Hüsran yine hüsran mı olacaktı bu aşkın sonu?

0
422

Hali pür melalimizi anlatmaya şarkı sözleri yeter mi bilmem? Seçim sürecinin dolu dizgin yaşandığı; sıcak siyasetin hayatımızı doldurduğu bu günlerde biz Çerkesler de uyumsuz bir orkestranın enstrümanları gibi çatlak sesler çıkarmaya devam ediyoruz.

Yazıyı çok fazla uzatmayacağım. Aylık periyotta çıkan bir gazetenin haber ağırlıklı olması zaten beklenemez. Ama bu kadar çok yazar ve uzun yazının okuru yorduğunu düşündüğüm için en azından bu sayıdan başlayarak yazılarımı kısa tutmaya çalışacağım.

Öncelikli konu, milletvekili aday listelerinde niye çerkes adayların olmadığı. Hadisenin iki ayağı var elbet.

Çuvaldızı kendimize batırarak başlayalım. Milli piyangodan büyük ikramiye bekliyorsanız, önce bilet almanız gerek. Öyle “…mış gibi” yaparak siyasette söz sahibi olamazsınız. Tekkeyi bekleyenler çorbayı içecekse eğer;  biz Çerkesler daha çoook bekleriz.

İktidardan, ana muhalefete ve diğer baba partilere de sözümüz var elbet. Ufak bir iki istisna dışında hiç mi Çerkes aday bulamadınız Allah aşkına. Toplumun bütün katmanlarından adaylar ile mavi boncuk dağıtılırken Çerkeslerin listelerde yer almaması düşündürücü…

Bir de şunu ifade edeyim. “Çerkesler MİT, polis ve askeriyede etkin” gibi bize yakıştırılan bir şehir efsanesi var. Bu deli gömleğinden kaynaklanan bir önyargı, siyaset mekanizmalarında varsa eğer,  “kocaman bir yalan” diye bağırmak istiyorum. Bu deli gömleğini yırtın atın da rahatlayalım arkadaş.

Abdestimizden de namazımızdan da şüphemiz yok. Fakat “kullanışlı ahmaktan alçaklığa” ifadesini rahatlıkla kullanan ve tüm toplumumuz töhmet altında bırakan embesil ideologa(!) tepki vermeyen başta partidaşları ve çerkeslere şaşıyorum yahu. Bunun hesabını sormayacak mıyız yani?

Adayların bölgeleri ile yoğunlaşan tartışmalarda gözden kaçırılan bir hususu vurgulamam lazım. Üçüncü bölge adaylığını açıklayan “tam bağımsız” adaya karşı yapılan saldırıları anlayamıyorum.  O İkinci bölgede kalsa idi eğer; orada da sizin partinizin bir adayı ile yarışmayacak mıydı? Hal böyle iken bir bardak suda fırtına koparanlara, sorum şu: İkinci bölge adayınızın etnik kökeni mi sizi o adayı yok saymaya itiyor.  O adaya ayıp ettiğinizi düşünmüyor musunuz? Bu nasıl siyasi ahlak? Bu nasıl ÇOĞULCU anlayış?

Hem bölgeler adayların tapulu malı mıdır ki birileri kraldan çok kralcı oluyor? Ayrıca siyaseten rakip olanların aynı bölgede birbirlerine rakip olmaları da doğaldır. Güzeldir de. Nerede hareket, orada bereket… Ataleti önler hem.

Bizim şu solcu takımının “emek/sermaye çelişkisi” dışında satacakları başka malı yok mudur acep?  Paramparça hallerinin ve sığ siyaset anlayışları ile hiç öz eleştiri yapmayı düşünmezler mi bunlar. Kerameti kendinden menkul vatandaşların hazımsızlığından kahramanlık hikayesi çıkarmak çok şık olmadı açıkçası.

Çerkeslerin olduğu bir ortamda “çerkes” kelimesinden irrite olan ve “çerkes milliyetçiliği” üreten sosyalist ve sonradan olma “aslan sosyal demokrat” zevata fazla bir şey demeye gerek yok. Bu kafada gidersen(iz), bir 69 yıl daha seçim kazanamazsınız!

Türk Milliyetçiliği şiarı ile yola çıkan parti en azından niyetini açık açık söylüyor. Onları anlayabiliyorum da; Kürt milliyetçiliği üzerinden giderek  nasıl solcu olunuyor,  biri bana izah etsin Allah aşkına! Bu da bize özgü bir sol olsa gerek. Boşuna demedi zaten Şerif Mardin. Bizde sol sağdır; sağ soldur diye… Bir bildiği var elbet.

Uzun lafın kısası önümüzdeki seçimler malumun ilanı olmaktan öteye gitmeyecek. Hem son bir yıldır ne değişti de  bütün dengeler alt üst olacak. Muhalefet ne gibi bir cevvaliyet gösterdi de insanların fikrini çelecek.

Evet, evet! Kedidir o kedi!..

Beni güldürdünüz, Allah da sizi güldürsün!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz