Sahneden sürgüne

0
376

Çeçen ulusal tiyatrosunun ilk aktrislerinden biri olan Aset İsayev, 5 Eylül 1915’de doğdu. 4 kardeştiler: Aset, Nurset, Yunus ve Yunadi. Babaları öldüğünde çok küçüklerdi. Anneleri, ailesi tarafından başka biriyle evlendirilince yetimhaneye verildiler.

Yetimhane yönetimi, Aset 7. sınıfı bitirdikten sonra onu terzilik eğitimi alması için Grozni’ye gönderdi. 1931’de Magomed Yandarova yönetiminde bir drama grubu kurulduğunu öğrenen Aset, tiyatrocu olmaya karar verdi. Bir Çeçen kızını sahnede düşünmek! O zamanlar bunu yapmak cesaret isterdi. Akrabaları karşı çıktı. Özellikle de abisi ile kızkardeşi… Birkaç kez tehdit bile edildi ama Aset kararlıydı. Drama grubu, dönemin tüm grupları gibi ünlü Çeçen yazar Said Baduev’in eserlerini sahneliyordu. Aset’in sahneye ilk çıkışı senaryosunu Said Baduev’in yazdığı ‘Kızıl Kale’ oyunu ile oldu. Kızıl Kale, 16-17 Mart 1919’da saldırıya uğrayan Alkhan-Yurt’un hikayesini anlatıyordu. Aset’in performansı çok beğenilmişti. İzvestia Gazetesi’nde Aset’in yeteneğini öven bir yazı yayınlandı.

Aset, Said Baduev’in kardeşi Movzhdin’le tanışmış ve evlenmeye karar vermişlerdi.  Baduev ailesi karşı çıktı, tiyatrocu bir gelin istemiyorlardı. Tüm karşı çıkışlara rağmen evlendiler. İki kızları oldu: Tamara ve Raisa…

1934’te Çeçen ve İnguş özerk bölgeleri birleştirildiğinde Çeçen-İnguş yönetimi, tiyatronun gelişmesine yardımcı olmaları için Gürcistan’dan yardım istedi. 20 Çeçen genç, staj için ünlü Shota Rustaveli tiyatrosuna gitti. Gürcistan, yetenekli yönetmen Archil Chkhartishvili’yi eğitim vermesi için Grozni’ye yolladı. Aset tüm oyunlarda sahnedeydi. 1930’ların sonunda genç Çeçen yazar Nurdin Muzaev’in Aset adlı oyununda başrolü oynadı. Mutluydu, sahne ona enerji veriyordu. 1943’te Devlet Onur Ödülü’nü aldı.

Ve sonra 23 Şubat 1944 geldi. Tiyatronun tüm oyuncuları bir gecede bambaşka bir hayata geçtiler. Bu seferki oyunun yazarı Lavrenti Beria’ydı ve her birinin rolü trajedi yüklüydü. Aset, kızları ve kızkardeşi ile Kazakistan’ın Zambul bölgesine sürülmüştü. Kocası Movzhdin’in akibetinden habersizdi. Tiyatrocu gelinden kurtuldukları için Movzhdin’in ailesinin mutlu olduklarını düşündü bir an… Açlık ve soğuk adeta birer işkenceci kesilmişti ve insanları yokediyordu. Aset direndi ve kızlarını eğitti o şartlarda. Daha sonra Şimkent’e ardından Özbekistan’daki bir kente geçti. Anavatanına dönmek istiyordu. Birgün, kocasının ailesiyle birlikte Kazakistan’ın Merke kentinde olduğunu bildiren bir mektup aldı. Mektubu kızlarına gösterdi ve “Artık yetişkinsiniz. Geleneklerimize göre babanızla yaşamanız gerekir.” dedi ve kızlarıyla Merke’ye gitti.

Merke’ye gittiğinde aile toplandı ve evliliğin sonlanmasına karar verildi. Kızları direndi. Çünkü annelerinin yorgun gözlerindeki yumuşacık gülümseme olmaksızın bir hayat düşünemiyorlardı ve anneleriyle yaşamaya karar verdiler. Aset bir kereste fabrikasında işe başladı. Daha sonra konserve fabrikasına geçti. Ayrıldığı kocası Movzhdin’in evinin yakınında bir ev yaptırmaya başladı kazandıklarıyla.

1956 yılında Çeçen yazar Abdul Hamidov’dan bir mektup aldı. Aset’i AlmaAta’ya davet ediyordu. Oraya gitti, kızları inşaatı yarım kalmış evde annelerini bekledi. Aset güzel haberlerle döndü eve. Kafkasya’ya dönmelerine izin verilmişti. Grozni’ye gittiler. Aset kısa bir süre sonra Çeçen-İnguş Drama Tiyatrosu’na katıldı. Aset ve sahne 13 yıllık ayrılıktan sonra buluşmuştu. Sahnede ölmek için doğduğuna inanıyordu Aset. Küçük kızı Raisa tiyatro eğitimi için Leningrad’a gitti.

Sürgün sonrası rol aldığı ilk oyun, Çeçen yazar Halid Oşaev’in eseri ‘Aslanbek Şeripov’ oldu. Asıl yükselişi Harun Batukayev’in yönettiği  ‘Cesur Kikila’ ile oldu. Bu oyunda ayrıldığı kocası Movzhdin ve küçük kızı Raisa ile birlikte sahnedeydi. Dramdan komediye her türlü oyuna ruhunu katıyordu. Hamidov’un ünlü eseri ‘Bozh Ali’ komedisindeki performansı ile zirveye yerleşti.

1971 yılında emekliliğini istedi. Aynı yıl 5 Mart’ta henüz 56 yaşındayken kalp krizi geçirerek hayata veda etti. (mkchr.ru, vesti95.ru)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz