Proto Çerkes Kültürü

0
2093
Kuzey Kafkasya’nın en eski ve ilk yerleşik topluluklarının oluşturdukları kültür, Proto Çerkes kültürüdür. Kökleri MÖ.10.000’li yıllara kadar dayanmaktadır. Bu günkü Adıgelerin o dönemki ataları olan ve yirmiden fazla değişik boydan meydana gelmiş toplulukların sahip oldukları kültür, antik bir uygarlık olarak adlandırılan Kuban kültürüydü. Antik Kuban kültürü kendisinden sonra o coğrafya üzerinde yaşayan tüm Kuzey Kafkasya halklarını etkisi altına almıştı. Kurgan adı verilen mezar höyüklerde kazılar sonucu açığa çıkartılan o döneme ait pek çok araç gerecin, Proto Adıge / Proto Çerkes kültürüne ait olduğu tespit edilmiştir. Bu araçlar, genellikle bronz ve tunçtan, altın ve gümüşten yapılma eserlerdir. Yapıldıkları madenler bakımından çeşitlilik gösteren araçlar, Maykop ve Leningrad Ermirtaj müzelerinde koruma altına alınmıştır.
Tarihinde Kafkasya; doğu topluluklarının Avrupa’ya, Avrupa topluluklarının da doğuya geçişlerini sağlayan bir coğrafyaydı. Kafkasya üzerinden Avrupa’ya dağılan halklar, dağıldıkları zaman Kafkasya’nın antik çağ kültür mirasını da birlikte taşımışlardı. İlk çağ Proto Adıge / Proto Çerkes alt boyları olan Kafkas kavimlerinin Grek mitolojileri ile benzerlikleri olan Nart mitolojileri, bu geçişler sırasında batıya taşınmıştı. Nart mitolojilerindeki kahramanlarla ilgili tüm destan tekstlerinde bu kültürü görmek olasıdır. Kuzey Kafkasyalıların binlerce yıllık geçmişlerinden kaynaklanan Nart destanları, öyküleri, efsaneleri, henüz yazının bulunmadığı söylemsel kültürle ifade edilmeye başlamıştı. Bu zenginliklere sahip mitolojideki öğeler, kültürel derinlik ve boyutluluğuyla günümüze ulaştırılmıştı. Nart destanlarında Çerkes halkının yaşadığı kesitleri ve sonraki süreçlerin izlerini rahatlıkla görebilmekteyiz. Antik çağ Proto Çerkes kültürü içerisinde yaygın olarak pek çok araç ve gerecin yapıldığının ve sosyal hayatta kullanıldığının ipuçlarını Nart destanlarındaki kahramanların görevleri arasında bulmak mümkün. Örneğin; Demirciler Tanrısı Nart Tlepş, Nartların en ulularındandır. Halkın tüm araç ve gereçlerini o yapar, yeni buluşlarıyla halkın yaşamını kolay kılmak Demirciler Tanrısının görevidir. Nart Mitolojisine göre ilk orak ve kerpeteni yapan Tlepş’tir.
İlkçağ Proto Çerkes kültürü kalıntılarının asıl merkezi yeri, Kuzey Kafkasya’da günümüz Adıge Cumhuriyeti başkenti Maykop ve yöresidir. Bu antik kültüre ait; tüm kale, tapınak, mezar tümsekleri ve yeraltı mezarları açılarak içindeki eserler ve duvar resimleri incelenmiştir. Dolmen tipi diğer mezarlarla birlikte, mezar höyüklerde elde edilen ve en belirleyici olan eser; altın ve gümüşten yapılmış kanatlı at görünümündeki kupadır. Bu kupa, Proto Çerkes kültürünün en önemli, en ünlü eseridir. Buradaki kupa, kanatlı bir at olan mitolojik Pegasus’u simgelemektedir. Pegasus, Antik Yunan mitolojisinde büyük deniz yaratığı (Balina) Keto’nun kızlarından Medusa’dır. Medusa’nın kafası Persus tarafından kesilmiştir. Akan kandan bu kanatlı at doğmuştur. Bilindiği gibi mitolojide Medusa, savaşçı Gorgo kız kardeşlerden birisidir ve o bir Amazondur. Amazonlar ise İronya’dan çıkıp Kuzey Kafkasya’ya göçebe topluluklar olarak gelip yerleşen Sirakis, Sarmat, Alan topluluklarından olan ve İronca’baş belası’ anlamına gelen ‘Sarmat’ savaşçı kadınlarıdır. Pek çok araştırmacı Amazonların, tanım olarak ilk çağ Grek kültürüne yansımasını Kuzey Kafkasya coğrafyasından Batıya, Greklere giden tarihi Proto Çerkes kültürünün bir mirası olduğunu dillendirmişlerdir. Nart destanlarında anlatılan ve Kuban kurganlarında açığa çıkartılan altın ve gümüşten yapılmış mitolojideki “Kanatlı at” motifli görünümünde olan bu kupa, ilk çağ Proto Çerkes kültürü ve sanatında boynuzdan yapılan ve içki kabı olarak kullanılan bir kupadır.
İlkçağ Proto Çerkes kültürüne ait bir başka seramik kaptaki resmin Nart mitolojisindeki anlatısal yanı ise şöyledir: Nartların erkek kahramanlarından Wuerzemiko’ya, Demirciler Tanrısı Tlepş demirden bir ok yapar. Okun özelliği; sahibi kimleri öldürmek istiyorsa, isimlerini bir bir sayarak oku havaya atmasıdır. Atılan ok, atıldığı yöne gitmez. İsimleri sayılarak öldürülmek istenilen kişilerin bulunduğu yöne doğru gider. Üç düşmandan ikisi bu okla ölür, üçüncü kişi olan Sosrikua önceden haber alır, kendisini toprağa yatırır. Ok toprağa düşünce tılsımını yitirir. Sosrikua böylece ölümden kurtulur.
Mitolojide bu öyküyü işleyen bir seramik kap, yapılan kazılar sonucu bulunmuştur. Yerleşik uygarlığı yaşayan ilk Çerkes boylarından biri olan Sind, Meot, Zikh kültürünün bir ürünüdür. Sindler, Meotlar, Zikhler antik Yunan halklarının çağdaşıydılar. Kazılarda elde edilen bu seramik kabı inceleyen uzmanlar Nart mitolojilerinden kaynaklanan Sind, Meot, Zikh sanat ve kültürünü anlatan kabın üzerindeki avcının; tuttuğu yayın arkasında ve ters yönde bulunduğunu tespit etmişler. Kuzey Kafkasya’nın ilk yerleşik halklarından olan Sind, Meot, Zikh ve yirmiye yakın diğer Proto Çerkes boylarının ilk çağ antik kültürü olan Nart mitolojilerinin anlatılarına yansımış bu kültürün böylesine bulgularla açıklanması, dünya kültürleri içerisinde ender görülebilen ayrıcalıklı bir özelliktir. Bu özellik Nartlara ait en eski, ilk örneği olan Proto Çerkes kültürünün başat öğesidir.

Sayı: 2012 07
Yayınlanma Tarihi: 2012-07-01 00:00:00