Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Gürcü aydınlar öfkeli

Bir televizyon kanalında Tiflis’te bir hapishanede mahkumlara işkence ve cinsel taciz yapıldığı görüntülerinin yayımlanmasının ardından, Türkiyeli Gürcüler ayağa kalktı. Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili’nin, tüm ceza infaz kurumlarında yeni ve köklü bir reform gerçekleştireceklerini açıklaması da tepkileri dindirmeye yetmedi.

Öte yandan Gürcü Kültür Merkezi’nin konuyu sadece Saakaşvili’nin açıklaması üzerinden görerek, hiçbir protesto ve kınama cümlesi kurmaması da Gürcü aydınları öfkelendirdi.

Saakaşvili yönetimine  olduğu kadar, Kültür Merkezi’ne de tepki gösteren Türkiyeli Gürcüler Platformu  tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Sanki bu işkence ve anti-demokratik uygulamaların sorumlusu Emperyalist ABD yandaşı olan Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili ve onun başında olduğu siyasal iktidarı değilmiş gibi bir paylaşım ciddiyetten uzak olduğu kadar,bu insanlık dışı uygulamalara da göz yummaktır.Tek bir kınama, tek bir protesto yok. İşkence meşrulaştırılıyor ve sanki sadece gardiyanların bireysel tasarrufuymuş gibi bir izlenim yaratmaya çalışılıyor. Maalesef bu yaklaşımı Türkiye’de çokça yaşamadık mı bizler? Yazık bu kurumu Gürcistan Kültür Merkezine dönüştürenlere ve Gürcü Kültür Merkezini “Diasporacılık” anlayışına getirenlere…”

Gürcü aydın Fazlı Kaya da Gürcistan’da hapishanelerdeki işkence ve zulmü sert sözlerle kınayarak “Zulüm, baskı, her türlü insan hakları ihlalleri nereden gelirse gelsin bırakalım Gürcü olmayı bir birey olarak da herkesin kınaması, karşı durması gereken bir insanlık görevidir” dedi.

Rant beklentisi mi?

Kaya, açıklamasında şunları söyledi: “İster dünyanın herhangi bir yerinde, ister Türkiye’de isterse  ata vatanımız Gürcistan’da olsun; bu insanlık dışı, anti demokratik uygulamalara karşı ilk tepki vermesi, kınaması gerekenlerin; Türkiyeli Gürcüler içinde kendine belirli sıfatlar atfeden kişiler ve kurumların olması gerektiğini vurgulamayı dahi abes görüyorum.

Ancak Türkiyeli ‘Gürcü kurumları’, ‘Gürcü aydınları’ içinde maalesef öyle bir sessizlik hüküm sürmektedir ki,”sükut ikrardan gelir” sözünü kullanmaktan, “susmak onaylamaktır” demekten de kendimi alamıyorum.  Ya da daha önceleri ifade etmeye çalıştığım gibi, Gürcü kurumlarının ve Gürcü aydınlarının ‘sözde’ olması mıdır bu  sessizliğin göstergesi?”

Bilgi-iletişim çağı da denilen bu günkü süreçte küresel bir köye dönen dünyada hiç bir gücün  gerçeklerin açığa çıkmasını uzun süre engelleme şansına sahip olmadığını da hatırlatan Kaya şunları ekledi:  “ O zaman nedir bu suskunluğunuz? Yoksa Gürcistan’dan ihale mi almak istiyorsunuz? Kariyeriniz, rant beklentileriniz mi zarar görür?  Ya da sahibinin sesi olarak birilerin konuşmanız için size onay vermesini mi bekliyorsunuz?”

Yazarın Diğer Yazıları

RTÜK, Açık Radyo’nun lisansını iptal etti

“Kâinatın tüm seslerini, renklerini ve titreşimlerini” yasakladınız. Biliniz ki yasağınız ancak kâğıt üzerindedir. Özgürlükleri yaşamın her alanında kısıtlamaya devam ediyorsunuz, basın özgürlüğünü de. Kontrol altında...

Çeçenya ve Putin

İspanyol gazeteci ve insan hakları aktivisti Marta Ter Ferrer’in “Kadirov’un Çeçenya’sı: Kafkasya’daki Putin Rejimi” adlı kitabı yayımlandı. Ferrer’in 8 yıl boyunca Çeçenya’daki insan hakları ihlalleriyle...

3 roman tek kitapta toplandı

Kutarba Hayri Ersoy'un "Sürdüler, Sürgün Oldum", "Sürgün Sessiz Ölür" ve "Çöl Sıcağında Bile Üşürsün Sürgünsen" adlı romanları tek kitap haline getirilerek, Oktay Chkouta çevirisiyle...

Sosyal Medyalarımız

4,890BeğenenlerBeğen
1,353TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img