Çerkeslerde Eski Kültürel Şekillenmeler

0
324

Eskiden geleneksel Çerkes kültürü içerisinde, Çerkes insanının kazancını değerlendirip, malını, kârını büyütmek gibi bir tasası olmamıştır. Başlangıçta, bütün amacı ihtiyacını karşılamaktır. Maddi değer yargıları, üretim fazlalığı pek önemli olmamıştı. Topluluk içerisinde ortaklaşa bakış daha önemliydi. Üretim ilişkileri değişikçe, üretim fazlalığı doğdu. Çerkes kültüründe de serveti olanlarla, olmayanlar arasındaki farklılıklar oluştu. Sosyal yapıda değişiklikler gösterdi. Kültürel farklılaşmalar oluştu. Sosyal yapı; Pşı (prens), Vork (soylu), Fekol (köylü), Pşıtlı (köle), ya da köle düzeyinde topraksız köylülerden oluştu. Pşılarla, Vorklarla, Fekollerle, Pşıtlı tabakaları arasında kültürel farklılaşmalar ortaya çıktı. O farklılıklar hayatın her alanında kendini gösterdi. En belirgin olanlardan biri de, köy yerleşim alanları, evler ve yaşanılan yerlerdi. Köyler, evler, yaşanılan yerler belirgin yapı tarzları doğurmuştu.
Eski Çerkes boylarında köyler, genellikle bir derenin yakınında ya da akarsu kaynağına yakın bir dağın ormanlık alanında kurulurdu. Pek çok saldırı ve istilâlara uğrayan Çerkes atalarının ilk boyları, kendi güvenlik ve savunmalarını sağlamak için buralara yerleşmişlerdi. Korunma, savunma amacıyla kurulmuş yerleşim birimleri olan Çerkes köylerinde, nüfus yoğunluğu çoğunlukla akraba ve kan bağına dayanan bir veya birkaç sülaleden meydana gelmekteydi. İlk Çerkes köy evlerinin çok farklı bir yapı kültürü ve tarzı vardı. Köyler, derenin kıyısındaydı. Geniş ormanlık alanlara sahip tarlalar, çitlerle çevriliydi. İlk Çerkes köy kültürü içerisinde, bina, ev yeri seçimi önemli yer tutuyordu. Köyler, evler kurulurken; yer, arazi, toprak yapısı, genellikle de kendilerini savunabilecekleri alanlara göre tespit edilirdi. Evler, köyler bu arazi üzerine kurulurdu. Nemli, ıslak alanlara evler, köyler inşa edilmezdi. Genel olarak eski Çerkes köyleri çiftlikler biçiminde kurulmuştur. Köy evleri ahşaptan da yapılmıştır. Böyle evlerin damları sazlarla örtülmüştür. Herhangi bir saldırıya karşı birer koruma önlemi olarak, her evde birer gizli çıkış yeri vardı.
Pşı ve Vorkler geniş evlerde yaşarlardı. Fekoller, Pşıtlılar bu evlerin çevresine yerleşir, tarım ve hayvan yetiştiriciliği işleri, bağ-bahçe işleriyle Pşı ve Vorklerin yananında çalışırlardı.
Meşbaş’e İshak eski köy evlerine yönelik: “İç tarafı görmeyecek kadar yüksek duvarlarla çevrili (…) yamaçta duran eve yönlendiklerinde (…) avlusu genişti, ambar otluğu da vardı. Kış boyunca yakacakları odun kırılmış, otluk ile ambar asında yerleştirilmiş, ıslanmaması için üzeri örtülmüştü. Konuk odası ne alabildiğine gösterişli döşenmiş, ne de çok basitti. Tavanı tahta, ocaklar tertemizdi.”(1)
Yine eski Çerkes köy evlerinin yapı tarzı, çoğunlukla: “Duvarlar sade yontulmuş dallardandır. Düz ve meyilli olan kulübelerin çatısı yukarıda, giriş kapısı üstünde (…) arka duvarda bir köşede bir kirişle tutturulmuştur. İç tarafı oturma odasıdır, (…) dip tarafı günlük kullanım içindir. Üstten zincirle tencerenin sarktığı ocak tam ortadadır. (…) Bir köşede bileği taşı, sepetler, tekneler, bazı tarım aletleri, süt kâseleri, boynuz yahut tahtadan taslar ve kaşıklar, geniş kaplar (bulunmaktadır T.S), at koşumları, eğerler, silahlar duvarda asılıdır.”(2)
Eski Çerkes kıyafetlerindeki kültürel şekillenmeler de farklılıklar taşıyordu. Eski Çerkes insanında giyim-kuşam; pantolon, deri çizme, gümüş işlemeli kemer, fişeklik, kama, kalpak ve yamçıdan oluşmaktaydı. Günümüz Çerkes insanı, özellikle thamadeler, hala bir düğünde, önemli bir toplantı olduğunda, eski giyim tarzlarına uygun, geleneksel kıyafetler giyerler. Gençler ise toplantı ya da benzer törenlerde eski Çerkes giysilerini kullanırlar.
Çerkes kadınları için de giyim aynıdır. Çerkes, “Genç kızlarının ve kadınlarının başlarındaki sırmalı taç ve kurakları”(3), düğün törenlerindeki Çerkes geleneksel kıyafetleri kültürel bir bütünlük taşır. Gerek erkeklerde gerekse kadınlarda farklı durumlar dışında günlük giysiler kullanılmaktadır. Ancak köy ve kırda kadın giyimi değişiklik gösterir.
Eski Çerkes giyimleri bugün için farklılıklar gösterse de asıl özsel varlığını korumaktadır: “Çerkeslerin giysileri tek tiptir. Fakir ve zenginleri birbirlerinden ayırt edilemez. Kardeşlik iddiasında bulundukları için, birisine ne gerekirse, rahatlıkla ötekinden ister.”(4) Bu durum Çerkes kültürü içerisinde yetişmiş insanın, eşitlikçi düşünce biçiminin yansımasıdır.
Evliya Çelebi de 1666’larda Kuzey Kafkasya’yı gezerken Çerkes giysilerini şu şekilde tanımlamıştır: “Çerkesler siyah kalpak, siyah aba giyerler. Bellerine kemer bağlarlar. Ayakkabılarının üstleri dikişli, altları bütündür. Başka ülkelerde bulunmaz.”(5)

1- Meşbaş’e, İshak. Bızeyiko Savaşı, Çev. Yenemiko Atalay Mevlüt, Ardıç Yay. Sayfa 243, İstanbul
2- Ersoy, Hayri – Kamacı, Aysun. Çerkes Tarihi, Tümzamanlar Yayıncılık, 1993, İstanbul.
3- Konuk, Kandemir. Yeni Kafkasya Gazetesi, 26. sayı, Ankara
4- Berzeg, Nihat. Gerçek Tarihi ve Politik Nedenleriyle Çerkes Sürgünü, Takav Mat. Ankara
5- Güneş, M. – Bağ, Y. Evliya Çelebi’nin ve Haşim Efendi’nin Çerkesistan Notları, İstanbul

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz