Bağımsızlık Demokrasi Özgürlük Eşitlik Birlik

Oubykh Mektupları Mayıs 2017

El alında…
Karanlık bir yerde, güneş ışığından korunarak daha uzağı görebilmek için el perde olmuş alna…
Meşe fıçı içinde beklemiş, beklemese içilmez…
Bir kan damlası girse fıçıya, erir meşe…
Girmediği için fıçıya, beklediği için senelerce, bir masada paylaşılır olmuş…
Gitmiş yavaş yavaş, soğuğu kesmiş…
Sevginin kökünü bulan kaç CAN varmış…
Kökünü bulduğu için, her mevsim kök çiçek açtığı için biliyormuş, hiç eksilmeyecek…
Kırmızı açarmış bir mevsim…
Turuncu olurmuş, sarı olurmuş…
Toprak, yağmur yedikçe renk değişir olmuş…

Epey geriden…
Tahkikat zamanı…
Ortaköy’ün denize en yakın yeri…
CAN dile geldi, önce sordu sonra anlattı…
Anlatırken bir esti, pir esti…
Öyle bir esinti oldu ki, rüzgar zayıf kaldı…
Nefes can aldı, kökü onda olan sevgi esti durdu…
Yatmıştım yatak döşek, meğer nefesin gücündenmiş…
Bir daha anladım, kök çıkınca ortaya, bir bağ bir yerde bir bağ bir başka yerde, toparlanan bir sevgi bağı…
Eksilmeden artan, paylaştıkça çoğalan…
Yine esti bir nefes, gücüyle
Bir tek kök kaldı geriye, silip süpürdü ortalığı…
Kimi çok, kimi az…
Nihayetinde herkese bir dokundu, bin nefes gücünde…
Geç saatte, güneşin olmadığı bir vakit bir ateş yandı…
Üç ayaklı sofrada, bir kalemle çizilmiş gibi üç alev sardı ortalığı…
Bir yudumu kaynatmayan alev, iç ısıtıyor…
Nefes, ateşe yetmiyor…
Kök saklandığı yerden çıktı, bir damla kan saklandı kök ile birlikte…
Üç defa söylendi, bir defa yazıldı…
Ne beklenmiş, üç vakte kadar olur denmiş…
Üç vakit, bir vakte sığmış…
Olur olmaz olmuş…

Yazarın Diğer Yazıları

Oubykh Mektupları – Mayıs 2026

Son seyahat… Arabaya biner binmez soruyorum, nerelisin… Türkçe sorduğum için biraz şaşırıyor önce ama sonra hemen Azerbaycan diyor… Neresinden dediğimde, Lenkeran diyor… Portakalı güzel, çayı ‘lap yaxsı’ diyorum… Gülümsüyor,...

Oubykh Mektupları Nisan 2026

Biletler geldi… Yine tekerlek üstü... Beşinci ve altıncı koltuk... Teker üstü olduğu yetmezmiş gibi sol tarafta koltuklar, karşıdan gelen araçların farları gözleri rahatsız edecek… Biletler sessizce alındı, birkaç...

Oubykh Mektupları Şubat 2026

1984 senesi, Kırklareli… Bir pazar sabahı, manyetolu telefonla konuşan babamın sesine uyandım… Babamın “Yaşadık, yaşadım” sesi kulaklarımda… Uyanıp ne olduğunu sorduğumuzda “Ali’yi buldum” dedi… “Kim” diye sorduğumuzda, Ankara’dan,...

Sosyal Medyalarımız

9,251BeğenenlerBeğen
2,745TakipçilerTakip Et
4,012TakipçilerTakip Et
677AboneAbone Ol

Son Yazılar

- Advertisement -spot_img