MAHŞERİN DÖRT ATLISI: Sürgün, Soykırım, Vahşet, Ölüm

0
265

I.Bölüm

Birleşmiş Miletler’in verilerine göre dünyada sürgün, soykırım ve ölümle sonuçlanan çok sayıda insanlık suçu bulunmaktadır. Ne yazık ki Çerkeslerin uğramış olduğu soykırım ve sürgün bu kayıtlarda ya yer almamış ya da dünya kamuoyuna yeterince duyurulamamıştır.

Bizlere düşen görev ise; diğer soykırımları öğrenmek, var gücümüzle ve artık birlikte hareket ederek uluslararası kamuoyu oluşturmaktır. Çok geç kalmadan! Bu ilk bölümde sürgün, soykırım ve katliamın tanımını yapacağız.

Bu üç kavram, ne yazık ki birbirinin takipçisi, sonuç ise inanılmaz bir gerçekliktir: Ölüm.

Sürgün (Exile)

Soykırım (Genoside)

Katliam (Massacre)

Sürgün, hâkim bir güç tarafından nispeten zayıf veya silahlı mücadele sonucunda yenilen tarafın kendi rızası (göç) dışında, zor kullanarak yerinden çıkartılması, başka bir yer gönderilmesidir.

Bu tür hareketlerde ciddi bir hazırlık söz konusu değilse, sürülenler içinde yaşlılar, hastalar ve çocukların yol koşullarından etkilenerek ölmesi kaçınılmaz sonuçtur. Eğer ki hâkim unsur, bu kayıpları öngöremez bilinçli bir şekilde tek bir etnisitenin yok olmasına göz yumarsa bu soykırıma dönüşecektir.

Dünyadaki Soykırımlar ve Tarihleri

Birleşmiş Milletler’in verilerinden toplanıp gündeme getirilmeyen soykırımlar ve tarihleri aşağıdaki gibidir.

1. 1492-1514 arası İspanya İmparatorluğu’nun 8 milyon Arawaks yerlisi üzerine uyguladığı soykırım sonucu nüfusları 28 bine indi.

2. Norveç Hükümeti, 1920-1930 yılları arasında çıkardığı yasalarla, Nordik ırkını korumak için göçerleri zorla kısırlaştırdılar. Direnenler, insülin ve elektroşok yöntemleriyle karşılaştı.

3. 1788-1938 yılları arasında Büyük Britanya İmparatorluğu, sömürgeleştirme amacıyla gittiği Avustralya yerlileri, Aborijinleri sistematik olarak kültürel ve nüfusça yok ettiler. 750 bin kişiden 31 bin kişi sağ kaldı.

4. 1891 yılında hammadde ve işgücü sağlamak amacıyla Namibya’da sömürge kurmaya giden Alman İmparatorluğu, yerlilere karşı taarruza geçti. Katliamdan kurtulanlar, işkenceyle öldürüldü. Herero ve Nama halklarından geriye 15 bin kişi kaldı.

5. Hitler Almanyası’nın Yahudiler, Çingeneler, yabancılar, zenciler ve eşcinseller üzerinde uyguladığı sistematik katliam sonucu 21 milyon insan topluca kurşuna dizildi, toplama kamplarında fırınlarda yakıldı, gaz odalarında zehirlendi.

6. Rumların Kıbrıs’ta Türklere uyguladığı soykırım. EOKA terör örgütü ve yandaşlarının 1952 -1963 yılları arasında 160’dan fazla köy yakıldı, 600 Türk, 100’den fazla İngiliz katledildi. 25 bin Türk, evlerini terk etmeye zorlandı.

7. Amerikan Hükümetinin uygulamaları ve savaşlar, hastalıklar neticesinde 25 milyon yerli Amerikalının soykırım nedeniyle nüfuslarının %95’nı kaybetmesiyle sonuçlanacaktır.

8. Mao Tze Dong (Çin, 1966-1969), 11 milyon kişiye kültürel asimilasyon- toplama kamplarında sayısı belli olmayan kayıplar.

9. 19. yüzyılda Ainu halkının, Japon hükümetince asimile edilmesi ve çeşitli uygulamalar sonucu 200 bin olan nüfusları, 25 bine indirilmiştir.

