 1 Nisan şakası mı?
 
“Hayır!” diyor heyetteki görevlilerden birisi. Ve devam ediyor : ”Abhazya Cumhuriyeti’ni, tanıyalı bir ay oldu. 29 Ekim
 
Cumhuriyet Bayramı’nda Sayın Cumhurbaşkanımızın onur konuğudur kendileri.”
 
Saatin zili çalıyor; 09.00
 
Tatlı bir rüyadan uyanıyorum!
 
Kalkıp bir bardak su içip bilgisayarın başına geçiyorum.
 
KAFFED’ in internet sayfasında Abhazya Cumhurbaşkanı Sayın Sergey Bagapş’ın “hemşerileriyle buluşmak üzere” Türkiye’ye geleceği haberini okuyorum.
 
Vay be diyorum; Rüyaya bak, habere bak!
 
14.Mart.2011 tarihinde, medyada, Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun bir beyanatını okumuştum, şöyle diyordu: "Bizim zihnimizde bir resim var. Biz Ortadoğu’da, Balkanlar’da sınırların kalkmasını istiyoruz, anlamsızlaşmasını istiyoruz. Tarihte olduğu gibi bu halkların birarada yaşamasını istiyoruz.”
 
Ne de güzel söylemiş!
 
Ança(Tanrı) yüreğinize güç, sağlık versin.
 
”Sınırlar kalksın” isteminizi ben de en az sizin kadar arzuluyor ve istiyorum.
 
Dedem Abdıt yedi yaşında Sohum’dan bir gemiye bindirilerek Osmanlı topraklarına zorla göç ettirilmiş, Samsun Havza’da yerleştirilmişti. Şimdilerde dedemin memleketi Abhazya özgür. Dört ülke tarafından tanındı. Diplomatik lisanla dünyada dört ülke ile “sınırlar kalktı”. 
 
Sayın Davutoğlu beyanatında: "Türkiye’nin vizyonu ipekyoluna kadar bütün ekonomik havzayı birleştirmektir ancak, diğer yandan Edirne’ye vize duvarı örmek isteyen Avrupa’daki statükocu vizyon var."diyor.
 
Ve de ne yazık ki hala görünmez bir duvar var ve ben Türkiye’den Abhazya Cumhuriyeti’ne gidemiyorum. Abhazya vatandaşları da Türkiye’ye gelemiyorlar.
 
Dünya devletlerinin işine geldiğinde uyduğu, işine gelmediğinde uymadığı “Uluslararası Hukuk Kuralları”na göre Abhazya ile Türkiye arasında, alıntı yaptığımız o güzel sözde belirtilen düstura uymayan, çağı geçmiş görünmez bir ”Demirperde(Duvar)” inşa edilmiş.
 
Evet! Biz Çerkes diasporası olarak görünmez ”duvar”ın kalmasını istiyoruz.
 
Evet! Biz Çerkes diasporası olarak “tarihte olduğu gibi bu halkların birarada yaşamasını istiyoruz.”
 
Evet ! Biz Çerkes diasporası olarak ” sınırların kalkmasını istiyoruz, anlamsızlaşmasını istiyoruz
 
Evet! Biz Çerkes diasporası olarakstatükocu vizyon”‘a hayır diyoruz.
 
Evet! Biz Çerkes diasporası olarak Abhazya ile kucaklaşmak istiyoruz!
 
Evet! Biz Çerkes diasporası olarak;
         Abhazya Cumhuriyeti’nin Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti tarafından bir an önce tanınmasını istiyoruz.
         Abhazya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyet arasında çifte vatandaşlık hakkının tanınmasını istiyoruz.
         Abhazya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hava, kara, iletişim kanallarının açılmasını ve doğrudan ulaşılmasının önündeki tüm engellerin kaldırılmasını istiyoruz.
         Abhazya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kültür ve eğitim anlaşmalarının yapılmasını istiyoruz.
         Abhazya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında her türlü ticari-sanayi anlaşmalarının yapılmasını istiyoruz.
 
Evet! Biz Çerkes diasporası olarak, Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun “sınırların kalkmasını istiyoruz, anlamsızlaşmasını istiyoruz” sözünün her noktasına inanıyor ve aynen paylaşıyoruz.
 
Bu sözünün arkasında duracağına olan inancımızı muhafaza ederek bir kez daha çağrıda bulunuyoruz;
 
Sayın Ahmet Davutoğlu Abhazya Cumhuriyeti’ni tanıyınız.
 

Sayı: 2011 04
Yayınlanma Tarihi: 2011-04-01 00:00:00

Önceki İçerikKAĞNILARIN SESİ*
Sonraki İçerik3 Fidan- 6 Mayıs
Jiy Zafer Süren
1951’de Samsun’da doğdu. Üniversite’yi terk etmiş ve muhasebeci olarak çalışarak emekli olmuştur. Çeşitli dergilerde şiir ve araştırma yazıları yayınlandı. Kafkasya üzerine yayın yapan, As Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. “Çipxe, Kafkas Aile Armaları” (derleme) ve “Tama Bahar Gelmeyecek” (şiir) isimli iki kitabı vardır. Nisan 2008 itibariyle Jıneps gazetesi yazarları arasında yer aldı, Ocak 2011 tarihinden bu yana yayın kurulu üyesidir.