10. Charles DeGaulle Fransasının Cezayir’de, 1954-1962 yılları arasında uyguladığı politikalar sonucu 1 milyon ölü ve kayıp bulunmaktadır.

11. S. Milosevic’in Bosna-Hersek’teki katliamları tarihe 180 bin ölü ve kayıp kaydettirdi.

12. ABD’nin II. Dünya Savaşını bitirmek adına Hiroşima ve Nagazaki’de patlattığı 2 atom bombası sonucunda 135 bin ölü ve on binlerce sakat insan geride bırakıldı.

13. Rus Çarlığı’nın, sıcak denizlere inmek için Kafkasya’da yaptığı zulüm neticesinde milyonlarca kişi katledilmiş, bir o kadarı göç ettirilmiş ve en az 750 bin kişi, göç yollarında hayatlarını yitirmiştir.

14. 23 Şubat 1944 yılında, sayıları onbinleri bulan Çeçen, İnguş ve Karaçay- Balkar halkları vatanlarından sürülmüştür. Binlercesi yolda kötü şartlardan ölmüştür.

15. 1994 yılında Ruanda’da, 100 gün içinde 800 bin Tutsi ve ılımlı Hutu, Hutularca katledilmiştir.

16. 24 Ağustos 1572 tarihinde, Fransa’da Katolikler tarafından Huguenot denilen Protestanlara karşı gerçekleştirilen katliamda 2 gün içinde onbinlerce insan katledildi.

Bunlar, insanlık tarihinin kara lekelerinden sadece bir kaçıdır. Sayıları milyonları bulan kayıplar, insanlığın doymak bilmez hırslarının, kara cehaletinin acımasız sonuçlarıdır.

Lentil Operasyonu (Kafkasya)

(Rusça: Чечевица, Chechevitsa. Çeçence: Aardax, Ardakh)

Sovyet yönetiminin, II. Dünya Savaşı sırasında Almanlara destek verdiği gerekçesiyle Wainakh nüfusunu (Çeçen-İnguş) kitleler halinde Orta Asya’ya gönderme planıdır.

1940-1944 arasında Stalin’den alınan direktifler doğrultusunda Lavrentiy Beria’nın 23 Şubat 1944 yılında uyguladığı bu projeden, 1930 ve 1950 yılları arasında Rus olmayan bir kaç milyon insan etkilendi.

1957 yılında itibarları iade edilene kadar 500 binden fazla Çeçen-İnguş, topraklarından zorla çıkarıldı. Sayıları 10 binler hatta 100 binlerle ifade edilen insan, sürgünün ilk yıllarında kaybedilmiştir.

13 Ekim 1943’te Lentil Operasyonu, 120 bin kişinin sürgün edilmesiyle başladı. 23 Şubat 1944 tarihinde ise, Amerika’nın sağladığı sığır araçlarında 19-20 gün boyunca sürgüne tabi tutuldular. Yarıdan fazlası kadın ve çocuktu.

Avrupa Parlamentosu, 26 Şubat 2004’te A5-0053/2004 no’lu karar ile bu sürgünü, bir soykırım olarak kabul etmiştir.

27 Şubat tarihinde, Lentil Operasyonu sürerken, hareket kabiliyetleri olmadığı gerekçesiyle 704 kişi, Haybah köyünde bir samanlığa kapatıldı ve diri diri yakıldı. Bu “cesur” komutan daha sonra “başarılı hareketi” nedeniyle madalya ile onurlandırılacak olan Gürcü kökenli general Mikheil Gveshiani’den başkası değildi.

Sürgün edilen halkların yaklaşık % 23,5’i, kötü şartlar ve Sovyet askerlerinin acımasız tavırları nedeniyle hayatlarını kaybetti. (Dalkhat Ediyev’e göre, 724.297 Kuzey Kafkasyalı, Orta Asya’ya sürüldü. 96.327’si İnguş olmak üzere 479.478 Çeçen-İnguş, 104.146 Kalmuk, 39.407 Balkar ve 71.869 Karaçay). 200 bin Çeçenin hayatını kaybettiği düşünülmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz